"Artık 'Hayatımı nasıl bir düzene koymalıyım?' yahut, 'Bu işler benim işim mi, değil mi?' diye düşünemezdi. Hayatının iç ve dış şeklini bundan sonra tesadüfler, icaplar tanzim edecekti. Belki bundan evvel de böyleydi; fakat o içinde, 'İstediğim gün hayatımı değiştirebilirim!' diye bir kanaat beslemiş ve bu ona cesaret ve emniyet vermişti.
Şimdi bu emniyetin birdenbire uçup gittiğini, önünde, ne olacağını bilmediği günlerin, bir uçurum gibi uzanıp esnediğini görüyor, teslimiyetle başını eğiyordu.