İslam uygarlığının ürettiği en önemli kitaplardan biri. güneş ışınları, dönenceler, dünyanın dönmesi gibi isabetli tespitlerinin yanında astronomik, kimyasal, biyolojik çözümlemeler peşinde koşan, doğayı deneyimleyen karakteri ile okuyucuyu avcunun içine alan, ardından tüm bunları ilahi olana bağlayıp onun özünü keşfe çıkan bir felsefi hikaye.Ülkemizde popülerlik seviyesi çok düşük zamanın çok ötesinde bir kitap.Sadece akıl yürüterek yaratıcıyı bulma yolculuğu 800 yıl önce bunu yazmak gerçekten büyük iş.İslam felsefe tarihine alegorik anlatı üzerine yazılmış aynı adı taşıyan iki ayrı güzide çalışma.İlk kitapta ibn-i Sina’nın Aristoteles’ci tarzı ile babası Yakzan’ın izinde gerçeği arayan Hay’ın bilgelik üzerine anlatılarını içerir. İbn-i Sina alegorileri, temel islam figürlerini bozmaz onlara sadık kalır.Filozof, gayesi gerçek bilgiye ve tanrıya ulaşmak adına Aristoteles tarzını islam anlayışına monte etmiştir.İbn-i tufeyl ise bu konuda gerçekten bir numaradır.Yazısında geniş bir ütopyası vardır. Thomas more ünlü eseri ütopya'yı bu çalışmadan esinlendiğini söylemiştir.Eserde en can alıcı nokta İbn-i Tufeyl’in diğer bir endülüs'lü düşünür olan ibn-i saiğ(ibn-i bace) ve hüccet-ül islam gazali hakkında verdiği müthiş bilgilerdir.Yine kitapta dünyada kan dolaşım sistemini ilk bulan ve yazan ibn-i nefis'te anlatılmış.Bu yüzden esere sadece alegorik bir çalışma olarak bakmamak lazım.Tam bir geniş perspektifle okuyanı içine hapseder...