Ancak özcülük karşıtı argümanın en önemli unsuru ne genel olarak ne de tek tek insanlar için geçerli olan sabit insan doğası diye bir şeyin olmadığı nosyonudur. Dewey, “benliğin sabitliği ve basitliği inancı” olarak ifade ettiği bu kendine yeten bireysel benliğe ilişkin görüşü, “teologların ... ruhun birliği ve basmakalıp bütünlüğü dogmasına” bağlamıştır. Dewey'in içgörüsü ise tam tersine, herhangi bir benliğin içinde ille de uyum içinde hareket etmeyen bir dizi tutarsız benlik içerebileceğini görmektir. Bu, göreceğimiz gibi, yirminci yüzyıl boyunca her türlü disiplin içinde devam eden bir fikirdir. Pek çok kişi için, özellikle de Tanrı'nın olmadığı bir dünyada, son derece özgürleştirici bir öğretidir.
Az kalsın annesine kendi yaşadığından daha büyük bir acı çektirecekti...
Tamam, yaşayacağım... ne olursa olsun...
Son anına kadar benim mutlu olmamı dilemekten asla vazgeçmeyen annem için yaşayacağım...
Beş yüz borazan birden çalıyor
Bin davul birden vuruyor başımda
Gök gürültüleri
Çekiş sesleri, makine sesleri
Dağlardan kopan kocaman çığlar
Taşlar
Kayalar
Ey üstüme üstüme gelen deniz
Ey cam kırıklarından kader
Yeter
Yeter artık
Nerdeyse çıldıracağım
Bir yeşil ötesine geldim durdum işte
Merdivenin son basamağındayım
Bir adım daha atsam
Kimseler tutamaz beni
Bir adım daha atsam karanlıktayım