Sena Nur Arduc

Reklam
Aslında ne istediğini ikimiz de biliyoruz. Onu sevmemi, ona çok daha fazla özen göstermemi, hayatı boyunca bir anne, belki de bir sahip gibi hep yanında olmamı ve ona destek vermemi istiyor. Sadece Ala değil, bir süre psikiyatriste giden hastaların pek çoğu ister bunu ama zamanla sorunlar çözüldükçe, kendilerine olan güvenleri arttıkça yavaş yavaş kanatları çıkar ve uçar giderler.
Sayfa 269·Kitabı okudu
Freud, insanların öncelikle iç huzuru aradığını savunur. Acılarımızı anlayan, düşmanlarımızı gösteren, enerjimizi nereye odaklayacağımızı işaret eden ve yasaklanmış arzularımızı tertemiz bir vicdanla tatmin etmemize izin veren sade doktrinli ve güçlü bir adam, herkes için huzura giden yoldur der. Böyle bir adam doğru zamanda ortaya çıkarsa ve bizi uygun sözlerle kandırırsa, hayat o zaman daha bir anlamlı olur ve bize içkiden ve hatta aşktan daha fazla bir bütünlük duygusu verir. Yarımlığımızdan, eksikliğimizden, içimizdeki bitmek bilmeyen çatışmalardan ve huzursuzluklardan bizi kurtarır. Ama bunları yapan adam işinin tam ustası olmalıdır. Güçlü olmasa da güçlü görünmeyi çok iyi bilmelidir. Kimseye ihtiyacı olmayan, tertemiz vicdanlı, kendine yetebilen, ne yaptığını her zaman çok iyi bilen, cesur ve otoriter biri olarak çıkmalıdır toplumun karşısına. Bu adam otoritesinin kaynağı ve garantörü olarak bazen Tanrı'yı gösterebilir veya göstermeyebilir. Ama hangisini yaparsa yapsın, ister Hitler olarak, ister Stalin, ister Mao, insanları karmaşadan kurtarmayı ve kaosun hüküm sürdüğü yere bütünlük ve gaye getirmeyi vaat edecektir.
De meeste mensen zullen de weg van de minste weerstand kiezen. Ze raffelen af wat ze moeten doen en laten het erbij. Ze voelen niet de behoefte om het netjes af te leveren. Maar het handjevol uitzonderlijk creatieve ondernemers werkt vanuit een totaal andere filosofie.’ ‘Ga door,’ drong de schilder geïntrigeerd aan. ‘Hun werkmentaliteit is gebaseerd op fijnmazigheid in plaats van oppervlakkigheid. Ze hebben zich diepte eigengemaakt als kernwaarde en leggen bij alles wat ze doen de nadruk op grootsheid. Uitzonderlijke zielen begrijpen extreem goed dat hun creatieve productie (ongeacht of ze metselaar of bakker, manager of boer, astronaut of caissière zijn) bepalend is voor hun reputatie. De allerbesten zullen bij alles wat ze ondernemen weten dat hun goede naam afhangt van elk product dat ze afleveren.