Karınca Yuvası
Puan vermedi·92 syf.··
2025 41. kitabı
Merhabaa Bugün sizlere yine en sevdiğim yazarlardan olan esra pınar 'ın kaleminden #karincayuvası adlı eseri ile geldim. En sevdiğim yazar diyorum evet. Çünkü kalemi o kadar güçlü ki ne yazsa okurum dediğim cinsten. Kısacık bir kitap ne kadar içinize işleyebilir ? Asıl soru ise ; anne nedir ? Bir anne (!) ve bir baba'nın (!) iki genç kızı. Olga ve Sofia. Çocuğuna düşman bir anne olabilir mi ? Olmuştu işte. Olga, annesinin düşmanıydı. Sofia ise kardeşinin koruyucu meleği. Baba mı ? Varlığı ile yokluğu bir insanlardan. Peki her şey nasıl başlamıştı ? Güzel giden bir evlilik nasıl sarpa sarmıştı ? Kısacık bir roman. Keşke daha uzun olsaydı da biraz daha okuyabilseydim dediğim bir eser. Bittikten sonra kendimi bir boşlukta bulmadım değil. Sorguladım. Okurken sanki kitabın ana karakteri gibi hissediyorsunuz. Rus klasiği tarzında, acı, hüzün, keder dolu bir eser okumak isterseniz kesinlikle çok güzel bir tavsiye.
Karınca YuvasıEsra Pınar · 40 Kitap Yayınevi · 20258 okunma
Tek Bildiği Hayatta Kalmak Olanlara
Puan vermedi·288 syf.··
2025 126. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2025 19:09
Kitapta ilk dikkatimi çeken şey seçtiği renk oldu. Neden mor? Mor, Yunan mitolojisinde Hermes ve Afrodit gibi tanrıçalarla karşımıza çıkıyor. Çift cinsiyet sendromunu karşılıyor. Hırçın erkeğin rengi kırmızının, uysal kadının rengi mavinin tek bedende birleşimi moru oluşturur. Mor rengine getirilen bir diğer yaklaşım ise kadın hareketleri açısından morun hak eşitliğini simgelemesi. Tarihçeye baktığımızda da temeli 19. yy'ın ortalarına Süfrajet hareketine dayanıyor. "Sevgili Tanrım, 14 yaşındayım. Ben hep iyi bir kız oldum. Belki bana bir işaret gönderirsin bu başıma gelenler nedir?" Celie'nin sözleri bunlar. 14 yaşında bir çocuğun sindirilmesi, tecavüze uğraması, doğurduğu çocukların kendisinden alınmasının hikayesini okuyorsunuz. Gerçekten sadece bu kadar mı? Maalesef değil. Küçük kızımız kendi deyimiyle sesli söylemeye bile cesaret edemediklerini Tanrıya sadece yazarak söylerken arka planda siyahilerin uğradığı zulüm, sömürgecilik, misyoner hareketleri, kölelik, şiddet gibi unsurların tarihini görüyoruz. İlk başta "Ben nasıl savaşılır bilmiyorum. Tek bildiğim hayatta kalmak." Diyen Celie'nin zamanla değişip dönüştüğünü, kendi ayaklarının üstünde durmayı öğrendiğini, erkek hegemonyası içinde kendi renklerini nasıl bulduğunu aşama aşama okuyoruz. İlk kısımlar duygusal olarak çok zor olsa da kitabın ilerleyiş şekli o kadar gerçeğe uygundu ki çok sevdim. Susturulmaya alıştığın, her türlü istismarı yaşadığın bir toplumda bir anda değişemezsin. Değişmek sancılı ve acılı bir süreçtir. Bu kitapta bunu iliklerime kadar hissettim. Kitapta sevdiğim bir diğer nokta kadınların çeşitliliği. Sadece hayatına devam etmeye çalışan bunu yolu olarak susmayı gören Celie, hırslı ve azimli küçük kardeşi Nettie, tüm tabuların dışına çıkarak kendi istediği hayatı yaşayan Shug ve kocası
1000Kitap
Renklerden MoruAlice Walker · Doğan Yayınları · 20191,076 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·288 syf.··
2025 98. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 11:55
Antropoloji doktorasını yarıda bırakıp annesiyle İspanya’ya giden Sofia’nın hikâyesi anlatılıyor. Sofia, hayatını tamamen annesine adarken, kendini yabancılardan ve kendi yaşamından uzaklaşmış buluyor. Annesinin hastalığını çözmeye çalışan Doktor Gómez ve yanındaki Hemşire gibi karakterlerle karşılaşması, onu hem fiziksel hem de duygusal bir yolculuğa sürüklüyor. Bu süreçte annesine duyduğu bağlılık, kendi kimliğini keşfetme arzusu ve hayatla hesaplaşması iç içe geçiyor. Levy, romanında hayal gücü, şiirsellik, mizah ve sembollerle örülü bir dil kullanıyor. Kadın-erkek ilişkileri, cinsellik, öfke, modernite, anne-kız bağı ve bireysel özgürlük arayışı romanın merkezini oluşturuyor. Kadınların yaşadığı kimlik çatışmalarını, annelik ve kızlık rollerini, modern dünyada aidiyet arayışını güçlü biçimde işliyor. Edebiyatın şiirselliğini sevenler için güçlü bir okuma deneyimi sunuyor. Ben sevdim.
Sıcak SütDeborah Levy · Everest Yayınları · 2025147 okunma
8/10
·132 syf.··
2025 47. kitabı
GİDENDEN KALAN YAZAR: OKAN TURHAN YAYINEVİ: LMN YAYINEVİ SAYFA SAYISI: 132 PUANIM: 10/8 Merhabalar.... Bugün #gidendenkalan kitabı ile geldim. Yazardan ve yayınevinden okuduğum ilk kitap oldu benim için. Yalintbir dilde yazılmış bir çırpıda bitecek güzel bir kitap . Gelelim kitabın konusuna; Garsonluk yapan ama tek bir işte uzun sürede kalamayan, hayatına sürekli farklı kadınlar alan Ferit bir gün hiç beklemediği şekilde bir şey yaşar. Çalıştığı yere gelen Sofia'yı görmesi ile kendisini daha fazla sorgulamaya başlar. Sofia ise Ferit' in tam tersi bir karakterdedir. Bu durum Ferit'i etkiler ve Sofia ile görüşmeleri daha da sıkılaşır. Peki sizce Ferit bu hallerini bırakacak mı? Sofia ile Ferit'in arasında neler olacak ?
Gidenden KalanOkan Turhan · Liman Yayınevi · 202518 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
Beğendi
·
2025 118. kitabı
18. yüzyılın sonunda Havana’dan başlayıp Karayipler’e uzanan bu roman devrim ideallerinin sömürgelerde nasıl bambaşka bir biçim aldığını gösteriyor. Carpentier, özgürlük ve eşitlik gibi kavramların herkes için aynı anlama gelmediğini, çoğu zaman şiddet ve baskıyla iç içe geçtiğini vuruluyor bu tarihi gerçeklere dayanan eserinde. Romanı Victor, Sofia ve Esteban’ın serüvenleri üzerinden okumak mümkün; çünkü her biri Aydınlanma’nın farklı bir yüzünü ve insana dair farklı bir kimliği temsil ediyor. Karakterler arasında en çarpıcı isim kuşkusuz Victor Hugues. Çünkü o yalnızca romanın kurgusal evreninde var olan bir figür değil gerçekten yaşamış bir tarihsel kişilik. Fransız Devrimi’nin özgürlük ve eşitlik ideallerini Karayipler’e taşıyan bu adam, zamanla öyle bir güç zehirlenmesine kapılıyor ki, sonunda adeta bir insandan çok giyotini andıran bir figüre dönüşüyor; umut taşımak yerine keskin ve acımasız bir yok edişi simgeliyor. Victor’un varlığı romanı yalnızca tarihsel bir anlatı olmaktan çıkarıyor; güç ve iktidar üzerine evrensel bir sorgulamaya dönüştürüyor. Onun hikâyesi, hem devrimin karanlık yüzünü hem de iktidarın zehirleyici cazibesine kapılan tüm liderlerin kişiliğine tutulmuş bir ayna gibi okunuyor. Bu yüzden Carpentier’in romanında Victor, tarihe olduğu kadar bugüne de seslenen en güçlü karakterlerden biri hâline geliyor. Esteban’ın hayallerle başlayan yolculuğu, idealizmin gerçeklerle çarpıştığında nasıl sarsıldığını gösteriyor. Sofía, sessizliği ve gözlemciliğiyle insani değerleri koruyarak ayakta kalmayı başaran tarafı temsil ediyor. Carpentier, Fransız İhtilali ile başlayan Aydınlanma’nın yalnızca Avrupa’ya özgü bir düşünce olmadığını; Latin Amerika’dan Karayipler’e kadar sancılı, kanlı ve bambaşka biçimlerde yaşandığını gösteriyor. Romandaki
1000Kitap
Aydınlanma ÇağıAlejo Carpentier · Sia Kitap · 202518 okunma
6/10
·260 syf.··
2025 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 01:22
Sofia Coppola’nın yönettiği 99 yapımı The Virgin Suicides filmini izledikten sonra kafamda bazı şeyleri tam olarak oturtamamıştım. Bu yüzden Jeffrey Eugenides’in kaleme aldığı Bakir İntiharlar’ı da okumaya karar verdim. Kitabın hemen başında aynı evde yaşayan değişik yaşlarda 5 kız kardeşin, bir sene içerisinde intihar ettiğini öğreniyoruz. Mahallenin onlara vurulmuş gençlerinin gözünden bu olayın arkasında yatan nedenlerin peşine düşüyoruz. Burada yazar olayları seneler sonra, o gençlerden birinin büyüyüp yetişkin olduğu dönemden geçmişe dönerek bize anlatmayı tercih etmiş. Bir röntgenci gibi, meraklı bir yan komşu gibi sürekli o evin ve kızların etrafında dolanıyoruz ama sadece bir kaç defa evin içine girebiliyoruz. Kızları aslında hep başkalarının gözüyle tanımaya çalışıyoruz. Bu dolaylı anlatım tarzı kitapta sevdiğim kısım oldu. Fakat yazar bize olayları aktarırken bence çok dağılıyor. Kızların yaşantısının arka planında o dönemde toplumda yaşanan değişimleri de bize gösteriyor. Yani katmanlı bir yapısı var ama bu dağınık anlatım benim hoşuma gitmedi, konudan koptuğu yerlerde ben de kitaptan koptum ve biraz sıkıldım açıkçası. Bu yazarın imzası mı yoksa yazdığı ilk kitap olmasından mı kaynaklı bilmiyorum. Ünlü Middlesex romanını da okuduktan sonra üslubu hakkında daha net bir fikrim olacaktır. Ve asıl kitaba başlamama sebep olan, cevabını aradığım “Neden?” sorusu. Neden bu kızlar yaşamlarına son vermeye karar verdiler? İşte bu sorunun cevabı benim için hala çok net değil. Evet birkaç açıklama var ama bu açıklamaları benim karakterim bir türlü kabul edemedi sanırım.
Bakir İntiharlarJeffrey Eugenides · Domingo Yayınları · 20161,423 okunma