Sen bir bakışı, pencereden sızan sönük bir ışığı
Umut bildin kendine...
Ben yapamıyorum.
Benim umudumun ne penceresi var artık, ne kapısı;
Benim, kimsem yok.
Yeryüzünün hiçbir kıtasında yer bulamadım kendime,
Senin gözlerinden başka.
Ne uzak, ne kırgın gözler.. Ah o eski gözler.
Ve şimdi oradan bir yabancı gibi, usulca uzaklaşıyorum.
Heybemde bir kırgınlık, ruhumda koca bir boşluk.
Artık bir umudum yok.
Bir ağaç tanıdım uzak bir dağda, tek başına;
Saadetin adını duymamış, sevgiye değmemiş dalları.
Öyle uzak, öyle dargın bakıyor ki dünyaya...
Tıpkı o eski, o yitik gözler gibi.
Benim hiç umudum yok.
Seni, imkansız ümitlerin gölgesinden kaçırıyorum;
Kendimi senden, o dipsiz kuyudan uzaklara götürüyorum.
Bu sancıyı diri diri gömmeye gidiyorum ki;
Bir daha yeşermesin,
Bir daha kendine bu zulmü etmesin.
-Mari