Ah Bir de Ayık Kafayla Yazsaydın Be Huxley
7/10
·272 syf.··
2026 1. kitabı
Bazı kitaplar hikâyelerini, bazıları ise fikirlerini ön plana çıkarır. Fakat yalnızca hikâyeye odaklanmak eserin düşünsel derinliğini zayıflatırken, yalnızca fikirlere odaklanmaksa kitabı bir roman
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 64. kitabı
Aldous Huxley’nin distopya edebiyatının zirvelerini oluşturan başyapıtı "Cesur Yeni Dünya", insanlığın acılardan, hastalıklardan ve savaşlardan arındırıldığı; ancak bunun karşılığında sanattan, felsefeden, aileden ve en önemlisi özgür iradeden vazgeçtiği fütüristik bir dünya düzenini anlatır. Fordist üretim bandı mantığıyla laboratuvarlarda üretilen, hipnopedya (uykuda eğitim) ile koşullandırılan ve "soma" adlı uyuşturucu bir hapla sahte bir mutluluğa hapsedilen bu toplum, istikrar adına insanlığını feda etmiştir. Huxley, totaliter rejimlerin baskıyla değil, insanları zevke ve tüketime boğarak nasıl köleleştirebileceğini dâhice öngörür. Okuyucuyu ilerleme, teknoloji ve gerçek mutluluğun doğası üzerine derin sorgulamalara iten sarsıcı bir vizyon.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Reklam
“Ahlakınızın en azından yarısını, küçük bir şişede taşıyabilirsiniz. Gözyaşlarından arındırılmış Hristiyanlık; işte Soma bu. “
Sayfa 236·Kitabı okudu
Alıntı
Mutlu Olmaya Mahkum Edilmiş Bir Dünya
8/10
·272 syf.··
2026 2. kitabı
Kitabı bitirir bitirmez üzerimde garip bir ağırlık hissettim. Başta her şey o kadar kusursuz ve tıkır tıkır işliyor gibi görünüyor ki, "acaba ütopya mı okuyorum" diye düşünmeden edemiyorsunuz. Hastalık yok, savaş yok, yaşlanma korkusu yok. Ama sayfalar ilerledikçe bu sahte mutluluğun aslında nasıl korkunç bir esaret olduğunu fark ediyorsunuz. İnsanlar daha şişelerde üretilirken sınıflara ayrılıyor ve neye inanmaları gerektiği uykularında beyinlerine kazınıyor. En ufak bir can sıkıntısında da hemen "soma" hapını yutup gerçeklikten kopuyorlar. George Orwell’in 1984’ündeki o korku ve baskıyla kurulan diktatörlük atmosferini bilirim ama Huxley’nin kurduğu bu "haz ve eğlence" diktatörlüğü inanın çok daha ürkütücü geldi bana. Çünkü burada kimse isyan etmeyi aklından bile geçirmiyor, herkes köleliğinden fazlasıyla memnun. Dış dünyadan gelen John karakteri hikayeye dahil olduğunda, gerçek duyguların, acı çekmenin ve kendi iradenle hata yapabilme özgürlüğünün aslında insanı insan yapan şeyler olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Sürekli mutlu olmaya zorlandığımız, acıdan ve stresten kaçmak için her şeyi uyuşturduğumuz günümüz dünyasına atılmış koca bir tokat bence bu kitap. "Kusursuz bir sahte mutluluk mu, yoksa acı çekme pahasına özgürlük mü?" sorusu uzun süre kafanızı kurcalayacak. Distopya türünü seviyorsanız kesinlikle okuyun, bittikten sonra bile üzerinde uzun uzun düşündürüyor. Tavsiye ederim.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal tüm yurdu düşmanlardan kurtarmak istiyordu. "Ya İstiklal, Ya Ölüm" sloganıyla çalışmalarına başladı. Amaç milli bilinci uyandırmak ve teşkilatlandırmayı sağlayarak milli heyecanı tüm yurda yaymaktı. İlk Direniş: İlk direniş Fransızlara karşı Güney cephesinde, Hatay Dörtyol'da başladı. (19 Aralık 1919) Türk Kurtuluş Savaşı'nın en önemli cephesi olan Batı cephesinde, Yunanlılara karşı direniş İzmir'in işgali ile başladı. Bergama, Aydın, Soma, Nazilli, Ödemiş'te çarpışmalar gerçekleşti. Amasya Genelgesi: Mustafa Kemal'in amacı, Anadolu ve Rumeli'de kurulmuş olan milli cemiyetleri tek bir amaç doğrultusunda birleştirmekti. İşte bu düşünceler içinde Amasya Genelgesi'ni hazırladı. Genelgenin amacı vatanın içinde bulunduğu durum, İstanbul Hükümeti'nin tutumu ve bu durum karşısında neler yapılabileceğinin görüşülmesiydi.
Sayfa 88
Reklam
Reklam