8/10
·372 syf.··
2026 25. kitabı
AĞAÇ İNCİR KUŞU . " Çünkü... Bazen gitmek zorunda kalırsın... Geri dönebilmek için... " . Sevgili @caramigo kaleminden #camlıteras serüveni devam ediyor. " Aşk masalıyla uyuyanlar gönül yarası ile açarlar gözlerini... " diyerek Ali'ye iletmişti Sofia'nın veda mektubunu Flora. Yıkılmıştı Ali. Evden çıkan zümrüt gözlüsü, gece eve dönmemişti. Komiser Kürşad ile onu bulacak olan da kendisiydi.Canı sıkkın olduğunda av çiftliğine gittiğini bilen Ali, hedefini göstermişti. Fakat, oraya vardıklarında, Yadigar'ı uçurum kenarında yalnız bulup, birde çalılara takılmış, Sofia'sına armağanı ipek şalı görünce delirmişti adeta. Sonrası ise kendini toparlayamayan, yıkılmış bir Ali. Kürşad ise, Ayla'nın peşinden önce Almanya sonra Avusturya sınırına kamp yerine sürüklenmişti. Ve bir kamp gecesi yaşadığı aydınlanma ile artık kendini bulma vaktinin geldiğini anladı. Yalnızca evine dönmeyecek; İstanbul'a köklerine, acılarına, eksiklerine, kendine dönecekti. İstanbul'a dönerken okuduğu habere karşılık ise babasının kötü haberini beklerken, evlendiğini öğrenmesi Kürşad Komiseri şok etmişti. Eleni, Atina'da görmüştü onu. İşte yine peşindeydi. Hala eldiven takıyor ve uğursuz sesiyle ona sesleniyordu. Igor, İstiklal'de onu kaçıran adam. Onu bulmuştu. Kürşad'ın dönmesi ve Çatalca Emniyetinden Komiser Aydın'ın da görevlendirilmesiyle yarım kalmış dosyayı tamamlamaya karar vermişlerdi. Kimdi bu kirli işlerin arkasındaki? Dış bağlantıları olan güçlü biri. Hem Türkiye'de hem yurt dışında çok etkili... Onlara yaklaşan herkes ya susturuluyor ya da sonsuza dek kayboluyordu. Halit Ataman'ın zehirlenerek öldürülmesinin ardındaki gerçekte bu kişilerdi. Podima'daki deliller ve Kalina'daki evraklar ile zinciri tamamlamışlardı. Peki şimdi ne olacaktı? Eski İstanbul eşliğinde, aşkın merkezde olduğu
Ağaç İncir KuşuSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202538 okunma
9/10
·464 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 22:14
"Gözleriyle dinlesinler, derileriyle görsünler, kulakları ile hissetsinler çünkü hayat hepimize konuşur ve sadece dinlemeyi, görmeyi, hissetmeyi bilmemiz ve hissetmemiz gerek." Meksikalı yazar Sofia Segovia'nın kaleminden çıkan Arıların Uğultusu büyülü gerçeklik okumayı sevenler için küçük bir hazine. Reja dadı, bir ailenin üç kuşak dadısı, son kuşakta sallanan sandalyesinden hiç kalkmadan ve konuşmadan hayatını yaşamaya devam eder. Bir gün Reja dadı doğaya kulak vererek yerinden kalkar ve arılarla örtülmüş bir bebeği ormanda bulur ve eve getirir. Küçük Simonopio, bu aile birlikte büyümeye başlar, tabii arıları da... Simonopio eve geldikten yıllar sonra Küçük Fransisco doğar ve onu koruma ve abilik görevini üstlenir. Simonopio, olacakları önceden fark eden, arılarının uğultusunu dinleyen, masallara göre yaşamının yolunu ön görmeye çalışan tuhaf ama bir o kadar da insanı sarıp sarmalayan bir karakter. Hikayenin içerisinde toprak reformu, devrim ve isyanlardan da bahsedilmiş. Büyülü gerçeklik ile süslenen kitap, gerçekleri de beraberinde harmanlamayı başarmış. Kitap kapağındaki portakal ve portakal çiçeklerinin de bir anlamı var elbet... Kitabın finaline doğru Simonopio'nun hayatındaki en büyük fedakarlığı ne olacak? Bu fedakarlık işe yarayacak mı? Beğendim.
Edebiyat
Arıların UğultusuSofia Segovia · İthaki Yayınları · 085 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
O meşhur Zodyak Akademi buymuş demek
5/10
·432 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 21:49
Bu seriyi sosyal medyada yüzlerce kere gördüm. Her gördüğümde daha da merak ettim. Bu kadar uzun ne anlatmışlar? Burçlarla ilgili bir seri nasıl olabilir? Aldığı övgüleri hak ediyor mu? Neyse ki Olimpos olaya el attı ve ben de hemen damladım. Seriyle ilgili hiçbir şey bilmiyordum başta ama çok uzun olduğu için ciddi bir seri olduğunu düşünüyordum. Sonrasında birkaç inceleme okudum ve bakış açım değişti. Öyle olumsuz incelemeler okudum ki dünyanın en berbat kitaplarından birini okuyacağımı düşündüm ama şaşırtıcı şekilde o kadar da berbat bulmadım ben kitabı. Hakkında olumlu düşüncelerim de var olumsuz düşüncelerim de. Olumsuz düşüncelerim ağır basıyor ama, onu söylemiş olayım şimdiden. Anlatım dilinden başlayalım. Çok kolay okunan, hızlı akan bir kitap. Beni içine çektiğini de söylemem gerek. Okumak için oturuyordum ve bir bakmışım elli-yetmiş sayfa kadar okuyuvermiş, halbuki ben yavaş okuyan biriyimdir. Kitap beni aldı götürdü yani. Ama diyemem ki kitabın dili güzel... Çok basitti ve sanatsal değildi kesinlikle, günümüz konuşma dilinde yazılmıştı. Çerezlik yani, oku geç. Ana karakterler Darcy ve Tory isimlerinde ikiz kız kardeşler. Bölümleri onların ağzından okuyoruz ve her bölümde anlatıcı değişiyor. İkizleri, farklı kişiliklere sahip olmalarına rağmen, ayırt etmek çok zordu gerçekten. Pek çok kez Tory'i okurken Darcy'i, Darcy'i okurken de Tory'i okuduğumu zannettim. Bazı hareketleri ve sözleri ile kim olduklarını belli ediyorlardı ama düşünceleri neredeyse tamamen aynıydı. Karakterler değiştiğinde anlatımın da az çok değişmesi gerekir diye düşünüyorum ben. Diyaloglar da... Bazen gerçekten berbatlardı, bazen o kadar da kötü değillerdi ama hiçbir zaman bayıldığım bir diyalog olmadı. Karakterler ergen sonuçta, ne kadar iyi bir şey bekleyebiliriz ki? Pekiii...
UyanışSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2025348 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 16. kitabı
AÇLIK ATEŞİ KARGA KIZ SERİSİ II.KİTAP ERİK AXL SUND 360 SAYFA Karga Kız'ın Açlık Ateşiyle Yüzleşmeye Hazır Mısınız? GEÇMİŞ, İNSANIN PEŞİNİ ASLA BIRAKMAZ. Maceramız kaldığı yerden devam ediyor, üstelik daha da karmaşık bir hal alarak. Seri çocuk cinayetleri dosyası çözülememiş, katile bir adım bile yaklaşamamıştır Dedektif Jeannette Kihlberg. Fakat bu cinayetleri çözmek için yapılan araştırmalar bazı gerçekleri de ortaya çıkarmıştır. Çocuk istismarcıları, pedofiller, ensest suçlarla bağlantısı olan pek çok (son yıllarda dehşetle takip ettiğimiz o iğrenç adada yaşananlara benzer olaylar) isim gün yüzüne çıkmıştır. Gizemli katilimiz yine iş başındadır ve bu kez bu çirkin suçlara bulaşan isimler tek tek öldürülmeye başlar. Elbette yine katile ulaşmayı sağlayacak bir delil yoktur ortada. Çocuk cinayetlerinden el çektirilen Jeannette, bu yeni cinayetleri araştırmaya başlasa da el altından eski dosyası içinde araştırma yapmaya devam etmektedir. Her iki dosyanın da ucu Victoria Bergmam'a dayanıyor görünmektedir ama ortada büyük bir sorun vardır. Victoria'ya ya dair hiç bir somut kayda ulaşılamamaktadır. Sanki hiç yaşamamıştır Victoria. Oysa polise araştırmalarında destek olan psikolog Sofia Zeeterlund'in danışanıdır ve onlarca terapi seansları vardır doktorun ve hastasının. Cinayetler ve çözüme ulaşma çabaları sürerken bir yandan da Victoria'nın geçmişine, yaşadıklarına tanıklık ettik kitap boyunca. Yıllarca süren tacizler, tecavüzler (üstelik bu hayatta en güvenmesi gereken insanlar tarafından ona yaşatılanlar) , dışlanmalar ve şahit olduğu nice acı olay. Bir çocuğun ruhunun, bedeninin nasıl acımasızca paramparça edilişini okumak hayli zor ve yıpratıcı. ilk kitaba göre biraz daha durağan bir hikayeydi. Karakter sayısı arttı kitap boyunca ve ister istemez biraz
Açlık AteşiErik Axl Sund · Pegasus Yayınları · 2018156 okunma
7/10
·365 syf.··
2026 31. kitabı
Kings of Ruin adlı serinin ikinci kitabı ilk kitabı okumadım ama tekte okunabilir . Mafya kitabı fakat baş erkek karakter mafya tiplemelerinden farklıydı . Genel hali korkuları stresli halleri falan çok gerçekçiydi ve o açıdan süperdi puanın düşük kalma sebebi aşkı çok hissedemedim . Alessandro neredeyse 40 yaşında güçlü bir mafya ailesinde akraba gibi diyim . İşin aslı mafya babasının kızının üvey kardeşi adam kızını bulunca Alessandro evlatlık gibi kabul edilmiş . Evde bir tane daha evlatlık adam var ama ona çok iltimas geçilip has oğlan varis muamelesi görüyor . bunlar devasa bir şatoda bölümlerde yaşıyorlar Alessandro ilk kitapta anlatılan bir ailenin kızı ile evlenecek . Ve o gün bunlar gelinin ailesini pusuda öldürmeyi planlıyorlar . Alessandro dehşet ilginç bir karakter fazla konuşmayan duygusal kopukluğu olan o ortamda hayatta kalmaya çalışan bir kişilik . Ama yeri geldiğinde her tür cinayeti görevi yapıyor yani . Evleneceği Sofia'nın halleri ayrı iyiydi kız atlet ilk tanışmaları çok komikti mesela . Düğün sırasında arbede çıkınca adam kızı kaçırıp kendi bölümünde odasına kapatıyor . Bu sırada öldürmeyi planladıkları kızın ailesi kaçıyor ama bunların kıymetli varisleri manyak ağır yaralanıyor . Bundan sonrasında karı kocanın enteresan şekilde yakınlaşma halleri güç savaşları bazı dramlar ihanetler .
Hollow DeceptionMia Garvey · Independently published · 01 okunma
Puan vermedi·288 syf.·
2026 15. kitabı
Sıcak Süt’ü sevip sevmediğimden emin değilim; ama farklı bir bakış açısı kazandıran bir kitap oldu. İsim, anlatım ve hikâyenin birbirini tamamlaması beni her zaman etkiler; burada da hakkını teslim etmem gerekiyor. “Süt” kelimesi anne-çocuk arasındaki kimsenin giremeyeceği o temel bağı çağrıştırıyor. “Sıcak” ise bende çocukken oynadığımız yakın-uzak oyununu hatırlatıyor. Bir yandan da sıcak süt belirli bir noktadan sonra can yakıcıdır; içilemez hâle gelir, hatta işkenceye dönüşebilir. Romanda anlatılan anne-kız arasındaki kopamayan bağın, besleyen değil yakan bir hâle dönüşmesi… Ayrılamayan ama sağlıklı da olmayan bir yakınlık. Benim zihnimde kitap adıyla hikâye bu noktada birleşti. Erken yaşta ayrılan ebeveynler ve çocuğun anneye bakıcı rolüne kayması, bunun yarattığı sıkışmışlık ama aynı zamanda o sıkışmışlığa bağımlı hâle gelme… Hayattan kopukluk, kendi hayatını kuramama ama yine de o bağdan vazgeçememe… Bunlar daha önce bu açıdan düşünmediğim, sivri ama gerçek noktalar oldu benim için. Kitabın bir yerinde Sofia babasını eleştirirken otomatik bir ahlaki yargı kuruyor: “Kendi çıkarlarına ters bir şey yapmaz.” Babasının partnerinden gelen çok basit ama sarsıcı cevap ise şu: “Neden yapsın ki?” Bu sahne beni özellikle durdurdu. Çünkü kitap boyunca gördüğümüz şey annesine bağımlı bir hayat, kendi sınırlarını kuramama ve pasif kalma hâli; ama bunun “zorunluluk” gibi yaşanması. Bence Sofia için kırılma anlarından biri bu küçük diyalog. Sofia’nın zihninde “iyi insan = kendine rağmen davranan insan” gibi yerleşmiş bir şema var. Karşısındaki ise bunu sorguluyor: İnsanlar çoğu zaman çıkarlarıyla uyumlu davranır ve bu oldukça doğaldır. Ama Sofia için değil. O noktada ister istemez şu sorular ortaya çıkıyor: Kendi çıkarlarımı gözeterek ne yaptım? Kendi hayatım için
Sıcak SütDeborah Levy · Everest Yayınları · 2025147 okunma