5/10
·272 syf.··
2026 59. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 07:54
Orhan Veli’nin tüm şiirlerini tek bir nefeste, bir oturuşta tükettim. Kitabı kapatıp geriye dönüp baktığımda, beni bütünüyle sarsan veya 'işte bu inanılmaz bir şaheser' dedirten tek bir şiir öne çıkmadı. Bu kesinlikle şiirlerin kötü veya niteliksiz olduğu anlamına gelmiyor; aksine Garip akımının o kendine has, iddasız ve süssüz yalınlığının bir sonucu. Karşımda kötü bir külliyat değil, fazlalıklardan arınmış, her şeyi olduğu gibi söyleyen, alabildiğine sade ve minimalist bir dünya vardı.
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Ephesus Yayınları · 202131,4bin okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2026 38. kitabı
BUZLU ORALET - PINAR PARS Pınar Pars kalemiyle Lale Sokak No:1 kitabında tanışmıştım ve aşırı sevmiştim. Kalemini çok sevince Buzlu Oralet’i de okumak istedim. Buzlu Oralet’i de o kadar beğendim ki anlatamam. Emekli bir asker olan babası ve aşırı kuralcı bir annenin büyük çocuğu olan Nesrin karakterinin yaşadıklarını okuyoruz bu kitapta. Nesrin aslında o kadar hayattan bir karakter ki belki de bu yüzden beni bu kadar etkiledi. Kardeşinin gölgesinde kalmış, ne yapsa suç olan, evdeki iyi kötü her şeyden sorumlu olan, kararlarına asla saygı gösterilmeyen, içine kapanık biri. Böyle dediğime bakmayın ama! Nesrin o kadar güçlü bir kadın ki yaşadıklarını okurken çok duygulandım. Ayrıca kendisi sanatçı olmak istiyor ve bu ailede bunun da pek mümkün olmadığını anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Hikâye genel olarak Nesrin’in etrafında dönse de başka karakterlerin de yaşamlarına odaklanılmış. Hande’nin neşeli bir karakteri var ve bence Nesrin’i bu anlamda tamamlıyor diyebilirim. Ayrıca Mahir karakteri de çok gizemli ve kitapta merak uyandıran bir konumdaydı. Nesrin’in resimle ilgilenmesi çok güzeldi, onun karakterinin bir parçasıydı aslında resim yapmak. Ruhuna iyi geliyordu. Keşke ailesi de onu anlayabilseydi… Sergi için yaşadığı süreç de bence çok güzel bir bekleyişti. Yani Nesrin öyle bir karakterdi ki sanki yaşadığı her güzel şeyi en çok hak eden oymuş gibiydi. O güzel şeyler yaşadıkça ben mutlu oldum. Bir kız kardeşim gibi gördüm onu. Hayatı elinden alınan ve etrafında hayatı elinden almaya çalışan kişilerin olduğu insanlar en başta okumalı bu kitabı. Bu tarz durumlarda güçlü durmak çok önemli. İnsanın kendi hayatına sahip çıkması çok önemli. Sanırım kitap boyunca en nefret ettiğim karakterler Nesrin annesi ve babası oldu. Bir de kardeşi Sezin. Her bir karaktere ayrı yoğun
Buzlu OraletPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 202616 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi
Türk edebiyatının en zarif ve en derin kalemlerinden biri olan Ahmet Hamdi Tanpınar, yalnızca romanlarıyla değil, öyküleriyle de insan ruhunun karanlık ve aydınlık koridorlarında dolaşan bir yazardır. Şair, romancı, denemeci ve edebiyat tarihçisi kimliklerini aynı potada eriten Tanpınar; Doğu ile Batı, geçmiş ile gelecek, rüya ile gerçek arasında sıkışan insanı anlatmayı hayatı boyunca sürdürmüştür. Onun eserlerinde zaman yalnızca akan bir olgu değil, insanın hafızasında katmanlaşan canlı bir tecrübedir. 1943 yılında yayımlanan Abdullah Efendi'nin Rüyaları da bu sanat anlayışının en dikkat çekici örneklerinden biridir. Tanpınar'ın öykü anlayışı, gündelik hayatı olduğu gibi aktarmaktan çok onu sanatın dönüştürücü gücüyle yeniden kurmaya dayanır. Nitekim ona göre öykü, hayatı güzelleştirmek için vardır. Bu yüzden rüya, masal, korku, sezgi ve hatta bazen gerçek dışı görünen unsurlar, onun metinlerinde hayatın sıradanlığını aşan estetik araçlara dönüşür. Kitabın merkezindeki Abdullah Efendi, Tanpınar'ın sıkça karşımıza çıkan kahramanlarından biridir: Hayatın akışından memnun olmayan, kendisini bir boşlukta hisseden, gerçeklikle hayal arasında gidip gelen bir insan. Onun gördüğü rüyalar yalnızca bilinçaltının görüntüleri değil; kaçışın, arayışın ve tamamlanma isteğinin sembolleridir. Bu yönüyle eser, bir olay örgüsünden çok bir ruh hâlinin hikâyesi olarak okunabilir. Eleştirmenlerin de dikkat çektiği üzere Tanpınar'ın sanatında eşya ve olaylar sisli bir atmosfer içinden görünür. Bir sokak, bir pencere, bir masa ya da gece vakti karşılaşılan bir yüz; sıradan anlamlarını aşarak insan ruhunun derinliklerine açılan kapılara dönüşür. Bu nedenle Tanpınar okurken her sembolü çözmeye çalışmaktan çok, metnin bıraktığı izleri takip etmek gerekir. Çünkü onun dünyasında anlam kadar
Abdullah Efendi'nin RüyalarıAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202484 okunma
Kitabı yazdığı dille bir cümle yazmak isterdim :)
9/10
·342 syf.··
2026 206. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:27
Erotizmin en doruk noktalarını ve insanların açık açık konuşmaktan korktuğu her noktayı ustalıkla kaleme almış. Kendisinin de bahsettiği gibi şeytancasına içten biri.. Bütün bunlar elbette ağıza alınmaza dair simgesel konuşmalar ve cinsellik insan doğasında olmayan bir şey değil. Bu kadar sansür gerektirecek metinler olmasa - tüm alıntılarımı filtreleyerek paylaştım - muhtemelen dünyanın sayılı yazarları arasında yerini alırdı ki kendine yarattığı tarzıyla - biyografi, mistisizm ve felsefe - okurların dünyasında zaten yine de sayılı yazarlardan biri. Ne taraftan baktığınıza bağlı :) Bugüne kadar yengeç dönencesi ve oğlak dönencesi olmak üzere iki kitabını okudum ve hayatının belirli kısımlarını onunla birlikte yaşamış oldum. Anne karnından itibaren çocukluk ve yetişkinlik dönemine kadar en ince en sapkın duygularına şahit oldum. Yaşadığı mistik anlarda onunla birlikte farklı dünyalara girdim. Yeri geldi aynı felsefi görüşü paylaştım. Annesi tarafından sevilmemesi, yaşadığı yerin aptal insanları arasında sırıtışı hepsine şahidim. O sevilmediğinde ben de sevilmedim. Onunla birlikte küfredip insanlara tükürdüm. Bu serseri ve kaçık abimizin herkese hitap etmediği açık. Ama meraklısını fazlasıyla besleyen, yer yer de eğlendiren bir tarafı var. Benim için etkisi oldukça büyük oldu. Ama fazla erotizmden rahatsız olacaklar için… evet, pek uygun bir yatırım değil. Çeviri kısmına da değinmek gerekir. Avi Pardo dışında bir çevirmenin işinden bu kadar keyif alacağımı pek düşünmezdim. Sokak dilini oldukça iyi yansıtmış. Bazı çevirmenler vardır; kitabı değil, çevirmeni seçtirir. Bu da onlardan biri. Henry Miller ile tanışmamı sağladığı için ayrıca teşekkür borçluyum.
Oğlak DönencesiHenry Miller · Siren Yayınları · 2014741 okunma
Umut ve Kendini Bulma Hikâyesi: Uyanan Güzel
Puan vermedi·192 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 13:19
Jale Sancak'ın Uyanan Güzel romanı, bireysel mutluluk arayışını toplumsal sorunlarla birleştiren, umut duygusunu merkezine alan etkileyici bir eserdir. Romanın başkahramanı Vahide, hayatını terzilik yaparak sürdüren, geçmişin yükleriyle yaşayan bir kadındır. Uzun yıllar boyunca kendi isteklerini geri plana atan Vahide'nin yaşamı, sokak müzisyeni Adrian ile tanışmasıyla farklı bir yöne evrilir. Eser yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmaz; aynı zamanda kentleşme, çevre tahribatı, toplumsal baskılar ve kadınların bireyleşme mücadelesi gibi konulara da değinir. Yazar, özellikle kadınların ataerkil toplum içinde yaşadığı görünmez baskıları ve kendilerini gerçekleştirme çabalarını başarılı bir şekilde işler. Vahide'nin yaşadığı dönüşüm, romanın temel eksenini oluşturur. Jale Sancak'ın dili sade ve akıcıdır. Karakterler günlük yaşamdan izler taşıdığı için okurun onlarla bağ kurması kolaylaşır. Roman boyunca umutsuzluk ve karamsarlık yerine sevgi, dayanışma ve değişim inancı öne çıkar. Bu yönüyle eser, okura hem düşündüren hem de moral veren bir okuma deneyimi sunar. Romanın en güçlü yanı, toplumsal eleştiriyi didaktikleşmeden verebilmesidir. Kadınların kendilerini keşfetme ve özgürleşme süreçleri doğal bir kurgu içinde aktarılır. Ancak bazı okurlar için toplumsal mesajların zaman zaman hikâyenin önüne geçtiği düşünülebilir. Sonuç olarak Uyanan Güzel, kadınların kendilik arayışını, sevginin dönüştürücü gücünü ve daha yaşanabilir bir dünya özlemini anlatan başarılı bir romandır. Toplumsal duyarlılığı yüksek, karakter odaklı ve umut veren romanlardan hoşlanan okurlar için tavsiye edilebilecek bir eserdir. Uyanan Güzel Jale Sancak
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 2026166 okunma
Sait Faik Neden Eşsizdir
10/10
·123 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 05:08
Yüz sene öncesi insanlarının hayatları ve Yüz sene öncesinin İstanbulu ve Adapazarı. Yazar en alt kademedeki insanların hayatlarını bize olduğu gibi , kompleksi, samimi , düz anlatıyor. Hiç bir ego, kibir ve bilgi dayatması bulunmuyor. Orhan Pamuğu sevmeme ve Sait Faiği sevme sebebim bu sanki. İçine kapanık bu iki insanın arasındaki fark insanların bozulması mi? Bize ne kadar çok bildiğini dayanmayan bir yazarın hayatı olduğu gibi aktarması ne kadar güzel. Samimi, içten ve dogalsa Orhan Pamuğun Edebiyatı bir o kadar kusturucu. Kitapta yine Istanbulda yaşayan insanları anlatıyor. Muhabirken röportaj yaptığı insanlar,kendisi, sokak çocukları, balıkçılar, Burgazada sakinleri, hayvan sevgisi, insan sevgisi, doğa sevgisi her şey var. 1955 İstanbul Pogromu yani 6-7 Eylül olayları öncesi vefat etmiş olan Sait Faik, bu kitabında da Burgazada Rumlarindan, onların hayatından bahsediyor. Bazen Rumca kelimeler katıyor hikayelerine.
Seçme HikayelerSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,9bin okunma