Özer Or

Özer Or
@solomonspear
mühendislik, mimarlık, şehircilik, sosyoloji, tarih, bilim, edebiyat
Mühendis
Lisans
İstanbul
31 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı

Özer Or

, bir kitap okudu
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
Cemal Süreya
7.9/10 · 333 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Çevrecilik” neyimize yetmiyor?
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
“Yarın, gazeteler bunu ‘çevrecilere karşı çıktı’ diye yazacak. Ama ben çevrecinin daniskasıyım. Asıl çevreci benim. Belediye başkanlığımdan beri çevrecilik konusunda neler yaptığımızı özellikle İstanbul’da yaşayanlar çok iyi bilir.” Recep Tayyip Erdoğan Cuma Namazı sonrası otobüs üzerinden cemaate konuşma. 23 Ağustos 2008, Rize-Güneysu Pek çok muteber sıfatı “daniskalık” düzeyinde haiz olduğunu sık sık belirten Erdoğan’ın çevrecilik konusundaki iddiasını diğerlerine göre daha çok önemsiyorum. Sözü ve eylemi arasındaki ilişkinin en çok bu konuda kendini açığa vurduğunu, yalın gerçeği “gönül gözüne” filan ihtiyaç duymadan her bakan için görünür kıldığını düşünüyorum. Neden onun gibi ve onun kadar “çevreci” olamadığımızı sorguluyorum ister istemez. Tüm dünyada vazgeçilmeye çalışılan nükleer santraller Türkiye’de onun iktidarında inşa ediliyor. Dünyanın çöpü ayrıştırılmak, geri dönüştürülmek ve kısmen imha edilmek üzere Türkiye’ye onun iktidarında taşınıyor. Millet olarak bu işlemlerin hiçbirinin usulüne ve hukuka uygun yapılmadığını ancak uluslararası bir skandala yol açtıktan ve İngiliz başbakanı protestoların hedefi haline geldikten sonra öğrenebiliyoruz. Aynı dönemde Hasankeyf 12 bin yıllık tarihiyle Ilısu Barajı’nın sularına gömülüyor. Neredeyse kılcal sayılabilecek derelerine kadar Türkiye’nin akarsularının kapalı kanallara hapsedilmesi, bu su kaynaklarını besleyen havzalar üzerindeki tüm tasarruf haklarının çok uluslu şirketlere (ÇUŞ) devredilmesi onun iktidarında söz konusu olabiliyor. Karadeniz’in ormanlarında taş ocakları açılmasına izin veriliyor, halkın gece gündüz nöbet tuttuğu Kaz Dağı, onun çabalarıyla define arayan korsanlar gibi davranan madencilik şirketlerinin insafına ve vicdanına emanet ediliyor. Tarihin en büyük kazalarının gerçekleşmesi, yüzlerce
Ekoloji
Doğayı, Emeği, Yaşamı KorumakBeyza Üstün · İletişim Yayınları · 20213 okunma
Kişiselleştirilmiş gerçek
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
“Bu konunun siyasetle ilgili değerlendirilmesini son derece yanlış bulduğumuzu dile getirmek istiyorum” diyor sayın bakan. Neyle ilgili veya nasıl değerlendirmemizi arzu ettiğini açıklamıyor. Herhalde hiç değerlendirmemiş olmamızı tercih ederdi. Nasıl olsa o değerlendiriyor. Gerçi onun değerlendirmesi de kendisinin değil, bir başkasının. Hepimizin yerine bir kişi düşünüyor. Bize düşen, değerlendirilmiş veya nasılsa er ya da geç değerlendirilecek olana kafa yormamak, kabullenmek, susmak. Kendi aramızda ne konuşacağız? Hepimizin adına yapılan değerlendirme kamuoyu ile paylaşılana kadar konuşmayacağız. Gerekirse bir saat, bir gün, bir hafta bekleyeceğiz. İlla değerlendirmek zorunda kalıyorsak da siyasetle ilgili hale getirip getirmediğimize dikkat edeceğiz. Deprem, sel, orman yangını, heyelan, maden kazası, besin zehirlenmesi, salgın hastalık, vs. Ne olursa olsun siyasetle ilgili değerlendirmeyeceğiz. Yerimize düşünenler henüz konuyu değerlendirmemişse yanlış algıya kapılmayacağız, çevremizdekilerin yanlış algıya kapılmasına neden olmayacağız. Gözümüzle gördüğümüze, kulağımızla duyduğumuza inanmayacağız. Neden? Doğru algıladığımızdan emin olmamız mümkün değil de ondan. Konu henüz değerlendirilmediyse bekleyeceğiz. Durum yalnız bize özgü değil. Dünyada da böyle ve benzer eğilim giderek yükseliyor. Yetki ve sorumluluk sahibi olanlar her ciddi sorun sonrasında bir süre susup seyrediyor, bir noktada sessizliklerine son verip sahneye çıkarak olayın yanlış algılandığını, yanlış değerlendirildiğini iddia ediyor. Aslında nasıl algılanması ve nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair farklı bir kurgu ilan ediyor. Kendilerinden önce değerlendirme yapanları algı yönetmeye çalışmakla suçluyor. Prof. Dr. Naci Görür, Kanal İstanbul projesiyle ilgili bir toplantıda ömrünü belli
Araştırma-İnceleme
Hakikatin ÖlümüMichiko Kakutani · Doğan Kitap · 201949 okunma
Belgesel hikâye yazarı olarak Emin Karaca
8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
“Araştırmacı yazar” dendiğinde ilk aklıma gelen isimlerden biri Emin Karaca. Bir yazar için erken sayılabilecek yaşta, Covid-19 nedeniyle yaşamını yitireli yaklaşık iki hafta oluyor. Açıkçası salgının bu boyutunu pek hesaba kattığımı söyleyemem. Sürekli vurgulanıyor, tablolarda, grafiklerde sayı veya oran olarak gördüğümüz kayıpların hepsi bir insanın hayatı. Her birinin ayrı hikâyesi, yakınları, dostları, sevenleri var. Fakat bir de Emin Karaca gibi yazdıklarıyla çok uzak hayatlara da temas etmiş, bizi pek çok insanın bilmediğimiz yanlarıyla tanıştırmış olanların kaybı var ki kendi çevresini aştığı için geride bıraktığı boşluk büyük. Hafızamı yokladığımda Emin Karaca’nın adını ilk kez lise yıllarımda, sevdiğim bir arkadaşımdan duyduğumu hatırlıyorum. Kitap fuarı benzeri bir etkinlikten bahsederken “Emin Karaca da vardı, Nazım’ın Aşkları kitabını aldım,” demişti. Ne yalan söylemeli, isimleri aklımda kalmış olmasına rağmen kitap da yazarı da peşine düşeceğim kadar ilgimi çekmemişti. Birkaç yıl sonra, Attilâ İlhan’ın sık andığı Mustafa Börklüce, Hasan Tanrıkut, Esat Adil Müstecaplıoğlu gibi adların, Nâzım Hikmet’in şiirlerinde kimi gerçek adıyla, kimi başka adlarla karşıma çıkan hayatların tarihi merakımı uyandırırken yine çok sevdiğim bir başka dostum kısa süre önce okuduğu Eski Tüfeklerin Sonbaharı ile tanıştırmıştı beni. Mihri Belli, Sevim Belli, Vedat Türkali, Rasih Nuri İleri gibi yeni yeni aşina olduğumuz isimlerin bizzat yaşadıklarına, tanıklıklarına dair anlattıkları etkileyiciydi. Onların anlattıklarının yanına Şahap Bakırsan’ın, Şaban Ormanlar’ın, TKP’nin diğer önde gelenlerinin anıları da ekleniyordu. Emin Karaca eski tüfekleri konuşturdukça Mehmet Ali Aybar, Şefik Hüsnü, Mustafa Suphi, Kerim Sadi, Hikmet Kıvılcımlı daha bir ete kemiğe bürünüyordu sanki
Biyografi Söyleşi Röportaj
Eski Tüfeklerin SonbaharıEmin Karaca · Puslu Yayıncılık · 20139 okunma