YARIM KALMIŞ SON BAHARIM
5/10
·112 syf.··
2022 2. kitabı
Yarım kalmışlıkları parçalar tamamlar mı? Söyleyemediğim çok şey kaldı içimde bende satırlara döktüm. Sonbaharda dökülen yapraklar gibi, döktüm içimi... Sevdim çok sevdim ama hiç sevilmedim. Kaybettim. Yarım kaldım. Ama pes etmedim, yarım kaldığım yerden sevmeyi denedim, olmadı. Üstüne yeni yara açıldı. Gençliğimin en güzel yaşlarında hep yarım bırakıldım. Sonra babamı aldı sonbahar, yine yarım kaldım. Sonbaharda dökülen yapraklar gibi döküldü bir bir sevdiklerim, tutamadım. Ben yazarken çok ağladım, siz okurken ağlamayın. Ben anlatamadığım her şeyi yılların kaleminden döktüm... YORUMUM; Yarım kalmışlıklara inat tamamlanmaya çalışan bir kızın kitabı. Ben bu gözle gördüm. Kitap yazarın ilk kitabı. Uzun zaman önce okudum yorumlamak şimdiye kısmet oldu. Bazı istisnalar hariç hiçbir kitap vasat değildir emek var. Kitapta yaşanmışlıklar var ama en çok eksiklik var. Kitap içeriği şarkı defteri olmuş günlük olarak başlıyor. Tarih tarih yazılmış yazılar yer yer şiirler ve şarkı listeleri. İkinci kitabında deneme eklenmiş ama bu kitapta da karışıklık var. Sonbaharı çok severim ben, ama yazar sonbaharda çok kayıp vermiş. Hatta en can alıcı cümle "toprak aldıklarını geri vermiyor." cümlesiydi benim için. Uzun uzun anlatabileceğim bir olay örgüsü yok ama çok alıntı var sayamadığım kadar çok hemde. İlk kitap heyecanı okurken gözle görünüyor. Kaybetmek gerçekten zor iliklerime kadar hissettiğim ve bir çok kez şahit olduğum bir durum. Kitapta da denk gelince bir daha hissettim o yokluğu en çokta noksanlığı. İkinci kitap yorumunda dediğim gibi; Dilerim çok daha tecrübeli ve güzel eserler kazandırır bize. Nur Yaramaz Yarım Kalmış Sonbaharım
1K
Yarım Kalmış SonbaharımNur Yaramaz · Kırmızı Balon · 202044 okunma
ÖYKÜCÜNÜN KAMERASI, Temmuz Dergisi 46. sayı
Puan vermedi·80 syf.·
2020 41. kitabı
ÖYKÜCÜNÜN KAMERASI Edebiyat Ortamı dergisinden tanıdığımız Engin Elman'ın ilk öykü kitabı Afrika'nın Yapayalnız Lalesi geçtiğimiz Ocak ayında Hece yayınları etiketiyle öyküseverlerin beğenisine sunuldu. Kitap, Elman'ın sade ve akıcı bir üslupla kaleme aldığı on üç öyküden oluşuyor. Kısa cümlelerle inşa ettiği öyküler okuyucuyu içine alırken, sade dili öykü atmosferine rahatlıkla girmemize olanak sağlıyor. Aynı zamanda öykülerde Elman'ın aldığı drama eğitiminin izlerini görmek mümkün. Engin Elman âdeta kelimelerle okura film izlettirmeyi amaçlıyor. Hayalindeki sahneyi kelimelerle filme çekiyor. Kesik Yankı öyküsü bunun en bariz örneklerinden birisi. "Sandalyesini pencereye doğru çevirdi. Sırtı kameraya dönüktü şimdi. Kadın kalktı. Mutfağa gitti." Ya da aynı öyküden şu sahne: "Ekranda beliren görüntünün istediği gibi bir görüntü olmadığını düşünen el, kamerayı bulunduğu konumdan yukarı doğru kaldırdı ve kameranın objektifini ağır ağır aşağı doğru indirince pencerenin dışında kalan görüntüyü de yakalamış oldu." Şimdi Engin Elman'ın kamerasından yaşadığımız çağdaki insana ya da kendimize bakalım. Dünyada gördüğü ya da hissettiği acıları anlatmayı kendine dert edinen yazarlarımızdan biri olan Elman, insanlığın/insanlığımızın en büyük problemlerinden mülteci sorununa Bakır Çaydanlık öyküsündeki Zarife Teyze karakteriyle dokunuyor. Zarife Teyze mültecileri dert ediniyor çünkü o da köyünden uzakta. Şehirde oğlunun yanında da olsa gurbette. Mültecilere köyden getirdiği, içinde özel çaylar yaptığı bakır çaydanlığı hediye ediyor. Elman bakır çaydanlıkla iyilik anlayışımızı sorgulamamıza kapı aralıyor. Ve bize bu öykü l-i İmran sûresinin 92. ayetini hatırlatıyor.. "Kendiniz için özenle ayırdığınız şeylerden başkaları için harcamadıkça gerçek erdeme ulaşmış olamazsınız." Daha
Edebiyat
Afrika'nın Yapayalnız LalesiEngin Elman · Hece Yayınları · 202055 okunma
Reklam
Kusur varsa affola!
10/10
·127 syf.··
2018 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2018 20:32
Günlerdir seninle ilgili yazma cesaretini toplamaya çalışıyorum. Seni okuyup , anlayıp , seninle ilgili yazmamak yanlış olurdu. Eksik kalırsa cümlelerim beni affet Virginia! "Kendine Ait Bir Oda" ve Virginia Woolf ' anlatabilmek için sizinle aşağıda iki ayrı intihar mektubu paylaşacağım; Birisi Virginia Woolf 'un eteğine taş doldurup sulara yürümeden önce eşine yazdığı, Bir diğeri ise Güneydoğu' lu Leyla'nın gözyaşlarıyla anlaşılma çabasının son satırları. Virginia Woolf! Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu his ediyorum. Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam , rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin . Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum.Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim , bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi , o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum. Leyla ! Hepiniz bir parça öldürdünüz beni Delice yaşamak isterken... Annem Babam Kardeşlerim Çocuklarım Çocuklarımın babası Arkadaşlarım En çok da sevdiğim .. Senden başlayayım anne ; ben senin ilk göz ağrınım değil mi Zeytin gözlün , insanlar evden kaçan kızını , boşanan
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma