Özer Or

Özer Or
@solomonspear
mühendislik, mimarlık, şehircilik, sosyoloji, tarih, bilim, edebiyat
Mühendis
Lisans
İstanbul
31 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı

Özer Or

, bir kitap okudu
8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
Emin Karaca
8/10 · 9 okunma
Reklam
Devrim günlerinin fikir ikliminden röportajlar
8/10
·274 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
İnsan çoğu zaman şimdiki zamanını geçmişiyle kıyaslayarak değerlendirme eğiliminde. Yaşadığı anda huzurlu, hayatından ve çevresinden memnun değilse, daha mutlu olduğunu sandığı geçmişine yönelir. Onu nasıl kaybettiğini anlamaya çalışırken zihninde tüm hatıralarını olabildiğince yeniden canlandırır; “kırılma” anını tespite çabalar. Sözde analizinin sonunda evliliğinin yıkılışını saçma bir espriye, dostunu kaybetmesini önemsiz bir kötü söze, işten çıkarılmasını anlık bir dalgınlığa, iflas etmesini yanlış bir imzaya bağlar hale gelir. Diğer şıkkı tercih etse tüm bu felaketler yaşanmamış olacaktır ya, filmi geri sarıp o anı düzeltmek de mümkün değildir. İş işten geçmişse pişmanlıkla dövünmekten başka şey gelmez elden. Yalnızca kişisel tarihimize değil, toplumsal, siyasal tarihe bakarken de bu tutumdan kendimizi kolay kurtaramıyoruz. İnsanlık idealleri adına tüm umutların 1990’da suya düşmüş olduğunu düşünen insanlar tanıyorum. Bazıları Türkiye ölçeğindeki büyük mağlubiyetin 1980’de zaten yaşanmış olduğu kanısında. Hemen her sohbete “1950’den beri geriye gidiliyor” diye başlayanlar da var, 1938’den sonra kürekleri ters yöne çektiğimizi iddia edenler de… Sanki “kaybetme noktası” ne kadar geriye taşınırsa, o kadar etkileyici ve inandırıcı görünecekmiş gibi, 1914’te dönüşü olmayan bir yola girilmiş kimine göre. Öte yandan 1838’i milat sayanlar hâlâ az değil. Son zamanlardaysa genç arkadaşlardan sık duyar oldum 2013’ten sonra memleketin yaşanacak yer olmaktan çıktığını. Belki haklılar; gönüllü göç istatistikleri de bu izlenimi doğruluyor. Bir dönem “kalenin” 2002’de düştüğü tespiti çok ilgi görüyordu. Tahminimce 2018-2019’da seçim yılları olarak bir başka milat sayılabilecek önümüzdeki dönemde. Yakamızı kaptırdığımız ve kurtaramadığımız bu tükenmeyen tükenişe üzülmeli miyiz,
Tarih ve Siyaset
Türk Devrimi MülakatlarıSabahattin Özel · Türkiye İş Bankası · 20111 okunma
Portrenin anlattığı, biyografinin söylemediği…
9/10
·474 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
Feridun Andaç’ın yeni kitabının alt başlığı yazınsal tanıklıklar / portreler / kimlikler. Aziz Nesin, Peride Celâl, Bilge Karasu, Melih cevdet Anday, Fazıl Hüsnü Dağlarca, İlhan Berk, Oktay Akbal, Hilmi Yavuz, Doğan Hızlan, Füsun Akatlı’nın da aralarında bulunduğu 40 isim. Vüs’at O. Bener, Leylâ Erbil, Attilâ İlhan gibi haklarında ne yazılsa kayıtsız kalamayacağım isimlerden başladım okumaya. Sonra diğerlerini de uzun yıllardır yazar ve yayıncı olarak edebiyat dünyasının içinde olan Andaç’ın dilinden telaşa kapılmadan dinlemeye çalıştım. Bir kitap yapma kaygısı gözetmeden çeşitli zamanlarda farklı niyetlerle kaleme alınmış yazıların birikimiyle oluşmuş Bir Güz Güneşi Gibi. Dolayısıyla yazıların da biçim, içerik, hatta üslup olarak farklı olduğu görülüyor. Örneğin Attilâ İlhan’a ölümünden belli bir süre sonra bir mektupla seslenilmiş. Andaç önce İlhan’ın salt kitaplarıyla başlayan, yıllar sonra karşılaştıktan sonra yüz yüze devam eden tanışıklıklarını hikaye etmiş mektubunda. Fazıl Hüsnü Dağlarca’yla ilgili metin kendisiyle yaptığı bir röportaj ve bu röportaja yazılmış sunuştan oluşuyor. Leylâ Erbil’le tanışmaya giderken düşündükleri ve tanışma sırasındaki izlenimleri. Vüs’at Bener’le ölçülü dostluklarından bahsederken araya görüşmelerinde tuttuğu notlarından röportaj kıvamında soru cevaplar iliştiriyor. Vüs’at Bey’den yazıda acının nasıl sağalabileceğini öğrendiğini söylüyor örneğin. Kişisel izlenimler, anımsamalar, odaklanılan isimlerle ilişkilerin yazardaki tortusu ağırlıklı yer kaplıyor yazılarda. İrdelemeden, hele eleştiriden özellikle kaçınılmış gibi. Bu haliyle söz konusu kişiler kadar Feridun Andaç’la da ilgili ipuçları veren bir kitap ortaya çıkmış. Portre kitaplarına uzak dururdum eskiden. Durulması gerektiğini de düşünürdüm. Yaptığı işten, ortaya koyduğu
Edebiyat
99 YüzCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 2019420 okunma
Terör karşısında felsefe
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
“… bombalar hiçbir zaman, kurbanlarını bizzat ve vekaleten, sonradan meşru misilleme ya da terörizme karşı mücadele olarak sunulması kolay olacak bir şekilde karşılık vermekten alıkoyacak kadar ‘akıllı’ olmayacaklar.” Genç cumhuriyetin kuruluş yıllarında önümüze hedef olarak konulmuştu çağdaş uygarlık düzeyi. Çağdaş uygarlık açısından sonrası malum: Birkaç 10 yıl sonra insanlığın bütün birikimini altüst eden İkinci Dünya Savaşı, ardından gelen “Soğuk Savaş”ta ve “düşman” yenilmiş olmasına rağmen sonrasındada dünyanın her yerinde ilerici, bağımsızlıkçı, aydınlanmacı, bir anlamda da “Batılı”muhaliflere karşı gericiliğin, yobazizmin desteklenmesi, silahlandırılması, gerektiğinde topla tüfekle açıkça savunulması. Günümüzde ise “Üçüncü dünya savaşı başlayabilir mi, yoksa başladı da farkında mı değiliz?”gibi tuhaf tartışmaların içindeyiz. Son olaylardan sonra “dünyanın merkezi”, temsil iddiasında bulunduğuve sık sık emperyalist müdahalelerin gerekçesi haline getirdiği “insan hakları” ve “demokrasi” gibi kavramları kendi coğrafyasında hedef alan,kendisini bu değerlere bağlılık konusunda ciddi sınavlarla yüzyüze bırakan bir kaosun içine sürüklenmek üzere görünüyor.Dünyanın nasıl bu hale geldiğini, dönüşümün ne zaman başladığını düşünürken“21. yüzyılı başlatan olay” olarak nitelenen 11 Eylül saldırısı geldi aklıma. Bugün yaşadıklarımızın da belki bir kısmına ilham vermiş olan en büyük örnekti. Yüz yüze kaldığımızı düşündüğüm sınavlarla ABD devletini ve toplumunu 15 yıl evvel karşılaştırmıştı.ABD toplumu yaşadığı panikle bütün dengelerini yitirirken, yönetiminin de her krizi fırsata dönüştürmeye yönelik uyanıklığıyla, yanına zaman zaman “düveli muazzama”‘yı alsa da genellikle tek başına önerdiğive uyguladığı “çözüm”ün dünyayı yaşanılamaz hale getirdiğini görüyoruz. Şu günlerde
Felsefe-Düşünce
Terör Günlerinde FelsefeKolektif · Yapı Kredi Yayınları · 20084 okunma