Bir kuş uçumu kadar bir uzaklık var seninle benim aramda. Ama yüzlerce kuş nereden bilsin bunu; gelir ve yoruluncaya kadar kanat vururlar aramızda. Kimi gelir benim kalemime konar, kimi senin gözlerinden usulca süzülür okuduğun cümlelerin arasına.
Ey ölüm! Sen hayatın gam ve kederini azaltıp, yükünü omuzlardan alıyorsun. Bedbaht ve talihsiz dalgınca gezenlere nizam veriyorsun. Sen ümitsizliğin ve üzüntünün dermanısın.
Sonsuza dek yaşayacak gibi yaşıyorsunuz, zayıflığınız aklınıza hiç gelmiyor, şimdiden ne çok zamanın geçip gittiğini göz önünde bulundurmuyorsunuz; bir şeye veya birine adadığınız bir gün son gününüz olabilecekken yaşamınızı, tükenmez, dolu bir kaynaktan geliyormuş gibi harcıyorsunuz.