Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatının en önemli şair, yazar ve tiyatro oyun kurucularından, unutulmaz klasikler arasında yer alan "Fahriye Abla" şiiriyle tanınan, Hece şiirinin son kuşak temsilcilerinden Ahmet Muhip Dıranas'ı aramızdan ayrılışının 46. yılında saygıyla anıyoruz.
Edebiyat
Hayatımın sonuna kadar hayvana merhamet etmeyene son nefesimi verirken bile bir bardak su vermem.
Reklam
Bir gün yüzüm yer olacaksa Gök yüzüm sen ol isterdim.. Vakitler dolupta , gök yüzüm solacaksa, Son sözüm de yine sen ol isterdim...
..sana nefis bir haber vereyim. insan nesli tükenecek. biz de yakında sürüngenler gibi gaiplere karışacağız. - yani bundan sonra insan kalmayacak mı? - tam üstüne bastın evlat. kendimize son madiği attık. insanoğlu, kendini kurtarayım derken mahvetmiştir. ~John Steinbeck
"Uzun bir şiirin son dizesindeyim bir sağnağın son damlaları kaldı içimde bağıracak gücüm yok, fısıldasam kimse duymuyor.. sana hiç dokunulmamış şiirler söyleyeyim.. seni, uçurumun kenarında tutunduğum dal bileyim.." Ahmet Erhan
Alıntı
Mahmoud Kâti, eserini tamamlayamamış olsa da, eserin devam ettirilmesi ve son halini alması amacıyla çeşitli notlar ve belgeler kaleme almıştır. Birçoğu önemli görevlerde bulunmuş olan çocukları da yine belgeler ve notlar bırakmıştır. Son olarak, kızlarından birinin oğlu, bu aile belgelerinden yararlanarak büyükbabasının başlattığı anlatıyı tamamladı, düzenledi ve sonlandırdı. Tarikh el-fettâş, büyükbaba, amcalar ve torunun bu işbirliği sayesinde ortaya çıkmıştır; eserin asıl derleyicisi Mahmud Kâti’nin torunudur, o ise esere ilham kaynağı olmuştur.
Alıntı
Reklam
Reklam