Benim söylediğim ve onun söylediği her şey, benim yaptığım ve benim içimde olup biten, onun yaptığı ve yaptığını iddia ettiği, benim yaptığımı iddia ettiğim ve onun içinde olup biten her şey bu klişeydi, insan varoluşunun yetersizliğinin, yoksulluğunun, takatsizliğinin, değersizliğinin, ölesiye yorgunluğunun bu klişe portresi;
Kendime hava deliği bile bırakmıyorum! Kendimi böyle kapatarak bir sürü insanı incitiyorum. Olur da zayıf anıma gelip diğerleri ısrar ettiği için bir sohbete girersem pişman oluyorum.
(...) benim her zamanki talihsiz tavrım, hiçbir zaman tek bir insanı, yani baktığım o insanı görmeyip bağlantılı olabileceği herkesi görmek. Bu daima insanları incelememi zorlaştırıyor. Tıpkı her meseleyi de, öteki tüm olası meselelerle bağlantısı çerçevesinde görmem, görmek zorunda kalmam gibi.