Son şarkıyı çal Kemancı
İnsanları iyileştirmeye çalışırken kendi içimde ne kadar yorulduğumu en son ben farkettim.
Reklam
DENİZANASI Denizanaları, okyanustaki en basit hayvanlardan bazıları olarak görülür. Beyinleri, kalpleri ve kemikleri yoktur; vücutlarının büyük kısmı da sudan oluşur. Uzun süre bilim insanları davranışlarının tamamen otomatik olduğunu düşündü. Ama son araştırmalar, bazı denizanası türlerinin deneyimden öğrenebildiğini gösterdi. Tekrarlanan engellerden sonra yüzme biçimlerini değiştirebildikleri görüldü. Bu bulgu şaşırtıcıydı çünkü öğrenme uzun süre daha çok beyinli hayvanlarla ilişkilendiriliyordu. Yine de denizanaları 600 milyon yıldan uzun süredir Dünya’da varlığını sürdürüyor. Bu da evrimin bazen hâlâ tam olarak anlamadığımız yollarla çalıştığını gösteriyor.
Atatürk'ten Son Mektup
Siz beni halâ anlayamadınız. Ve anlamayacaksınız çağlarca da... Hep tutturmuş 'Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u' diyorsunuz. Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz. Mustafa Kemâl'i anlamak bu değil, Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.Bırakın o altın yaprağı artık, Bırakın rahat etsin anılarda şehitler. Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin. Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin? Mustafa Kemâl'i anlamak yerinde saymak değil. Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.Bana muştular getirin bir daha, Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan... Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı? Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı? Mustafa Kemâl'i anlamak avunmak değil, Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.Hâlâ, o, acıklı ağıtlar dudaklarınızda, Hâlâ oturmuş, 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz. Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın! Uluslar, keşfe çıkıyor, uzak dünyaların... Mustafa Kemâl'i anlamak göz boyamak değil, Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil..Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız; Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil. Bilim ağartsın saçlarınızı... Kitaplar... Ancak, böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar... Mustafa Kemâl'i anlamak ağlamak değil, Mustafa Kemâl'in ülküsü, sadece söz değil.Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü.. Görüyorum ki, hâlâ aynı yerdesiniz, hiç ilerlememiş, Birbirinize düşmüşsünüz, halka eğilmek dururken. Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız gülen? Mustafa Kemâl'i anlamak itişmek değil,
Alıntı
Sen aşkı çicek böcek güneş bulut sanmışın beni karanlıklara bırakmanı istemezdim ben hiç haketmedim ki böyle unutuluşu ama bu aşka son saygı duruşu
Tasarım hatası..
“Kötü tasarıma benim favori örneğim gidip dönen gırtlak (laringeal) siniridir. Boğazda larinks adı verilen bir ses kutusu bulunur. Beyinden gelen ve gırtlak (laringeal) sinirleri denilen iki sinirle idare edilir. Bunlardan biri olan süperior laringeal mantıklı bir şekilde beyinden ses kutusuna doğrudan kablolanmıştır. Diğeri, yani gidip dönen laringeal delicedir. Beyinden boğaza gider, ses kutusunun yanından geçer (ki yolculuğunu tamamlaması gerektiği düşünülen yer burasıdır) ve göğüs kafesinin derinliklerine kadar iner. Orada kalbe bağlı ana arterlerden birinin etrafından dolaşır ve hızla boyna geri döner ve sonunda ses kutusunda sonlanır. Ama zaten yanından geçmiş olduğu bu kutuya çok önce girmiş olabilirdi. Zürafada bu oldukça dolambaçlı ve maceralı bir yolculuk demektir. Bir hayvanat bahçesinde talihsiz bir şekilde ölmüş bir zürafanın kesilip açıldığı bir televizyon programına konuk olarak katıldığımda çarpıcı biçimde bunu görmüştüm. Bir kez daha, bu bariz bir şekilde kötü tasarımdır fakat geçmişe bakarsanız son derece anlamlı gelir. Atalarımız balıktı. Balıkların boynu olmaz. Gidip dönen laringeal sinirinin balıklardaki eşdeğeri aslında gidip dönmüyordur. Solungaçlanın birine bağlıdır. Beyinden o solungaca giden en kestirme yol, balıklarda bizdeki o artere eşdeğer olan arterin arkasındadır. Kesinlikle dolambaçlı bir yol değildir. Tarihin ilerleyen kısımlarında, boyun uzamaya başladığında, bu sinir ufak bir dolambaç haline gelen yoldan geçmek zorunda kaldı. Nesiller ilerledikçe boyun gittikçe uzadı. Ve bu dolambaç da uzadıkça uzadı. Zürafaların atalarında bu dolambaç saçma derecede uzun hale geldiğinde bile, evrimsel değişimlerin işleme yolu yüzünden, rotasını değiştirip arterin üzerinden atlamak yerine, uzamaya devam etti. Bir tasarımcı bu sinire bir bakış
1000Kitap
Reklam
Reklam