nevi şahsına münhasır birisi işte

nevi şahsına münhasır birisi işte
Hasbiyallahu lâ ilâhe illâ hû aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azîm (Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O, yüce Arş'ın Sahibidir.) x.com/dr_hayalperest_
Karşımızdaki insanda değersizlik duyguları uyandırmak, psikolojik şiddettir. Erkekler bu tarzda hareket etmeyi gayet normal kabul ederler, ama eşlerine psikolojik şiddet uyguladıklarının farkında değillerdir. Onlar, "Eğer bu kadar da bağırmazsak, evde hiç sözümüz geçmez!" diye düşünür ve evlilikte "Kontrol bende!" diyebilmek için sözlü şiddete daha fazla başvururlar.
Sayfa 199
Psikoloji
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ses tonunun yükselmesi, azarlama ve bağırmayla gerçekleşen "sözlü şiddet"in dışında, erkek veya kadının birbirlerine sevgi göstermemesi de karşı tarafı duygusal olarak örseler. Duygusa şiddete maruz kalan insan, kendini değersiz ve yetersiz hisseder. Bu şiddet şekli, eleştirinin çok olduğu evliliklerde oluşur ve karşı tarafta suçluluk duyguları meydana getirir. Böyle kimseler, kendilerini hep suç isliyormuş gibi hissederler.
Sayfa 198
Psikoloji
Cocuğun ana babasından aldığı psikolojik yaralanmalar zamanla kabuk bağlar, fakat bu yaralar evlilik esnasında yeniden kaşınır ve sorun tekrar ortaya çıkar. Onun için insan, sürekli değişim ve yenilenme talebi içinde olmalıdır. Böyle yapılırsa, kişi yeni sorunlarla karşılaştığında çocukken öğrendiği zihni șartlanmaları ve düşünce kalıplarını sorgulayıp değiştirir. Bu değişime hazır olmayanlar evliliklerini yürütemezler. Kendini yenileme arzusu taşıyan kişiler, evlilik için iyi aday veya iyi eşlerdir. Şiddeti "duyguların ifade yöntemi" olarak öğrenen insan, bu zihinsel șartlanmayı mutlaka değiştirmelidir.
Sayfa 198
Psikoloji
Şiddet, insandaki iki temel duygudan birinin kapsamına girer ki, bu duygulardan bir tanesi cinsellik, diğeri saldırganlıktır. Saldırganlık, kişinin kendisini tehlikelerden koruması için verilmiş bir duygudur. Tehlikeyi uzaklaştırma hissi, aslında insanın kendini tehdit altında hissetme duygusuyla beraber yaşanır. İnsan kendini sözlü olarak ifade edemiyorsa, o zaman ortaya şiddet çıkar. Kadın, duygu ve düşüncelerini sözle ifade etmeye daha yatkındır. Bir sorun yaşadığında hislerini kolayca anlatabilir. Fakat erkeğin bu konudaki eğilimi, çok gelişkin değildir, Böyle olunca da, erkek öfke birikimini siddet şeklinde ifade etme yoluna başvurur. Erkekte saldıganlık, temel dürtüsel eğilimlerdendir. Fakat onun bunu eşine ya da evdeki sair unsurlara yöneltmesi yanlıştır. Şiddet, duygularını daha çok sözlü olarak ifade etme becerisi olmayan, aklıyla sonuç alamayan insanların uyguladığı bir yöntemdir. "Akıl" silahını kullanan bir insanın şiddete yönelmesine gerek yoktur. Şiddete yönelmekte olan kişinin, ilkel dürtülerin kontrol edememesi söz konusudur.
Sayfa 196
Psikoloji
20 yıllık bu kitaptaki görüşler güncelliğini koruyor...
Bizim geleneksel yapımız, kadını, evdeki rolü bitiği zaman komşusuyla dedikodu yapmaya yönlendirir. Toplumdaki bu olgu değişmeli, kadınlar örgütlenerek bulunduğu mahalleye, oturduğu apartmana ve sahip olduğu aileye neler katabileceği konusunda kafa yormalıdır. Kadınlar, oturdukları apartmandaki karı koca kavgalarının çözümüne bile yardımcı olabilirler. Onların sosyal hayata katılmasında pek çok fayda vardır. Kadınlar, şefkat duygularını kullanabilecekleri faaliyetlerin her çeşidine yönelmelidirler. Kadının kendisini özgür ve güvende hissetmesinin tek yolu, herhangi bir işte ücretli çalışması değildir.
Sayfa 191
Psikoloji