Yıllar önce Kazakistan’da bir uyku salgını olmuş.
Hastalığa yakalananlar, bir anda gözlerini kırpıştırıp
titremeye başlıyor, sonra da günler sürecek bir
uykunun kucağına düşüyorlarmış. Uyandıklarında, o
uykulu dönemi hiç hatırlamıyorlarmış. Çok müthiş değil
mi? Kasabadaki kedileri bile etkilemiş hastalık. Gerçi
sonradan bu uykuların sebebinin civardaki uranyum
madeni olduğu anlaşılmış. Havaların iyiden iyiye
soğumaya başladığı şu günlerde, bunun uranyumsuz
versiyonunu yaşasak, güzeeel bir kış uykusuna yatsak,
hepimize çok iyi gelmez mi Osman?
Sana bir daha yazmayacağıma söz vermiştim ancak
vaziyet gördüğün gibi Osman. Kendimi bildim bileli her
gece kendime çeşit çeşit konularda, çeşit çeşit sözler
veriyorum. Sabah kalktığımda bunların onda birini
gerçekleştirebilirsem şükrediyorum. Bence kim
olduğumuzu tuttuğumuz değil, tutamadığımız sözler
belirliyor, artık bununla savaşmıyorum. Deriiiin derin
nefes alırken kendime şefkat duyuyor ve her şeyi
bağışlayıp sevgiyle kucaklıyorum diyemeyeceğim, ne
kadar uğraşırsam uğraşayım kendimle o şekilde
muhatap olamıyorum. Ama galiba artık hiçbir şeyi
eskisi gibi takmıyorum. Sonuçta tövbemi bozup yeniden
yazıyor muyum, yazıyorum.
Altay dillerinde cehennemi ifade eden bir kelime
yokmuş biliyor muydun? Bu nedenle cehennem
kavramı kısa süre öncesine kadar bu halklarda hiç var
olmamış. Buradan, yokluğunla cehennem arasında bir
bağ kurmayacağım elbette, insan gibi bilgi veriyorum.
Okumak, yeni şeyler öğrenmek her zaman en iyi baş
etme yöntemim oldu. Birlik ve beraberliğe en çok
ihtiyaç duyduğum bu günlerde de yine kitaplara
sığmıyorum. Hem böylece sana anlatacak bir sürü şey
biriktiriyorum, sayfaların arasında bekliyorum Osman.
Son bir ayda düşünmek için hayli zamanım oldu.
Kafam minibüse döndü, ayakta yolcu bile alıyorum.
Kendimi bu şekilde sürmeye devam edersem kaza
yapmaktan endişe ediyorum. Ağzımdan yel alsın
Üstelik bu dönemde Venüs geriliyor, Merkür takla atıyor, Satürn de hulahop çeviriyormuş. Açılarına bir şeyler olmuş. O onun evine girmiş, öteki berikine transit geçmiş, bir şeyler bir şeyler... Yukarıda neler oluyor hiç anlamıyorum. Bu gezegenlerin ne bok yediği belli değil
Osman, kozmik tuzaklara düşmeyelim, ben barışmak istiyorum.