Aslında düşüncelerimiz, duygularımız, ağzımızdan çıkan sözcükler hayatımızı o kadar etkiliyor ki. Bir düşüncenin ya da sözün kişide ne kadar büyük inanç kalıpları oluşturabileceğini, bu kalıpların ise hayatımızın gidişatına ne kadar fazla etki ettiğini daha iyi anlayabileceğiniz bir kitap. Hayatınızdaki her olayın, çevrenizdeki her kişinin, iyi ya da kötü yaşadığınız her deneyimin aslında sizin zihninizin bir ürünü olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte duygu ve düşüncelerinizle yarattığınız frekans alanının ne kadar büyük ve etkileyici olduğunu görebilirsiniz.
İçinde kısacık hikayeleri olan ama insana birçok şeyi sorgulatan bir kitap. İnsanın kibrini, yargılayıcılığını, hırsını, doyumsuzluğunu suratına çarpıyor.
Kitap aslında hayatımızda uygulamamız gereken çok basit ama icraate koyulması zor şeylerden bahsediyor. Örneğin başarılı olmak için ne yapmalıyız? Bir hedef belirlemeli, neyi yapıp neyi yapmamamız gerektiğini tespit etmeli ve bunların sonucunda bir plan ya da yol haritası oluşturup o planı düzenli ve disiplinli bir şekilde uygulamak. Anlatması çok kolay, uygulamaya koyulması zor olsa da uygulandığında hayatta çok şey değiştirebilecek küçük adımlar... Bununla birlikte kitapta öğrenmeyi öğrenmek, bilgiyi beyne almak, edindiğimiz bilgiyi hatırlamak, okuma hızı ve anlama düzeyi gibi farklı ve önemli konu başlıkları mevcut. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kitap bir insanın okuyabileceği en güzel bilim kurgu romanlarından biri bence. Birbirinden çok farklı karakterlerin hayatlarının zaman içerisinde kesişmesi çok kusursuzca kurgulanmış. Kitabın kurgusunun okuyucuyu kendine çekmesi ve olayların akıp gitmesi bir yana özellikle olasılık ve fizikle ilgilenen kişiler için okuması daha da keyifli olan bir kitap. Bu kitap bana şu farkındalığa ulaşmamı sağladı: Aslında şans diye bir şey yoktur. Her şeyin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bellidir. Sadece biz bu gerçekleşme olasılıklarını hesap edemediğimiz için o durumun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilemiyoruz ve bu belirsizliğe şans adını veriyoruz. Örneğin paranın yazı ve tura gelmesi bile şans değil; paranın konumu, atılış hızı, yapıldığı malzeme, ortam şartları göz önünde bulundurulsa yazı mı tura mı geleceği hesaplanabilir ama bunu yapamadığımız için yazı ya da tura gelmesini "şans" olarak adlandırıp işin içinden sıyrılıyoruz. Bu kitap bana tam anlamıyla şunu hatırlattı: Her şeyin bir sebebi var ve hiçbir şey tesadüf değil.
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,3bin okunma