" sofra bezi" denilen örtü yere serilir, üzerine 'sofra altı' denilen kasnak veya dört ayaklı ve açılıp kapanabilen atlık kurulur. Sofra bezi veya sofra altlığının üstüne sini konulur. Bağdaş kurularak veya diz çökülerek oturulur sofraya. Bu şekilde oturulduğunda mide katlandığından sofradan daha az yiyerek kalkılır. Oysa masada veya ayakta yemek, doyma hissini azaltır.
Ne zaman ocağımız fazla yansa annem hemen üstüne kül atıyor. "Askerlerimiz cephede soğuktalar," diyor. Ne zaman sofraya otursak "Askerlerimizin yiyecek ekmeği yok," diyor, sofradan doymadan kalkıyor. Ayağıma çarığımı her giydiğimde "Ah, askerlerimizin çarığı bile yok doğru düzgün," diyor.
Ne zaman ocağımız fazla yansa annem hemen üstüne kül atıyor. "Askerlerimiz cephede soğuktalar," diyor. Ne zaman sofraya otursak "Askerlerimizin yiyecek ekmeği yok," diyor, sofradan doymadan kalkıyor. Ayağıma çarığımı her giydiğimde "Ah, askerlerimizin çarığı bile yok doğru düzgün," diyor.
Nebiyy-i Zîşan'ın (A.S.M.) Makam-ı Mahmud'u İlahî bir maide ve Rabbanî bir sofra hükmündedir. Evet tevzi' edilen lütuflar, feyizler, nimetler o sofradan akıyor. Resul-i Zîşan'a (A.S.M.) okunan salavat-ı şerife, o sofraya edilen davete icabettir.
Ve keza salavat-ı şerifeyi getiren adam Zât-ı Peygamberîyi (A.S.M.) bir sıfatla tavsif ettiği zaman, o sıfatın nereye taalluk ettiğini düşünsün ki, tekrar be tekrar salavat getirmeye müşevviki olsun.
Mesnevi-i Nuriye - 88
Ne zaman ocağımız fazla yansa annem hemen üstüne kül atıyor."Askerlerimiz cephede soğuktalar," diyor.Ne zaman sofraya otursak "Askerlerimizin yiyecek ekmeği yok,"diyor, sofradan doymadan kalkıyor.Ayağıma çarığımı her giydiğimde "Ah, askerlerimizin çarığı bile yok doğru düzgün," diyor. Annem "Onlar cephede savaşıyorlar, biz burada."