Want als je eenmaal begint met piekeren, komt er geen einde aan. Als u uw blik afwendt van hún verleden en zich richt op úw heden, stelt u uzelf in staat uw persoonlijke ervaringen in een positiever licht zien. Het is een kwestie van omdenken: 'wat droevig dat zij zich er niet van bewust waren' wordt 'wat een geluk dat ik me er wél van bewust ben'.
“Gündelik yaşamımızın detaylarını otomatikliğin zahmetsiz bölgesine çektiğimiz oranda, zihnimizin yüksek güçleri, kendilerine uygun çalışmaları gerçekleştirmek için serbest kalacaktır. Kimse, kararsızlıktan başka hiçbir alışkanlığı olmayan insandan; yaktığı her puroyu, içtiği her kadehi, her gün uyandığı ve yatağına uzandığı saatleri ve her çalışmanın başlangıcını bir irade tartışmasını açığa vurma meselesi haline getiren kişiden daha perişan durumda değildir."
Zaman zaman kollarımın yorgunluktan nasıl olup da vücudumdan ayrılmadığını, beynimin neden eriyip yok olmadığını anlamıyorum. Her türlü harici zevkten arınmış konforsuz bir hayat sürüyorum ve devam etmemi sağlayan tek şey bir tür kalıcı coşku hali; bazen bu coşku karşısında gözyaşlarına boğuluyorum ama o asla hafiflemiyor. İşimi, çileli bir dervişin sırtını kaşındıran keçe kumaşı sevmesi gibi, çılgınca ve sapkınca bir aşkla seviyorum. Bazen bomboş hissettiğimde, hiçbir sözcük çıkmadığında, bütün sayfaları karalamalarla doldurduktan sonra tek bir cümle bile yazmadığımı fark ettiğimde, bir umutsuzluk batağına saplanıp kalmış halde, kendimden nefret ederek ve bir kuruntunun peşinde beni nefes nefese bırakan bu çılgın gururdan ötürü kendimi suçlayarak kanepeme çöküp sersemlemiş halde öylece yatıyorum. On beş dakika sonraysa her şey değişiyor, kalbim sevinçle çırpıyor.
…insan en başta sonu, ereği gözetmeli, bir ömürlük çalışmalar ve çabalar sonunda varılan bir zafer daha önce kazanılmış bir başarıdan daha iyidir.
İçten, candan yaşayan, gerçek acılar ve hayal kırgınlarıyla karşılaşıp da yıkılmayan adam, her işi rastgelen ve bir bakıma bolluk içinde ömür süren adamdan daha değerlidir.