Aleksi Zorba yaşam döngüsünün tekrar ettiği 60’lı yaşlarının başında, Nietzschevari bir şekilde şunları söyler, “ İster Bulgar olsun, ister Rum, isterse Türk. Hepsi bir benim için. Şimdi iyi mi kötü mü yalnız ona bakıyorum. Ve ekmek çarpsın ki, ihtiyarladıkça buna da bakmamaya başladım. Ulan ister iyi ister kötü olsun be. Hepsine acıyorum işte.” Zorba’nın bilgeliği insan tanıma deneyiminden kaynaklanır. Ahlak konusunda verdiği kararlar evrensel insani değerlere uygundur. Sosyal gelişimi, ahlaksal akıl yürütme kapasitesini geliştirmiş ve evrensel bir değer olan ‘merhamet’ ile tüm yargılamalarını yapıp davranır.