Bazıları geride bir şeyler bırakacaklar. Bir kitap,bir tablo, bilimsel bir buluş, namuslu bir davranış, bir merhamet öyküsü, bir türkü... Gönlü daha zengin olanlar, " Bu dünyadan gider olduk / Kalanlara selam olsun! " diyecekler ve bu insan çığlığı yüzyıllarca yankılanacak kulaklarda. Bencilliğin kör kuyularında boğulanları ise torunları bile hatırlamayacak. O zaman nedir bu kavga, nedir bu hırs,bu çırpınma? "Soluk mavi noktanın" geçici konukları niye birbirlerini öldürür, niye birbirinin ayağını kaydırmaya çalışır, niye bir başkasının başına gelen felaketten zevk alır, niye bir-iki incik boncuğu fazla diye gururlanır, niye mertebesi yüksek diye çevresindekile insanları hor görür.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Bu nasıl aşağılama :))
“Her zaman resepsiyonda duran otel sahibi bakışlarında hüzün olan, orta yaşlı bir adamdı ve iki parmağı eksikti. Bu adamın görüntüsünden, hangi işi yaparsa yapsın o işi beceremeyecek türde biri olduğu anlaşılıyordu. Beceriksiz insanların canlı bir örneği gibiydi. Sanki soluk mavi mürekkep çözeltisinde bir gün boyunca tutulduktan sonra oradan çekilip alınmış gibi varlığı bir uçtan diğerine başarısızlık, yenilgi ve hayal kırıklığının gölgesiyle boyanmıştı. Camdan bir kutuya koyup okulda fen dersinde göstermek isteyeceğiniz türde bir adamdı. “El attığı hiçbir işi beceremeyen adam” diye üzerine bir etiket yapıştırarak. Ona acımak için şöyle göz ucuyla bakmak bile yeterdi. Azımsanamayacak sayıda kişi de ona öfkelenirdi. Bu kadar acınası bir insanı görmek bile insanın durduk yere sinirlenmesine neden olurdu. Hal böyle olunca kim bu otelde kalırdı ki?”
Sayfa 15·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İşte büyük köşkün önündeki çardak... Bir seher vakti annemin beni beklediği pencere... Nahif vücudunu kollarımda sıktığım, sabah aydınlıkları içinde daha soluk görünen mavi gözlerini öptüğüm, ilk muvaffakiyetlerle sarhoş olan başımı göğsüne koyarak ümitlerimi emellerimi söylediğim taş merdiven...
Sayfa 316 - İnkılap Yayınları
1000Kitap
Ölüm kararı verilene kadar, soluk aldığımı, hareket ettiğimi, diğer insanlarla aynı ortamda yaşadığımı hissetmiştim; şimdi dünyayla benim aramda bir sınır olduğunu kesin bir şekilde kavrıyordum. Hiçbir şey bana önceki gibi görünmüyordu. Bu ışıklı geniş pencereler, bu güneş, bu mavi gökyüzü bu güzel çiçek artık bir kefenin rengi gibi beyaz ve solgundu. 
Alıntı
Vee son..
Bu kaçıncı vedalaşmamız diye soracak olursan, sonuncusu derim. Bu mektupların da sonuna geldik anlayacağın. Gezegenin bir yerlerinde olduğunu bilmek benim için her zaman güzel. Lütfen soluk mavi noktamızda kalmaya ve tadını çıkara çıkara yaşamaya devam et, ben öyle yapacağım.
Ölüm kararı verilene kadar, soluk aldığımı, hareket ettiğimi, diğer insanlarla aynı ortamda yaşadığımı hissetmiştim; şimdi dünyayla benim aramda bir sınır olduğunu kesin bir şekilde kavrıyordum. Hiçbir şey bana önceki gibi görünmüyordu. Bu ışıklı geniş pencereler, bu güzel güneş, bu mavi gökyüzü, bu güzel çiçek artık bir kefenin rengi gibi beyaz ve solgundu.
Sayfa 7·Kitabı okudu
1000Kitap