10/10
·409 syf.··
Beğendi
·
2024 139. kitabı
GEÇMİŞİN YÜKÜ-AYŞEGÜL KEFELİ JONES,408 sayfa “Geçmiş insanoğlunun sırtında ölene kadar taşıyacağı tek gerçeği…” Bu güzel kitap daha ilk sayfalarda sizi içine çekiyor.Anlatım çok güzel,yalın,akıcı bir Türkçe ile kitaba bir başlıyorsunuz ki saatin kaç olduğunun farkına varmıyorsunuz.İlk 100 sayfa karakterleri tanıma,geçmiş hayatları ve bugünkü hayatları arasında git gel yaşıyoruz.Yeri geldi üzüldüm,yeri geldi çok kızdım amaaaa işte 100. sayfadan sonra bende gözyaşları akmaya başladı .Zeynep’in İstanbul’a kaçış ve oradaki yeni başlayan hayatını okurken. Ah Süreyya ,ah canım Süreyya ,onun sekiz yaşında yaşadıklarını okurken duygularımı tarif edemiyorum.Süreyya’ya mı üzüleyim onun kahrolası annesinin davranışlarına mı lanet edeyim bilemedim.Nasıl bir anne bu,böyle bir anne olmaz olsun dedim. Zeynep’in annesi,Aylin’in annesi,Firuze’nin annesi kızlarının üstüne titrerken ,Süreyya’nın annesi hani o kitaplarda ,filmlerde bahsedilen kötü kalpli üvey annelerden bile bin beterdi.En çok Süreyya’nın çocukluğu ile Zeynep’in hayat mücadelesi etkiledi beni.Sırf soyadı uğruna,sevgi göstermenin güçsüzlük olduğuna inanan,kızının iyi yetişmesi için,güçlü olması için onu sevgiden yoksun,bir robot gibi yetiştiren bir anne Süreyya’nın annesi. Bu Ona göre sevgi her şeyin başı değil sonuydu,sevgi onlara zenginlik ve güç vermiyordu.Aksine zayıf insanlar,sevgi adına her şeyi yapardı.Güçlüler ise sevgisi olanları kullanırdı.Zenginlik,para,hırs,itibar uğruna kızını harcayan bir kadın.İşte böyle bir anneydi Süreyya’nın annesi.Baba ise annesinin elinde kuklaya dönüşmüş,kızını çok sevmesine rağmen karısının sözünden çıkamayan,kendini işe adamış bir adam. Zeynep Sofia,Aylin,Süreyya ve Firuze birbirlerinden habersiz,farklı yerlerde doğup büyüyerek,farklı yaşam süren dört yakın arkadaş.Hayat onları
Geçmişin YüküAyşegül Kefeli Jones · Perseus Yayınevi · 202228 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2024 30. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2024 09:17
Herkese selam. Serinin ikinci kitabı "Düşmanım ile Aşkın Bilimsel Rekabeti"nin yorumu ile geldim. Bu sefer Dirty Martini arkadaş grubundan Hazel'in hikayesini okuyoruz. Hazel, bir bilim insanı. Küçüklüğünden beri çok zeki olması, bütün problemlerini bilime dayandırarak çözmesi ve arkadaş grubundaki en mantıklı insan olması ile biliniyor. Hazel'ın bu dünyada nefret ettiği sadece bir kişi var. O da yaptığı çalışmayı hiçbir bilimsel kanıta dayandıramayan ve bu yüzden Hazel'ın gözünde bilim insanı değeri taşımayan Corban Nash. Corban, insanları birbirine aşık ettiğini iddia ettiği bir teori geliştirir. Ve bu çalışması çok başarılı olur. Ancak Hazel bu durumdan memnun değildir ve sosyal medyada Corban ile atışırlar. Birbirlerinden nefret eden ikili aynı yerde çalışmaya başlaması ile işler karışır. Karşılıklı sinir etme oyunları, en sonunda aralarındaki çekime yenik düşer. Artık ikiside aşk ve nefret arasında kalmıştır ve ne yapacaklarını bilemezler. Bu arada arkadaşları ile birlikte maraton koşmaya karar veren Hazel büyük bir rekabete girer. Artık bu yarış Dirty Martini Koşu Kulübü'nün değil Hazel'ın kendini kanıtlama çabasına dönmüştür. Kendilerini sadece bilime adamış ve aşk hakkında hiçbirşey bilmeyen Hazel ve Corban zincirlerini kırabilecek midir? Serinin ikinci kitabını da büyük bir zevkle okudum. Gruba Sofia'da dahil olarak artık dört kişi oldular. Kızların arkadaşlığına ve muhabbetlerine bayılıyorum. Hazel ve Corban ise tatlı bir çift oldular, özellikle nefretten aşka temasını ayrı bir seviyorum. Ama ben grubun en deli üyesi Nora'yı aşırı merak ediyorum. Umarım bir dahaki kitap onun hakkında olur. Yetişkin okurlara göre olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım. Eğlenceli bir romantik komedi ve kız arkadaşların harika dostluğunu okumak isterseniz bu kitap tam size
Düşmanım ile Aşkın Bilimsel RekabetiClaire Kingsley · Pukka Yayınları · 2024459 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2024 107. kitabı
✓ Milyonlarca yıl önce iki büyük gücün karşılaşması! Şeytan'ın dünyaya çıkma arzusu , Tanrı'nın insanlığı koruma güdüsü. Artık Şeytan'ın oğulları, Tanrı'nın çocukları savaşı başlamıştı. Milyonlarca yıl önce, şimdiki İrlanda'dan sızmaya başlayan ateş,devleri hedef aldı, devleri tuzağa düşürmek için cehennem ateşinden yollar ve o yolların yanında mağaralar inşa edip insanları o mağaralara hapsettiler. Tuzağa düşen iblis avcısı devler 287 yıl boyunca kurtarılamadı. Ta ki Paiva Köksoy kimliğinden habersiz, mağaraları gezene kadar!... ✓ Paiva Köksoy ; Sgiath Organizasyon Şirketinde rehberlik görevlisi. Dokuz yıldır yanlız yaşamasına rağmen önüne geçemediği korku senaryolarından kurtulamıyordu. Yaşadığı , gerçek mi hayal mi çözümseyemediği anları psikoloğu ile paylaşmayı ihmal etmiyordu ama önüne geçemediği bir güç vardı anlamlandıramadığı! ""Olman gerektiği yerdesin.Hatırladığın sürece"" ✓ Devler Geçidi olarak bilinen, elli_altmış yıl önce volkanik patlama sonucu oluşmuş jeolojik bir yapı. Bu mağaralara yapılan seyehat ekibinin rehberi Paiva, efsanelere tutkun olsada gerçeklere tutunmak istiyordu. Aksi halde kendisini kaybolmuş bulabilirdi. Ama gel gör ki merak onu bir ışık gibi sarıp sarmalamıştı. ""Sadece bir yer,olmak istediğim mi olmaktan korktuğum mu!¿"" ✓Liam ve eşi Sofia, Paiva ya aile sıcaklığını yaşatan dostları, Niall onu etkilemeye çalışan patronu. Mağaraya düzenlediği son turda Niall ve bir kaç çift vardı, orya hergitiğinde farklı sesler duyuyor ve derinliklere açılan yolu görüyor, yardım isteyen sesten sonra kendini evinde buluyor ve hiç birşey hatırlamıyordu. Taki bu son turda mağaranın derinliklerine inildi. Çıkış yolu kapandı. Sesin sahibini bulmuştu ve yaşanan olaylar hiç bir insan için inanılır değildi. Ama bu lanet puzzle nın kayıp parçalarını yerine
Devler GeçidiÖzge Özdemir · Alfa Yayınları · 202457 okunma
Puan vermedi
#AliceWalker #RenklerdenMoru 287 sy Bütün hayatım boyunca savaşmak zorunda kaldım. Babamla, erkek kardeşlerimle... Kuzenlerim ve amcalarımla da savaşmak zorundaydım. Bir kız çocuğu erkeklerle dolu bir ailede güvende sayılmaz. Ama kendi evimde savaşmak zorunda olacağım hiç aklıma gelmemişti. Özgürlüğünü ısrarla arayan bir kadının ahlaki gücü köleliği benimsemiş binlerce sessiz kadının gücünden daha fazladır. _________________________ RENKLERDEN MORU ( Mor Yıllar); Bir kez daha bizlere ,doğduğun ev coğrafya ve zaman kaderindir sözüne hayat verdi Tıpkı teninin rengi gibi dinini de siyahi yaşayan kadının adıdır Celie.. Babası tarafından defalarca tecavüze uğrayarak “kardeşlerini doğuran” Afrika kökenli bir kız/kadındır Celie.. Yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama , çocuk yaşta evlenmek üzere köle olarak satılan kadındır Celie.. Çığlığı içine gömülü, o çığlıkta bin feryat dolu yaşamın adıdır Celie.. Sesini kendisi bile duyamamış, heves etmeyi, yaşamayı bilememiş, ezilmiş, utanç kaynağı olarak görülmüşlüğün , hatta görünmezliğin adıdır Celie.. "Ey Koca Tanrım" "Ulu Tanrım" "Ey yaradan Allah'ım" Gibi cümleler ile günlük şeklinde başlayan mektuplarda sonrasında kardeşler arasında ,
Renklerden MoruAlice Walker · Doğan Yayınları · 20191,078 okunma
8/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2024 92. kitabı
Kitabın kapağını ilk gördüğümde korku-gerilim tarzında bir roman okuyacağımı düşündüm. Ama okuyunca sürükleyici bir polisiye olduğunu anladım. Kitaptaki katil hakkında 3 kişiden şüphe duydum, tahminlerimden biri doğru çıktı ama buna rağmen çok şaşırdım. Birçok ters köşe vardı yani kitaptaki herkes şüpheli gözüküyordu. Kitap 1960'lı yıllarında İngiltere'de geçiyor. 80 yaşındaki Jonathan Haven çok zengindir ve huysuz bir kişiliği vardır, sırf çocuklarını sinir etmek için bir vasiyetname hazırlamaya karar verir. Ve 3 çocuğunu iki gelinini ve eski baldızını malikaneye davet eder, vasiyetnamesini açıklamak için. Hiçbiri Jonathan'ı sevmemesine rağmen sırf mirası için bu daveti kabul ederler ve malikaneye giderler. Bu vasiyetnameden hiç kimse memnun kalmaz ve neredeyse hepsi itiraz eder ve çoğu Jonathan'a hakaret edip tehdit ederler. Vasiyetnamenin açıklandığı gün davetlilerin dışında Jnathan'ın kendisinden 35 yaş küçük ikinci eşi Sofia ve aile avukatı da orada bulunmaktadır. Tatsız geçen akşamın ardından ertesi gün sabah vasiyetname Avukatın kasasından çalınmıştır. Avukat karakola şikayete gittiğinde orada polislerle birlikte Jonathan'ın yatak odasında boğazı kesilmiş halde ölü bulunduğunu öğrenirler. Komiser Beck Davis ve yardımcısı bu olayı çözmek için hemen işe koyulurlar ve bundan sonra cümbüş başlar, katil kimdir? Üstelik 2 gün sonra olayla bağlantılı başka bir kişi daha ölü bulunur. Merakla sayfaları çevirirken kitabın nasıl bittiğini anlamadım. Beni rahatsız eden tek şey kitapta karakterlerin fiziksel özellikleri çok tekrar edilmiş, bunun dışında gayet akıcı sevdiğim bir kitap oldu. Bana bu kitabı öneren canım arkadaşım @gulayinkitaplari na çok teşekkür ederim. Dilerim yazarın okuyucusu bol kalemi daim olur.
Mezarını Kazmış CesetlerSamet Beyaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202320 okunma
Bu kitabı okumak zamanda yolculuğa çıkmak gibi...
9/10
·368 syf.·
Beğendi
·
2024 11. kitabı
•İnsan hiç sevdiğinden şüphe eder mi? O etmişti işte art arda gelen cinayet haberleri ve aşk üçgeni çarprazı onu sevdiğinden şüphe etmeye bile sürüklemişti... •Kitabımız bir nisan gününde başlıyor. Başkomiser Ali ve Komiser Kürşad çok iyi dostturlar. Bir akşam gelen cinayet ihbarı ile olaylar gelişmeye başlar. Gelen ihbar üzerine cinayet mahalline giden Başkomiser Ali ve Komiser Kürşad katledilen kişinin uzun zamandır peşinde oldukları ve herkesin kabusu olarakta bilinen Binbaşı Remzi Çakır namıdiğer Çolak Remzi olduğunu görürler. Hen infaz hem intikam hemde gözdağı gibi görünen bu cinayet neden işlendi? Kim işledi? ... •Bir yandan cinayetin nedenlerini arayan Başkomiser Ali hiç beklemediği bir anda hayatının aşkını yani Sofia'yı bulur♡Cinayet izleri, Sofia ile olan pazar buluşmaları derken kitap akıp gidiyor. '5 olay 2 ayrı dosya' sıradan bir cinayet gibi görünen olay aslında yüksek makamlara kadar uzanan sır perdesi... •Kitabımız 1966 da geçen nostaljik bir yolculuk adeta. Yazarımız kitabı yazarken ciddi bir emek vermiş olmalı geçmiş tarihte geçen bir roman olduğu için yaptığı derin araştırmaları romanımızda görebilirsiniz. Mesela ilk türkiye güzelinin Feriha Tevfik olduğu Nazende Sevgilim, Çayır Çimen Geze Geze ve daha nice şarkının 60'lara ait olduğunu biliyormuydunuz? [Çaktırmayın bende bilmiyordum Camlı Teras 'ta okuyunca çok şaşırdım doğrusu:)] 1966'ya yaptığım bu soluksuz ve heycan verici yolculuğa bayıldım. Camlı Teras bende 60'lı yıllara merak uyandırdı. Modasından,şarkısına şarkısından yiyeceklerine...•°•°•°•°•°• •Yazarımız Sevgili Serap Tiryaki 'nin ilk eseri olduğu için bence beklenen performansın üzerinde bir romandı. Kitabımızı devam kitabı olacakmış lakin akışı karakter analizleri o kadar yerli yerindeydi ki olur ya bazı ilk kitaplar biraz daha yazılmak
Camlı TerasSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202472 okunma