Bu, benim insanlara son yakınlaşma çabamdı. İnsanların beni dibine kadar dehşete düşürmesine rağmen onlardan ne yaparsam yapayım kopamıyor gibiydim. 
Sayfa 14·Kitabı okuyor
vurucu bir metin özellikle son cümle ..
En niteliksiz âlim bile halktan ayırt edilir. Bu yüzden o, hacamatçının şişesinde bulduğu baldan tiksinmez ve iyi bilir ki hacamat şişesi balı bozmaz. İnsan tabiatının böyle bir baldan tiksinmesi, hacamat şişesinin kirli kan için yapılmış olduğuna dayanan halkın cehaletinden ileri gelir. Nitekim cahil kişi kanın şişenin içinde bulunduğu için kirlendiğini zanneder; kanın kendini niteliğinden dolayı kirli olduğunu bilmez. Eğer balda kirlilik vasfı yoksa o kapta bulunması ona böyle bir özellik kazandırmaz. Dolayısıyla onu kirli kabul etmek gerekmez. Bu, yersiz bir kuruntudur ve halkın çoğunu etkisi altına almıştır. Bir sözü, her ne zaman insanların hakkında iyi düşündüğü bir kimseye nispet etsen, yanlış da olsa o sözü kabul ederler. Eğer onu insanların kötü bildikleri birine nispet etsen, doğru bile olsa reddederler. Bu nedenle onlar kesinlikle doğruyu insanlarla tanırlar yoksa insanları doğruyla değil.
Sayfa 44 - Ketebe Yayınları·Kitabı okuyor
Reklam
Belki de, hayatın kontrolsüz bir düşüş olduğunu kabul edip ona mutlu bir son aramak yerine, iyi bir hikâye olmasına gayret etmeliydim.
"Tarihte bütün bir vatanı, çok üstün düşman kuvvetleri karşısında, son bir avuç toprağına kadar karış karış kahramanca ve namusuyla savunmuş ve yine varlığını koruyabilmiş ordular görülmüştür. Türk ordusu, o cevherde bir ordudur. Yeter ki ona komuta edenler, komuta edebilme niteliklerine sahip bulunsun."
Gününü değerlendirmeye bakacaksın., günün nasıl değerlenir, bak anlatayım: şimdi ömrünü bitmiş say, ömrün bitmiş de sen yalvarmış, yakarmışsın, sana gözyaşların için cabadan bir gün daha vermişler., işte şu anda da o bir tek son günün içinde bulunuyorsun., işte o son günde ne yapacaksan, her gün onu yapacaksın.
Sayfa 19 - İz Yayıncılık 26. baskı, İstanbul 2015·Kitabı okuyor
Alıntı
Mağlûbum, fakat düşmanla göğüs göğüse çarpıştıktan, son kurşununu attıktan sonra yere serilen bir asker gibi mağlûbum.
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam