Şiddet, insandaki iki temel duygudan birinin kapsamına girer ki, bu duygulardan bir tanesi cinsellik, diğeri saldırganlıktır. Saldırganlık, kişinin kendisini tehlikelerden koruması için verilmiş bir duygudur. Tehlikeyi uzaklaştırma hissi, aslında insanın kendini tehdit altında hissetme duygusuyla beraber yaşanır. İnsan kendini sözlü olarak ifade edemiyorsa, o zaman ortaya şiddet çıkar. Kadın, duygu ve düşüncelerini sözle ifade etmeye daha yatkındır. Bir sorun yaşadığında hislerini kolayca anlatabilir. Fakat erkeğin bu konudaki eğilimi, çok gelişkin değildir, Böyle olunca da, erkek öfke birikimini siddet şeklinde ifade etme yoluna başvurur.
Erkekte saldıganlık, temel dürtüsel eğilimlerdendir. Fakat onun bunu eşine ya da evdeki sair unsurlara yöneltmesi yanlıştır. Şiddet, duygularını daha çok sözlü olarak ifade etme becerisi olmayan, aklıyla sonuç alamayan insanların uyguladığı bir yöntemdir. "Akıl" silahını kullanan bir insanın şiddete yönelmesine gerek yoktur. Şiddete yönelmekte olan kişinin, ilkel dürtülerin kontrol edememesi söz konusudur.