|Konusu|
Patti Smith'in, kocası ve yol arkadaşı Fred "Sonic" Smith'in ölümünden sonra başlayan yas sürecini anlatıyor. Kocasının en sevdiği kafe olan New York'taki "M Treni" kafesine yıllar boyu yaptığı ziyaretleri ve burada sık sık canlanan eski anıları ele alıyor. Kitapta belirgin bir olay örgüsü yok; sadece büyük bir kaybın ardından bir kadının zihninde şekillenen yas süreci işleniyor.
_______________________________________________________
|Yorum|
Bitti. Ben maalesef çok beğenmedim. Kitaba bir kurgu beklentisiyle başlarsanız beklentinin çok altında kalan bir eser. Olay örgüsü olmadan sadece Patti'nin eski anılarını ve yaptığı dünya turunu okuyoruz. Kitap bence çok yavaş ve dağınık ilerliyor. Bir sayfada Tokyo yolculuğunu okurken diğer sayfada bir rüyasına, başka bir sayfada ise çocukluğuna geçiş yapıyoruz. Bu kopukluk yüzünden anlatılanları pek hissedemedim ve kitapla bağ kuramadım.
Kayıp ve yas üzerine yazılmış olsa da bu duygu bana pek geçmedi. Kısacası başlarken beklentim çok yüksekti ama pek sevemedim.
: M Treni
: Patti Smith
(Uyarı: Spoiler içerebilir) Çizgi roman güzel, okumaya değer fakat o kadar da merak uyandırıcı değil. Klasik Sonic meselelerinden. Eggman yine bir işler çevirir, şu Sonic ve arkadaşları da onun her zamanki, hiç değişmeyen, sıradan robotlarıyla savaşır ve bir anda bomba bir olay olur falan. Açıkcası; Sonic'i azıcık da olsa tanıyorsanız, bu hikayeleri ezberlemişsinizdir. Ben daha yaratıcı bir olay örgüsü beklerdim. Ama en sevdiğim yanı şu; hiç gözükmeyen yan karakterlere yer veriliyor olması. Çizgi romanın diğer serilerini biraz inceledim, ve unutulan çoğu karakter buralarda yer alıyor. Bazı karakterleri bilsem da özellikleri hakkında pek bir bilgim yok, en azından burada onları az da olsa tanıyabilirim. Kısacası; mükemmel gözükmese de okumaya değer bir çizgi roman.
ROSMERLER
(Tiyatro Oyunu)
Henrik Ibsen
1828–1906 arasında yaşamış Norveçli oyun yazarı ve şair Henrik Ibsen tarafından kaleme alınmış en güzel oyunlardan biri.
Ibsen’in hemen her oyununda görülen güçlü kadın karakteri yaratma çabası bu oyunda da karşımıza çıkıyor.
Oyunda son derece muhafazakar olan aristokrat bir ailenin son mensubu ve aynı zamanda rahip de olan Bay Rosmer ile (Güçlü bir karakter) yine onun kadar güçlü bir karakter olan özhürlüü ve kadın hakları savunucusu Bayan Rebeka arasında filiz veren aşk ilişkisi bağlamında ortaya çıkan karşılıklı aşk-suçluluk-iktidar mücadelesi üzerinde durulmuştur.
Aslında başlangıçta son derece tutucu r muhafazakar olan Bay Rosmer Bayan Rebeka’ın şatoya gelişiyle dramatik bir düşünce değişikliğine uğrar. Rebeka onu dönüştürmek için özel olarak şatoya yerleştirilmiştir. Etkileşim sonıç verir ve Rosmer değişir. Düşüncelerinin tersi bir istikamette yeni düşüncelere varır. Bayan Rebeka da aslında değişmeye başlamıştır zira Rosmerler gerçekten çok temiz karakterli insanlardır. İkisi de birbirini etkiler ve birbirinin gönüllerine sessizce girer. Buna seyirci kalamayan biri vardır ama: Rosmer’in eşi. Çöm temiz ve dürüst bir insan olan eşi durumu sezmiş ve kaldıramayacağını anlamış olduğundan ve kendi trajedisini kabullenemeyeceğine kanaat getirir ve Şatoya yakın geçen ırmağın üzerinde kurulu bulunan köprüden atlayarak hayatına son verir.
Zamanla Rosmer ve Rebeka suçluluklarını anlarlar ve bunun verdiği vicdan azabını çekmeye başlarlar. Nişanlanarak aralarındaki duyguyu iki taraflı olarak da daha görünür hale getirmeye çalışırlar. Her ikisine de çevrelerinden sert tepkiler gelir. İkisinin de intiharda etkilerinin olduğu söylenir. İntihar eden Bayan Rosmer’in ne kadar yüce bir karakterde olduğu daha bir netleşir. Tüm bu olanlara
Söylenecek söz yok. Muhteşem. Karakterler çok güzel işlenmişler. Bazı karakterlere arka plan hikayeleri çok tatlı ve güldürmese de yüzünüzde ufak bir tebessüm oluşturuyor. Gidip okuyun hoşunuza gider.
Öncekine göre çok daha sevdim. İçindeki aktivitelere bayıldım bazı konuşmalara bayıldım ve çok eğlendim. Çok kısaydı en azından biraz daha uzun olabilirdi bence. Ama neden bilmiyorum çok eğlendim.
Çocuk kitabı ama çok hoş. Arkadaşlığı anlatıyor. Basit ve yaz tatilinde yapabilecekleri anlatıyor. Hikayeye bayılmadım ama çizimler hoş. Belki severseniz gene çok kısa zaten