Mağara Ressamları, Gregory Curtis’in elime aldığım ilk çalışması oldu ve son olmayacağını düşünüyorum. Kitap, Paleolitik Çağ hakkında bilgilerle başlıyor ve devamında, dünya tarihinin en talihsiz kişiliklerinde, Altamira’daki resimleri keşfeden Marcelino Sanz de Sautuola’yı ele alıyor. Kendisi bulduğu resimlerin tarih öncesi çağa aitliğini savunmasına rağmen, birtakım saygın Kişiler, onun sadece entelektüel ve sanat tarihçisi olmakla suçlamış, konu hakkında bilgisizliği kanıt gösterilmişti.
Sautuola’yı yalan söylemekle iddia eden Emile Cartailhac, gerçek ispatlandıktan sonra, “tarih öncesinin papası” unvanını kazanmıştır. Onunla beraber mağaraya giren bir diğer kişi ise, mağaradaki eserleri röprodüksiyon işlemini gerçekleştiren ilk kişi özelliği taşıyan Henri Breuil idi. Bu tanınmış şahsiyetler, mağaraların yapısına, dini ritüeller ve geçmişte bir arada çizilmiş bu eserlerin anlamı üzerine düşünmüşlerdir. Sanat tarihçileri ve antropologlar, arkeologlar arasında süregelen bir tartışma söz konusu. Burada, antropologlar, sanat tarihçilerinin çizilen resimleri, geçmişten ve yaşam tarzından bağımsız değerlendirmeye giriştiklerini, onu sadece gördüğü şekliyle yüzeysel yorumladıkları için suçlamışlardır. Sautuola’nın içinde bulunduğu durum bu idi. Tarih öncesinde bulunan bir eser, öncelikle nerede yapıldığı, bulunan eserin nerede bulunduğu ve kullanılan eşyanın taşıdığı çizikler, kalıntılar onu incelemek için ilk seçenektir. Ayrıca, kopyalama işi içerisinde, işlem gerçekleştirilirken, bütün kompozisyon tek bir kağıda çizilmediği için, tek tek objeler çizilip öyle yorumlanmakta. Bu, kompozisyon veya olayın akışını bozup, bir düello içerisinde bulunanların ayrı çizilip değerlendirilmeye girişildiğinde, hiçbir anlam ifade etmeyişini gün yüzüne çıkarır. Chauvet ve Lascaux gibi