Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2020 11:20
Amerika, Kafka'nın gitmeden tasvir etmeyi başardığı ülke. Bir Kafka romanı olarak ele alındığında diğer romanlara göre daha az karamsarlık barındırsada yine baş kişi Karl hayatın görebileceği en talihsiz insanlardan biri. Kitap Şato ve Dava'ya göre daha iyi değildi. Ama yinede bir Kafka eseri olduğu her zaman için aşikârdı. Bu yüzden Kafka'nın farklı, karanlık, talihsiz dünyasında kendi dünyalarını bulan insanlar yine aynı doruğa ulaşacaklardır. Her kitabını ürpererek ama kesinlikle büyük bir merakla okuduğum Kafka yine başarmış edebiyatın en koyu eserlerinden birini yazmayı.
AmerikaFranz Kafka · Can Yayınları · 20203,490 okunma
8/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2021 10:16
İlk olması hasebiyle diğer yapıtlarına göre daha yumuşak bir Kafka eseri, keyifli ve akıcı.. Karl çeşitli olaylardan hafifçe sıyrılacağını düşündüğü anda hep göbekten giriş yapıyor olması kitabın akılda kalıcı özelliği oldu bende. Ayrıca Brunelda Fast Food olmadan Fastfood olarak ilgi çekici bir Amerikan karekteri olmuş.. İyi okumalar..
AmerikaFranz Kafka · Can Yayınları · 20203,490 okunma
Bir kaç cümle.
Kitap, yazarin okuduğum üçüncü kitabi. Yazarin da ilk kitabi. ''Babaya Mektup" ve " Milena'ya Mektuplar" kitaplarini kriter olarak ele aldıgimizda, "Amerika" kitabi bana göre fazla amatör. Kitap tek bir konu üzerinden başliyor, muhtemelen de öyle devam ediyor. Birbirini takip olaylar zinciri bir romana akicilik sağlar.En azindan ben böyle düşünuyorum. Kitap temposuz başliyor ve temposuz devam ediyor.Bir sonra ki sayfada ne olacak diye merak etmiyorsuniz. Cümleler zaman zaman uzun. Romana akicilik kazandiran olaylar zinciri olmasi ve yazinin kisa cümlelerle kurgulanmasidır.Bu romanda ikisi de yok. Kafka severler okuyabilirler. Ben bitiremedim. Iyi okumalar.
1000Kitap
AmerikaFranz Kafka · Can Yayınları · 20203,490 okunma
7/10
·258 syf.·
2019 15. kitabı
“... herkes gücünü kullanıp daha aşağıdakine hakaret ediyordu. İnsan buna bir kez alıştı mı, saatin düzenli vurmasından farklı gelmiyordu kulağına..." Bu kitabı okumayı sürekli erteliyordum. Demek ki doğru zamanın gelmesini bekliyormuşum. Yabancı bir ülkeye , Amerika’ya göç eden Karl’ın hissettiklerini anlayabilmek adına, kitabı doğru zamanda okuduğuma inanıyorum. Aslında kitapta öyle ilgi çekecek ne bir konu ne olay örgüsü var. Fakat benim hoşuma giden yanı, çok yalın ve güzel bir anlatıma sahip olmasıydı , bence çevirmen de çok iyi iş çıkarmış. Yabancı bir ülkede, insanlara ve sisteme ayak uydurmaya çalışan ve her seferinde yanlış anlanan, önyargılar ve dil yüzünden kendini etrafına doğru tanıtamayan bu genç delikanlı, okuyanlara “ah yazık” dedirtiyor... “Karl da yabancı ülkede insanı canından bezdiren yenilikleri deneyimle öğrenecek gibi değildi.”
AmerikaFranz Kafka · Can Yayınları · 20203,490 okunma
6/10
·304 syf.·
2025 53. kitabı
Kafkanın bu ilk romanı, akıcı dil ve üslubuyla kendini okutsa ve içeriği kayda değer olsa da bir yere varmaması açısından havada kalıyor. Ailesi tarafından ceza olarak Avrupa'dan Amerika'ya sürülen Karl'ın gözünden Amerika ve yaşadıkları anlatılıyor. Kafka'nın bir eseri olmuş olmasa okumayacağım bir kitap. Bunun tek sebebi, dediğim gibi, bir yere varılamayan kurgu ve bunun yalnızca sonda değil de tüm bölümlerde hâkim olması. İçi doldurulamayan bir şeyler var ve o boşluğu doldurur umuduyla, son bölüm olan "Yazar tarafından çıkarılmış bölümler" kısmını okuduğumda da, maalesef hayal kırıklığına uğradım. Bununla birlikte, paylaşmayı unuttuğum bazı alıntıları buraya ekleyeceğim. “Yani seni aptal yerine koyanlara inanıyorsun da, senin iyiliğini isteyenlere inanmıyorsun.” " 'Peki ama ne zaman uyuyorsunuz?' diye sordu Karl ve öğrenciye şaşkınlıkla baktı. 'Evet, uyumak!' dedi öğrenci. 'Öğrenimimi bitirince uyuyacağım. Şimdilik sade kahve içiyorum.' " "Öğrenimi bırakmış olduğunuza sevinin. Ben şahsen yıllardır aslında yalnızca, başladığım işi bitireyim diye üniversitede okuyorum. Duyduğum memnuniyet az, geleceğe yönelik umutlarım daha da az. Ne umudum olacak ki! Amerika sahte doktorlarla dolu.” " Politikadan hiç anlamam,' dedi Karl. 'Bu bir kusur,' dedi öğrenci. 'Ama bunu bir yana bırakalım, gözlerinizle kulaklarınız var.' "
Roman-Edebiyat
AmerikaFranz Kafka · Can Yayınları · 20203,490 okunma
7/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2019 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2019 11:58
Kafka'nın okuduğum ikinci kitabı oldu. Kitap, Avrupadaki evinde temizlikçi bir kız ile ilişki yaşayan Karl Rossman'ın Amerika'ya olan yolculuğunu ve orada başına neler geldiğini anlatıyor. Yol boyunca ilk durakta şansı yaver giden Karl için bir anda herşey alt üst oluyor, tesadüfen bulduğu dayısının yanından anlayamadığım bir sebeple kovuluyor ve talihsiz yaşantısı burdan süregeliyor. Buradan ise kitabın sonu beklemediğim bir şekilde iyi bitiyor ve Karl, yeni bir yaşam kurmak üzere Oklahoma'ya yola çıkıyor. İlk okuduğum Dönüşüm eserindeki gibi Kafka, "Farklıysan, Ezilirsin" görüşünü burda da yansıtıyor. Karl, Avrupalı olduğunu birçok yerde dile getirmek dahi istemiyor. Çünkü orada Avrupalılara uygulanan eğitim seviyesi bile düşük şekilde vurgulanıyor. Karl'ın Delamarche, Robinson ve Brunelda ile olan ilişkisine gelecek olursak; bu bölümler -özellikle Brunelda'nın- beni oldukça rahatsız etti. Delamarche gibi zeki gösterilen, kurnaz olduğu belirtilen bir adamın neden o derece zayıf( ruhsal olarak) ve kraliçe edasıyla emirler yağdıran birine boyun eğdiğine anlam veremedim. Yazarın çıkardığı bölümleri de gayet mantıklı buldum, eğer olsalardı boğucu bir havası olurdu fakat Oklahoma'ya gidiş kısmında evden çıkmak bukadar zorken nasıl gerçekleştiği de bi boşluk oluşturdu bende. Ama bir yurda genç yaşta başıboş olarak gönderilen Karl'ın psikolojisini anlatmayı iyi becermiş Kafka. Yaşı 16 olmasına karşın düşünceleri gayet olgundu. Sürekli iyimser, umut doluydu. Hiçbir zaman pes etmek bilmedi.
AmerikaFranz Kafka · Can Yayınları · 20203,490 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2020 34. kitabı
Hoş sohbetle davet edildiği zengin evinde bir kadından hiç beklenmeyecek usullerde tokatlar yiyen Karl'ın insanlarca sıkı denetimlere ve muhtelif güçlüklere konu edilmesini anlatan öyküsüdür.
AmerikaFranz Kafka · Can Yayınları · 20203,490 okunma
7/10
·304 syf.··
2023 19. kitabı
Kafkanin en kolay okunan kitaplarindan biri.Her zamanki gibi kafkanin sebepsiz yere suclama ve kendimi aklamaya calisma, haksiz yere yargilanma ve bir insanin basina gelebilecek gereksiz ve sasirilacak aksilik olaylari ile kapli, guzelce cevrilmis hos bir kitap.
AmerikaFranz Kafka · Can Yayınları · 20203,490 okunma
10/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2018 151. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2018 20:03
Kafka okumayalı epey olmuş, en son iki sene önce Dava'yı okumuştum. Şimdi buraya dikkat! Kafka'dan bir kitap tavsiye etmem gerekirse (Dönüşüm'ü falan geç) Amerika'yı önereceğim hemen. Bu kitapta; Kahramanımız Karl Roßmann ile Amerika'da gemiden iniyor, oradan oraya sürükleniyoruz. Kahramanımız diyorum, çünkü Karl tam bir kahraman gibi davranıyor. Alçakgönüllü, yardımsever ve adil! Ortaokuldan mezun 15 yaşında bir Avrupalı Amerika'da ne halt ederse, Karl da annesi ve babası tarafından o haltı etmek üzere kapı dışarı ediliyor evinden. Suçuysa; hizmetçi kızı baştan çıkarıp hamile bırakmak! Bir de Karl'a sormalı, gerçekten öyle mi oldu acaba? Çok çok çok sevdim, instagram uygulamasında başlattığımız #dünyaedebiyatıokuyoruz etkinliğimizin bana kazandırdığı en muhteşem kitaplardan biri oldu. Mutlaka okuyun derim, yıldızlı tavsiyemdir. =)
AmerikaFranz Kafka · Can Yayınları · 20203,490 okunma
6/10
·292 syf.··
2024 26. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 11:43
Kitabın başı 10 puanlık, ama sonu 4 puanlık, dolayısıyla akıcı ve ilgi çekici bir hikaye, sonraları sıkıcı ve hatta saçma olmaya başlıyor. Kafka'nın ilk roman denemesi büyük bir potansiyel barındırmasına rağmen, tatmin edici kalmıyor malesef. Bahtlılık ve bahtsızlık arasında savrulup duran, Amerika'ya henüz onaltısına basmamış olarak gelen Karl'ın Amerika'da tutunma hikayesi anlatılıyor. Kitabın başında yakalanan başarı kitabın sonuna tek sürdürülebilseydi, bugün Kafka'yı
Dönüşüm
Dönüşüm
ile tanıyor ve anıyor değil, muhtemelen bu eserler tanıyor ve anıyor olacaktık. Kafka'ya değil ama hikayeye yazık olmuş. Hikayeden çok daha fazla şeyler çıkarılabilirdi. Kitapla kalın...
AmerikaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20173,490 okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.