Kendinize fazla güvenmeyin, bayağı olmaktan kaçının, gayretkeşlik göstermeyin; bunlar hayat denizinde insanın her an çarpabileceği üç kaya gibidir. Kendinize gösterdiğiniz fazla güven, başkalarının size besleyecekleri saygı duygusunu örseler, bayağı tavırlarınız çevrenizde küçümsenmenizle sonuçlanır, başkaları için göstereceğiniz aşırı ve gereksiz çabalar da insanlar tarafından sömürülmenize, kullanılmanıza yol açar. Sonra, bakın ne diyorum sevgili çocuk: ömrünüz boyunca iki üç kişiden fazla dostunuz olmayacak; onların zenginlikleri sizin tam güveninizdir; güveninizi bir sürü insana dağıtmaya kalkmanız onlara ihanet olmayacak mıdır acaba?
Aslında dünyanın hiçbir yerinde rahat edemeyen, sadece bulundukları yerden başka bir yere doğru giderken, iki yer arasında mutlu olan insanlardanım.
"Ne dolanıp durursun böyle serseri gibi Gılgamış?
Aradığın sonsuz yaşamı
Asla bulamayacaksın!
Tanrılar insanları yarattıklarında
Onlara ölümü biçtiler kader olarak
Ve ölümsüzlüğü sakladılar sadece kendilerine!
Her ruhun vatanı var, onu bulmak ve oraya ne kadar çorak ve uzak da olsa gidip yerleşmek, oranın lisanını öğrenmek zorunda, ne denildiğini anlamak, ağıtları çözmek zorunda. Bu yolculuğa çıkmak zorunda, kendi vatanında ölmek zorunda. Ölebilmek zorunda. Ölmeyi kolaylamak zorunda, ölmeyi anlamak zorunda. Tamam da, nasıl yaşanacak, nasıl yaşanacak, nasıl yaşanacak, böyleyse neden yaşanacak, neden yaşanacak, ölebilmek için mi? Ölebilmek için yaşanacak. Yaşayabilmek ölebilmenin, yerinde yurdunda ve kendin olarak ölebilmenin yolunu açarsa yaşanabilmiş olacak.