Amerika

Kayıp

Franz Kafka
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·272 syf.··
2021 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2021 14:08
Kayıp (Amerika) Kafka’nın yarım kalmış romanlarından biri. Sürgünü (hem ülke hem aileden), yalnızlığı, edilginliği, suçlanmayı ve kendini savunamamayı anlatmak için mekân olarak neden hiç gitmediği bir ülke olan Amerika’yı seçmiştir yazar? Önce ona sahip çıkıp yardım eden herkesin eninde sonunda onu suçladığını, aslında ailesi dahil kimsenin ona gerçek bir sevgi sunmadığını gördüğümüz Karl, başına ne gelirse gelsin içinde bulunduğu şartlara bir şekilde ayak uydurmasını bilir. Aslında Kafka’nın kahramanları içinde en aydınlık iç dünyası olan sanırım o. Suçlamalar karşısında ya kendini savunmaz, ya da buna fırsat bulamaz. Ama sadece kendisi için geçerlidir bu. Mesela gemide henüz yeni tanıdığı Ateşçi’yi savunurken oldukça cesurdur. Hatta çok az tanımasına rağmen ona kefil olacak kadar da sadıktır. "Evet, dünyada hâlâ sadakat diye bir şey var." Ailesinin yanından (hizmetçi kızı hamile bıraktığı için) uzaklaştırılan, adeta kovulan Karl, bu çirkin olay yüzünden suçluluk duyar. Ailesine kızmaz, onların fotoğrafını çaldırdığında çok üzülür ve ilk başkaldırısı o zaman gerçekleşir. Başına be geldiyse iyi niyetinden ve saflığından gelen Karl biraz da Kafka’yı temsil etmektedir kanımca. Kafka’nın kahramanlarının ellerinde olmadan gelişen, onların sadece yüzleşmek zorunda kaldıkları olaylar aslında modern insanın yaşamak zorunda kaldıklarına dair güçlü eğretilemelerdir. Aile, arkadaşlık, dostluk gibi kavramların içinin boşaltıldığı; güven ve sevginin çıkar ilişkilerine yerini bıraktığı modern dünyanın insanda yarattığı nevrozları onun kahramanları kadar iyi yansıtan yoktur. Üstelik Amerika, onun yarım bıraktığı (belki de tamamlamaya değer bulmadığı) en kafkaeks olmayan eseri... Hiç gitmediği, muhtemelen sadece gazetelerden ve çevresindeki kişilerin anlatımından öğrendiği
KayıpFranz Kafka · Cem Yayınevi · 20123,490 okunma
Karl Rossman Gurbet Ellerde
8/10
·324 syf.··
2022 103. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2022 09:40
16 yaşında hizmetçi kızı hamile bıraktığı için Prag'dan Amerika'ya gönderilen Karl Rossmann, senatör ve iş adamı dayısının himayesinde güzel günler geçirmeye başlar. Ancak bu hep böyle devam etmeyecek ve aksilikler peş peşe gelmeye başlayacaktır. Daha önce Kafka'nın Dava, Şato, Dönüşüm, Milena'ya ve babaya mektuplarını okumuştum. Mektupları bir tarafa bırakırsak okuduğum en akıcı Kafka kitabı oldu. Kitapta ciddi ciddi bir konu var. Bunu Kafka kitaplarında pek göremeyiz doğrusu Bir de konu hiç tahmin edilmeyecek şekilde yön değiştiriyor sürekli. Tam amcasıyla mutlu mesut yaşıyor derken hoop bir olay(spoiler vermeyeyim ) Bir de cem yayınevi baskısında şöyle bir alternatif son var. Karl kadını bir yere bırakıp bir tiyatro kumpanyasında çalışmak için iş başvurusunda bulunmaya gider ve adının Negro(Zenci) olduğunu belirtir. Bu bölümü Kafka sadece karalama yapıp kenara mı atmıştı yoksa romanı devam ettirmeye niyetlendi de yarım mı kaldı bilemiyoruz tabi Genel itibariyle akıcı keyifli değişik bir okuma oldu benim için.
Edebiyat
KayıpFranz Kafka · Cem Yayınevi · 20123,490 okunma
Puan vermedi·324 syf.··
2025 27. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2025 09:53
Franz Kafka’nın Kayıp ya da bilinen diğer adıyla Amerika romanı, aslında onun “bitmemiş” eserlerinden biri. Ama bu yarım kalmışlık, hikâyenin havasına çok yakışıyor; çünkü kitap baştan sona bir “arayış” duygusu üzerine kurulu. Romanın kahramanı Karl Rossmann, on beş yaşında, ailesi tarafından Amerika’ya gönderiliyor. Sebep biraz sert: hizmetçilerden biriyle yaşadığı bir ilişki sonucu ailesi tarafından adeta sürgün ediliyor. Daha ilk sayfalarda, Kafka’nın o tanıdık yabancılaşma duygusu beliriyor: Karl, yeni girdiği dünyada sürekli “garip” hissediyor; ne insanlarla tam bağ kurabiliyor, ne de bulunduğu yerlere ait olabiliyor. Amerika’ya gelmesi, bir özgürlük ya da yeni başlangıç gibi görünse de roman boyunca Karl hep bir kapının eşiğinde kalıyor. İnsanlar gelip geçici olarak hayatına giriyor, vaatler veriliyor, umut ışıkları beliriyor ama hemen ardından hayal kırıklığı geliyor. Tıpkı Kafka’nın dünyasında sıkça gördüğümüz gibi: sistem soğuk, insanlar tutarsız, kurallar hep kapalı kapılar ardında işliyor. Kitabın en ilginç yanı, Amerika’nın Kafka için “gerçekçi” bir ülke olmaması. Kafka Amerika’ya hiç gitmedi, o yüzden buradaki mekanlar, oteller, tiyatrolar, tren istasyonları sanki biraz rüya gibi. Gerçekten var olan yerler değil, daha çok Avrupa hayal gücünden süzülmüş, biraz abartılı, biraz da tuhaf bir Amerika var karşımızda. Karl’ın yolculuğu boyunca hissettiği şaşkınlık, yalnızlık ve sürekli “tutunamama” hali, aslında Kafka’nın kendi hayatından süzülmüş gibi. Tüm hikâye, bir gencin büyüme hikâyesi gibi görünse de, alt metinde hep şu var: “İnsanın kendini ait hissedeceği bir yer var mı gerçekten?” Bitmemiş olmasına rağmen Kayıp, Kafka’nın en “açık hava” romanı gibi hissettirir. Dava ya da Şato’daki gibi boğucu odalar ve karanlık koridorlar yerine burada geniş
KayıpFranz Kafka · Cem Yayınevi · 20123,490 okunma
Puan vermedi·324 syf.··
2021 2. kitabı
Karl Rosmann'ın "varamayış" hikayesi. Elbette "varamayış" "varma" potansiyelini sürekli içinde barındırması açısından çok mühim. Karl'ın en büyük problemlerinden biri "hayır" diyememesi. Bu problemi onun yoksulluğundan bile sorunlu diyebilirim. İşte bu teslimiyet basit ama yüce gönüllü Karl'a fazlasıyla yetecek olan hayallerine bir türü vardıramıyor Karl'ı. Ama belki de Karl, varamadıkça var oluyordu. "herkes, gücünden yararlanarak kendinden aşağıdakilere küçük düşürücü sözler söylemekteydi; bir kez alışıldı mı bunlar insanın kulağına bir saatin düzenli vuruşundan daha değişik gelmiyordu" #kayıpamerika #franzkafka #kafka
KayıpFranz Kafka · Cem Yayınevi · 20123,490 okunma
7/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2020 107. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2020 00:39
Franz Kafka’nın kasvet bulutlarından en uzak romanı sanırım.Dava, dönüşüm, açlık sanatçısı gibi kitaplarının aksine bir yerlerden bir ışık huzmesi düşüyor kitabın üzerine. diğer kitaplarındaki insanın sinirini bozan tavırları ve uzun psikoloji oyunlu konuşmalarıyla dikkat çeken absürd, hatta sürrealist karakterlerinden daha aydınlık karakterler barındırıyor bünyesinde.. Karakterin iç dünyası, arzuları da diğer eserlerindeki kadar karmaşık, çıkmaza düşmüş, gizemli değil. hatta karakter asla toplumdan tam olarak soyutlandığı bir noktaya taşınmıyor.Bunu dışında romanın sonu kafka standardında çok olumlu yazılmış.Davada romanın sonundaki infaz sahnesindeki ışığı kafkanın herşeye rağmen bir umut tasvirine yorduğumuzu düşünürsek Amerika romanının sonu gerçekten mutlu sona benziyor.Romana hakim olan duygu "karşı koyamama" anahtar kelime de "teslimiyet"tir: karl karşısına çıkanlar karşısında özgür iradesini kullanmaktansa olanları olağan karşılar ve hayatı akışına bırakır.Bu yer yer okuyucuyu rahatsız eder. Kafka’nın belki "daha iyimser" fakat aslen oldukça rahatsız edici ölçüde karanlık bir kitabıdır
KayıpFranz Kafka · Cem Yayınevi · 20123,490 okunma
9/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2021 99. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2021 01:02
FRANZ KAFKA - KAYIP AMERİKA Herkese selam. Sanırım şuana kadar okuduğum Franz Kafka'nin en yalın anlatımına sahip olan kitabı Kayıp Amerika. Genelde Kafka'nın dili biraz ağır geliyor ama bu kitabını okurken hiçbir şekilde zorlanmadım. Yalın, daha sade bir anlatım tarzı vardı ve konusu oldukça hoşuma gitti. Kitabın konusuna gelecek olursam Karl Rossman 16 yaşındadır. Yaşadığı evde hizmetçi kız ile bir ilişki yaşar ve kız Rossmandan hamile kalır. Babası bu durumu öğrendiği an Rossmanı Amerika'ya gönderme kararı alır. Kitabı okurken Karl Rossmann'in Amerika'daki hayat mücadelesine tanık oluyoruz. Kafka okumayı sevenlere kesinlikle tavsiyemizdir. Hatta bu kitap Kafka okumaya çekinen herkes için bir başlangıç kitabı bile olabilir.
KayıpFranz Kafka · Cem Yayınevi · 20123,490 okunma
7/10
Okurken farkında değildim ama ne garip kitapmış. Olaylar ve karakterler değil garip olan, anlatım biçimi. Kitabın başındaki olaylar ile sonundakiler arasında o kadar fark var ki burdan buraya nasıl gelmiş diyorsun. Rüyada birden tüm her şey değişiyor ve sen garipsemeden olaya adapte oluyorsun ya hemen, işte öyle bi hissi var. Rüya görüyorsun sanki. Ben okuyalı olmuştur bayağı , karakterleri ve olayları biraz silmiş beynim o yüzden sadece bende hissettirdikleri yazdım.
Edebiyat
KayıpFranz Kafka · Cem Yayınevi · 20123,490 okunma
Puan vermedi·324 syf.··
Beğendi
·
2021 64. kitabı
Herkese Merhaba Franz Kafka'nın ilk romanı Kayıp (Amerika) kitabını okudum. Diğer kitaplarına göre daha akıcı bir dille yazılmıştır. Hayatı boyunca görmediği bir ülkeyi hayalinde canlandırıp yazmıştır. Kitabın karekteri 16 yaşındaki Karl Rossmann hizmetçinin hamile kalmasına neden olduğu için ceza olarak zengin amcasının yanına gönderilir. Gemi yolculuğunda tanıştığı kişiye güvenir, arkadaş olurlar. Amcasının yanındaki kısa süreli zengin hayatı biter ve kendini ucuz bir otelde bulur. Her bulduğu işte sorunlarla karşılaşır. Karakterin aşırı iyimser ve saf tavırlarına , bazen zengin bazen fakir hayatına değiniyor. Genel olarak baktığımda işçilerin fazla çalışma saatlerine değindiğini, emeğin karşılığının alınmadığını anlatan kitapta hayaller ülkesi Amerika'nın bilindiği gibi olmadığını anlatmaya çalışmış. Kafka'nın kalemini sevenlere tavsiye ederim.
KayıpFranz Kafka · Cem Yayınevi · 20123,490 okunma
Kayıp (Amerika)
4/10
·324 syf.··
2020 10. kitabı
Karl'ın yaşadıkları zor, iç bunaltıcıydı. İlkin iyiydi. Çünkü rahat ve gösterişli bir yaşamdı onunkisi. İşlerin zorlaşmaya başladığı kısım ile bağlantı kurmak zor. Çünkü dayısı akıllı bir adam sanıyordum. (Geleneksel düşünceli bir adam olduğunu düşündüm sonrasında.)
Edebiyat
KayıpFranz Kafka · Cem Yayınevi · 20123,490 okunma
6/10
·292 syf.··
2024 26. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 11:43
Kitabın başı 10 puanlık, ama sonu 4 puanlık, dolayısıyla akıcı ve ilgi çekici bir hikaye, sonraları sıkıcı ve hatta saçma olmaya başlıyor. Kafka'nın ilk roman denemesi büyük bir potansiyel barındırmasına rağmen, tatmin edici kalmıyor malesef. Bahtlılık ve bahtsızlık arasında savrulup duran, Amerika'ya henüz onaltısına basmamış olarak gelen Karl'ın Amerika'da tutunma hikayesi anlatılıyor. Kitabın başında yakalanan başarı kitabın sonuna tek sürdürülebilseydi, bugün Kafka'yı DönüşümDönüşüm ile tanıyor ve anıyor değil, muhtemelen bu eserler tanıyor ve anıyor olacaktık. Kafka'ya değil ama hikayeye yazık olmuş. Hikayeden çok daha fazla şeyler çıkarılabilirdi. Kitapla kalın...
AmerikaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20173,490 okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.