“Sömürü insanın karşısına aniden çıkmıyor. Genellikle hiç belli etmeden sinsi sinsi yaklaşıyor. Sömürü her alanda bir sıvı gibi yavaş yavaş giriyor. Çeşitli kılıklara bürünüyor, aşk oluyor, yakışıklı bir erkek oluyor, bir çift güzel söz oluyor, sempatik bir patron oluyor, ün oluyor, hatta zaman zaman para bile oluyor. Sömürünün marifeti önce size zevk veriyor olması… Sömürü çok akıllı… Önce sizi mutlu ediyor, umutlandırıyor, sonra yavaş yavaş iliğinizi, kemiğinizi kurutuyor. Bir kez de sararsa her yanınızı, hiç çıkmıyor.”