Dijital Kafesin Gönüllü Mahkûmları
Bazen sabah uyanırsın ve kendini bir Facebook teyzesi gibi hissedersin. Yapay zekâyla hazırlanmış videolara iç geçirip gözyaşı döken, kurguya gerçekmiş gibi sarılan kalabalığın içinde; ait olduğu yeri unutmuş bir fındık faresi kadar yalnız ve şaşkın bulursun kendini. Kalabalığın ortasındasındır ama sesin sana bile ulaşmaz. Tam da o sırada, yaşından beklenmeyecek kadar berrak düşünebilen bir çocuk uzatır elini sana. Çünkü bazen insanı yaş değil, farkındalık kurtarır. Sonra kendini, yapay zekâyla yapılmış içler acısı sohbetlerin arasında bulursun. İnsanların, kendi elleriyle kurdukları dijital kafeslerde özgür olduklarını sanarak dolaştıklarını izlersin. Teslimiyetlerini konfor, yalnızlıklarını tercih, bağımlılıklarını ise ihtiyaç zannederler. Sen ise evde kalan son yeşil bitkiyi sularken yakalarsın kendini. Bir an durup düşünürsün: Acaba ona gösterdiğin ilgi gerçekten bitkiye mi ait, yoksa içindeki son canlı parçayı kurutmama çabasına mı? Çünkü bazı dönemlerde insan çiçek yetiştirmez; umut yetiştirir. Etrafına bakarsın. Herkes bir şeyler anlatıyor, herkes görünür olmaya çalışıyor, herkes konuşuyor. Ama çok az kişi gerçekten düşünüyor. Gürültünün arttığı yerde anlam azalıyor. Bilgi çoğaldıkça bilgelik seyrekleşiyor. Sonra şu gerçekle karşılaşırsın: Uzaklaşmaya çalıştığın şey dünya değilmiş. Kendinmişsin. İnsan bazen kalabalıklardan değil, kendi özünden sürgün düşüyor. Ve bunu fark ettiği an, bütün aynalar birden konuşmaya başlıyor. Evet, sistemin içinde bir çarksın. Bir dişlin kırılsa dünya dönmeye devam eder. Algoritmalar çalışır, ekranlar yanar, içerikler akar, insanlar kaydırır. Ama sen durup kendine yatırım yaptığında, sistem değişmese bile hayatın değişir. Çünkü mesele çarkı döndürmek değil; dönerken aşınmamaktır. Mesele görünmek değil;
Psikoloji
Son bir dans…
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günayddıınn..
"Başlangıçlara güvenme, zira en doğru sözler son anda söylenir."
Dönemin son nöbeti..
Hayatımızın başlangıcı sonuna göre ne kadar da farklıdır! Başlangıç asılsız umutlarla, çılgınca arzularla, bedensel zevklerin sarhoşluklarıyla doludur, fakat kaçınılmaz son bütün uzuvların çözülüp dağılması ve cesetlerden yayılan fena kokulardır.
Alıntı
Son nöbetler…
3 yıl birlikte çalış, vedaya kahveyle gir ☕️ Standartları yüksek ekip arkadaşlığı 😌