" Yazık! Kalemini deneyen bir kadın
Ne kadar kibirli bir yaratık sayılır,
Bu hatayı hiçbir erdem gidermez
Kendi cinsimize ve doğamıza karşı geldiğimiz söylenir
İyi terbiye, moda, dans giyim, oyun
Başarmayı arzulayacağımız şeylerdir.
Yazmak, okumak, düşünmek, araştırmak
Güzelliğimizi gölgeler, zamanımızı tüketir
Olgunluğumuzun zaferlerini yarıda keser
Hizmet isteyen bir evin sıkıcı idaresidir
Kimilerince en büyük sanatımız ve yararımız. "
Bir kadının kendine saygılı olmasını her cümlesinde hissettiren bir kitap. Saçma bir akım değil aktarmaya çalıştığı, herkesin hak ettiği 'kendine ait bir oda' hakkını savunuyor sadece. Bunu da en doğal haliyle, yaşamın her anından 'olması gereken eşitlikleri' ya da 'olmayan eşitlikleri' göstererek bize fark ettiriyor. Bir çok kadının hayatından ve kitaplarından giderek farkına varmanızı sağlıyor. Kitabı okuduğumda kendime ait bir odam olduğu için kendimi çok daha fazla şanslı hissettim. Bunun hakkını vermekse bize düşen kısım. Woolf'un okuduğunuz ilk kitabıysa eğer başta ağır gelebilir ama bitirdiğinizde bir kez okumakla yetinmeyeceğinize ve başucu kitaplarınızın arasında yer bulacağına emin olabilirsiniz.