8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 00:00
Acelesi Olanlar İçin Astrofizik, evrenin en büyük sorularını mümkün olduğunca sade ve anlaşılır bir dille ele alan popüler bilim kitaplarından biri. Büyük Patlama'dan karanlık maddeye, galaksilerden kozmik ölçekteki yerimize kadar pek çok konu kısa bölümler halinde sunulmuş. Tyson'ın zaman zaman mizahi ve iğneleyici üslubu da okumayı akıcı hâle getiriyor. Kitabın amacı daha çok, okurda merak uyandırmak ve evrene farklı bir gözle bakmasını sağlamak. Kitap, Carl Sagan'ın meşhur "soluk mavi nokta" perspektifini hatırlatan, ufuk açıcı bir okuma deneyimi sunuyor. Özellikle, son bölüm olan "Kozmik Yaklaşım Üzerine Düşünceler" bölümü, insan ve evren ilişkisine dair önemli paragraflar barındırıyor. deGrasse Tyson'la tanışmasam da benim için "iyi bir öğretmen".
Acelesi Olanlar İçin AstrofizikNeil deGrasse Tyson · Nova Kitap · 2023428 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 143. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 15:59
Nerdeyse hiç ara vermeden, hani bir soluk da derler ya işte öyle okuduğum bir kitap oldu. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama son olmayacak sanırım. Konusu bir aşk hikayesi fakat yazarın anlatımı çok güzel. Bence okuyun.
Mavi GeceK. Kübra Berk · Ephesus Yayınları · 20195,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·216 syf.··
2026 13. kitabı
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Masal gibi başlayan aşk, bir kadın için gün be gün tutsaklığa dönüşür. Kendinden adım adım vazgeçip eşinin istediği gibi bir hayata uyum sağladığını düşünürken, her şeyin/bütün olumsuzlukların düzeleceği yanılgısını fark edemez. Ölmeden son nefeste olmayan çıkış kapısını zorlamaktır onunkisi. Oysa ki varlığında yok olur, yok oldurulur. Uyanışı ise yıllarını alır. Artık eyleme geçme vaktidir. Kimliğinden koparılan kadın, kurtuluşa koşmaya başlar. İlk mücadelesi tarikatın çarpık inanç sistemine düşmüş kocasıyladır. Akla hayale sığmaz bir intikam ile onu alt eder. Sırada yanlış kimlik edinmiş kızının kurtarıcısı olmak vardır. Ama bu defa mücadelesi tarikat şeyhiyledir. Başarılı oldu mu? Kısmen. İnsan gibi yaşamaktan tecrit edilen bir kadının, yıllar geçtikçe yaşadığı ruhsal duygu-durum değişikliğini yansıtan bu anlatı ile: Bir kadın erkeklerin nefsini kabartacak diye kapalı sandığa kitlenirken, neden kimsenin aklına erkeğin göz terbiyesi gelmez? Bakışın namussuzluğuna kadın nasıl vesile olabilir? Zihniyetin namusu var mıdır? Kadını salt cinsel obje görmenin bedelini yine neden kadın öder? Çocuk yaştaki kızları kendine eş yapan Şeyh Numan Hoca toplumda nasıl kabul görebilir? Turizm kisvesi altında daha çok para kazanmak için, doğanın metalaştırılıp kapitalist düzende sömürülürken insanlar nasıl bu kadar kör olabilir? Soluk mavi ekranlar ardında yaşadığımızı mı zannediyoruz? Değişen çağımızda yapılan iş aynı iken, işin adının değişmesi medeniyetin, modernizmin göstergesi olabilir mi? Tarikata kurban edilen kimsesiz kız çocukları gerçekten kimsesiz mi?, bu sorular akılda dolaşır. Verebileceğimiz cevaplardan önce şu
1000Kitap
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,605 okunma
Ah Osman ahhh…
10/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 12:37
Akıcı,sohbet tadında hemen bir kahveyle karşımda bir arkadaşla konuşuyormuşum gibi hissettiren bir kitaptı bir solukta okudum bitti.. Bir aşk kitabından ziyade kadın katekterimizin Osman a vedasını okudum… Bir kadının ayrıldıktan sonra yaşadığı ruhsal bunalımları zihninde ve kalbinde açtığı,ruhunda bıraktığı izleri yoğun bir şekilde anlatıyor. Osman dan ayrıldıktan sonra sanki o büyük boşlukta kendini yazmaya veriyor.. Yazdıkça içindeki o acı soğumaya başlıyor .. ilk başlarda ağlayarak bazen gülerek bazen dönüp kendi kendine kızarak belli bir süre sonra artık o ayrılık acısından kalan içindeki yangını söndürüp Osman a astalavista diyebilecek kadar güçlenen bir karaktere dönüşüyor…. (( Bu kaçıncı vedalaşmamız diye soracak olursan, sonuncusu derim. Bu mektuplarında sonuna geldik anlayacağın.. Gezegenin bir yerlerinde olduğunu bilmek benim için her zaman güzel. Lütfen soluk mavi noktamızda kalmaya devam et, ben öyle yapacağım. Gülmeyi ihmal etme, sağlığına özen göster, soranlara selam söyle. Başka bir hayatta görüşmek üzere, Astalavista Osman!)))
Alıntı
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,5bin okunma
BENİM PUSULAM NE?
10/10
·274 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 23:38
Oğuz Yılmaz hocam ilk üç kitabını yayımladıktan sonra özellikle de Kılavuzun Pusulası kitabını yayımladıktan sonra "Keşke bir uzun soluklu kitabınız daha olsaydı hocam." demiştim. Şimal Yıldızı aradan geçen birkaç yılda tam da bir yön aradığım şu sırada, hayatı sorguladığım anlarda benim pusulam oldu. Bu incelemeyi teorik bilgiler, insani duygular ve en önemlisi de gönlüme işleyen kelimelerle ve cümlelerle yazacağım. Öyleyse başlayalım. Oğuz Yılmaz hocamızın akademik geçmişine baktığımızda edebiyat öğretmeni olduğunu görüyoruz. Bir de üstüne yüksek lisansını yapıp kendini bu alanda derinleştirmiş. Bu da kitapta kalemine şöyle yansımış: Günlük hayatın en basit görünen olaylarını en vurucu haliyle, edebiyatla ilgilenen ya da ilgilenmeyen her okuyucunun anlayacağı bir şekilde yazmış. Hayal gücü ile gerçek olayları harmanlayarak okuyucuya doyumsuz bir tat bırakmış. Sadece yazmış olmak için yazmamış. İnsanın sorgulayan yönünü , insanın anlam arayışını Leke, Şimal, Kerem ve Gölge üzerinden anlatmış. "İnsanı insan yapan nedir?", "Unutmak mı iyidir yoksa insan yaşadığı her şey ile bir bütün müdür?" Sürekli bir gelgit içinde olan insanı anlatmış. Nice hükümdarların gelip geçtiği ancak hiçbirinin hükümranlığının bir doğum ve bir ölümden fazla olmadığını öyle güzel ifade etmiş ki. Okurken bir yandan da sanki Dede Korkut'tan en güzel öğüt ve özdeyişleri dinliyorsunuz hissi uyandırıyor. İnsanoğlu bu dünyanın başına gelmiş en büyük felakettir. Önce dereleri kuruttu sonra da kendi kalbini. Fabrikalar yükseldikçe insan batmaya başladı. Önce geçmişini unuttu sonra aslını inkâr etti sonra da anlamsız bir mısraya dönüştü. Oğuz Yılmaz hocam bu tarihi gerçeklere insanın gönlüne işleyen vurgular yapmış. Bu hayatta gönlünüzde ne taşırsanız yolunuza da o çıkar.
1000Kitap
Şimal YıldızıOğuz Yılmaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202647 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 56. kitabı
Nietzsche dili çok ustaca kullanır. Kısa ve vurucu cümleler kurar. Dili dile düşürmez, hakkını verir. Cümlelerin alnından terler akacak kadar onlara derin anlamlar yükler. Belki de onun bu özelliği hem filolog hem de çok erken yaşlarda şiirle hemhal oluşundan kaynaklanıyordu. Şiir yazamadığı için felsefe yaptığını söylese de aslında şiir diliyle felsefe yapmış. Şiir ve felsefe yan yana değil, iç içedir Nietzsche’de. Başka filozofların çelişki gördüğü şiirle felsefe arasında o ilişki kurmuş. “Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin” diye yazmış, Salomé'ye yazdığı bir şiirde. Albert Camus, Salomé’ye veda eden Nietzsche’nin, geceleri dağlarda yürüyüşe çıkıp, dal ve yapraklardan yaktığı ateşin sönmesini seyrettiğini yazıyor. Bu şiir değil ama başlı başına şiirsel bir yaşam felsefesidir. “Şair olmak zorunda kaldığı için” utandığını söyleyen Nietzsche bir yanda kendini “Zerdüşt’ün şairi” olarak tanımlarken bir yandan da Zerdüşt böyle buyurdu isimli şaheserini felsefenin “evet diyen bölümü” olduğunu söyler. Bu çelişki değil onun için. O felsefeyle şiiri bütünleştiren özel, güzel bir üslupla yazan bir kriz filozofudur. “Şiirsellik, kriz sürecinin dilidir” diyor, Sembolizm akımının öncüsü Fransız şair Stéphane Mallarmé. Fransız Kant’çi filozof Michel Foucault ise “Nietzsche'yi okuduğumda beynimden vurulmuşa döndüm. Mesleğimi terk ettim, ailemi terk ettim, Fransa'yı terk ettim” diyor. Belki de Melayê Cizîrî'yi okumuş bir Nietzsche, Nietzsche’yi okumuş bir Van Gogh, Beethoven’i dinleyen bir Melayê Cizîrî olsaydı yalnız şair, filozof ve ressam değil, şiir, felsefe ve resim de değişirdi. Filozof ve şairlere derin krizler yaşatan Doğu ve Batı’nın girdikleri bunaltıcı krizlere girmezlerdi. Nietzsche, ödevinin büyüklüğü ile çağdaşlarının küçüklüğü arasındaki orantısızlıktan
1000Kitap
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Olympia Yayınları · 202047,6bin okunma