-Pek içine koyma, Paşa. Hepimiz geçici birer gölgelerden başka bir şey değiliz, dedi.
Paşa saraydan çıkarken gururlu dudakları acı acı bükülmüş:
- Mabeyinci gelsin de Sabiha'ya oğlunun bir gölge olduğunu anlatsın bakayım, diyordu.
Karagöz'ün kendisi Tevfik'in elinde aslından daha sevimli ve manalı olmuştu. O da bütün öteki çaresiz halk gibi dalkavuk, onlar gibi geveze. Kulağında patlayan şamarı, tepesine inen yumruğu sırıtarak hazmediyor fakat tavrı ile başka harekete imkan olmadığını anlatmak isteyen pratik bir halk filozofu olduğunu gösteriyordu.