Hükûmet eliyle okullarda eğitim verilmesi, tarihteki en radikal maceradır. Bu girişim, çocukluğun en iyi zamanlarını tekeline almakta, ebeveyne ve eve karşı saygısızlığı öğreterek aileyi öldürmektedir. Okul süreci, ayrıntıları özünde Roma veya Yunan’a değil Mısır’a ait bir tasarıdır. Onun kaynaklandığı inanış, insani değerin sınırlı bir gruba mahsus olduğu yolundaki teolojik fikirdir. Tıpkı bir piramidi, dev gölgesine nispetle ufacık olan zirvesinin sembolik bir şekilde temsil ettiği gibi.”
“Büyüklük arzusunu, tatmin edilmemiş azamet duygularını bir yığın küçük şeylerle doyuran ve bu yüzden mesut olanlara hayatta ne kadar çok tesadüf ederiz. Şu karısını veya çocuğunu bir hiç için azarlayan koca veya babanın yüzündeki ifadeye bakın: Size derhal Çaldıran meydanında Yavuz’u hatırlatmaz mı? Halbuki yaptığı iş ne kadar gülünç ve küçük… Pekâlâ göz yumabileceği bir hiçin üzerinde ısrar etmekten başka bir şey değil, fakat gözlerinde yanan şimşeğe, dudaklarda titreyen hiddete ve yüzdeki heybete dikkat edin. Biraz sonra kendisinin de lüzumsuz bulacağı bu ifratı ne kadar ciddiyetle benimsemiş. Bütün hayat bu cins beyhude sarfedilen büyüklük hisleriyle dolu…”