Puan vermedi·48 syf.··
2026 11. kitabı
"Para ölümü zehirlerse ölümden bir tek öfke çıkar" – məhz fransız naturalizminin atası Émile Zola-nın "Nasıl Ölünür" (Comment on meurt) kitabının ana ideyasını, ruhunu əks etdirir. Zola bu qısa, amma sarsıdıb insanı silkələyən əsərində olduqca çılpaq bir sual verir: Ölüm hamını bərabərləşdirirmi? Müəllif bu suala "Xeyr" cavabını verir. O, cəmiyyətin 5 fərqli təbəqəsindən (aristokrat, burjuva, xırda dükançı/esnaf, fəhlə və kəndli) olan insanların son nəfəslərini və sonrasını 5 qısa hekayədə təsvir edir. Zola göstərir ki, insan necə yaşayırsa, elə də ölür; sosial siniflər, kapital, pul və status insanın yalnız həyatını yox, onun ölüm döşəyini, tabutunu və arxasından tökülən göz yaşlarını da formalaşdırır. Kitabdakı 5 fərqli ölüm portreti təxminən belədir: 1. Aristokratın Ölümü (Qraf de Çalye): Ölüm tam bir teatr səhnəsidir. Hər şey protokollara, "soyadın şərəfinə" uyğun idarə olunur. Əsl kədər yoxdur, sadəcə cəmiyyətə nümayiş etdirilməli olan "alicənab bir yas" rolu var. 2. Burjuvanın Ölümü (Madam Guérard): Həyatı boyu rahatlıq və lüks içində yaşamış bu təbəqə üçün ölüm böyük bir qorxu, qəbul edilə bilməyən bir təhdiddir. Həkimlər, dərmanlar və pul tökərək ölümdən qaçmağa çalışırlar, lakin qaçış yoxdur. 3. Xırda Dükançının Ölümü (Madam Rousseau): Pul qazanmaq hər şeydən üstündür. Qadın yuxarıda can çəkəndə belə, həyat yoldaşı müştərilərə mal satmaq, qəpik-quruş hesablamaq məcburiyyətindədir. Çünki dükkanı bircə saatlıq bağlamaq maddi itki deməkdir. Ölüm yatağında belə pulun zəhəri var. 4. Fəhlə Ailəsinin Ölümü (Kiçik uşaq - Charlot): Yoxsulluq içində yaşayan fəhlə ailəsində ölüm bəzən "boğazın birinin azalması" kimi acı bir rahatlıqla qarşılanır. Çarəsizlik, tibbi yardıma çata bilməmək və ölümün gətirdiyi o soyuq, kimsəsiz reallıq bura hakimdir. 5. Kəndlinin Ölümü
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,4bin okunma
7/10
·232 syf.·
2026 51. kitabı
Selammm, Tatlı bir kitabın yorumuyla geldim. Yorum spoilet içermiyor, bilginize Kısa, tatlı, fantastik ve eğlenceli bir kitap. Konu bence baya iyiydi. Hatta yazar istese bu konudan 3 4 kitap bile çıkarabilirmiş ama jet hızıyla gelişen olaylarla 230 sayfalık bir kitap yazmayı tercih etmiş. Ve bence yazık etmiş. Cin tatlı bir kadın. Aynı şekilde Fellon da. İlişkileri eğlenceli ve güldüren cinstendi. Fellon tatlılığı içimi hoş eden türdendi. Onu daha fazla okumak isterdim. Olaylar aşırı hızlı gelişiyor. Dolayısıyla bazı şeyler fazla kolay halloluyor. Ufak tefek tutarsızlıklarda yok değil ama kitap yine de kendini okutuyor. Kitabın sonı başından belli ama yinede okumaya devam ediyorsunuz. Yazarın dili akıcı. Okurken sıkılmadım. Kısa bir kitap olduğundan tek oturuşta bitti. Genel olarak güzel bir kitaptı. Özellikle kafa dağıtmak için eğlenceli kısa bir kitap arıyorsanız bir şans verin derim. Tavsiye eder miyim? Evet.
Sarhoştum ve Bir İblisi KurtardımKimberly Lemming · Nox Yayınları · 202630 okunma
Reklam
Ya Kaybolan Bensem?
10/10
·392 syf.··
2026 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 16:30
En çok neyi kaybetmekten korkar insan? Bir eşya? Bir insan? Daha kötüsü, ya insanın kaybettiği kendi ruhuysa? Tarık Tufan “Kaybolan” isimli bu kitabında bize Hakan karakteriyle bunu anlatmaya çalışmış. Halihazırda kalemini çok sevdiğim yazarımızın bu kitabını da büyük bir keyifle okudum. Yıldız, Hakan, Sonay, Mert, Murat, Reha Bey, her karakterden kendimde de izler buldum. Onlarla birlikte bende kayboldum ve yeniden buldum kendimi. Her birinin hikayesini size anlatmak yerine elbette dileğim sizlerin okuyup bu süreci yaşamasıdır ama kısaca bahsedecek olursam; Tarık Tufan’ın Kaybolan romanı, insanın kendi içindeki boşluklarla, geçmişin izleriyle ve aidiyet arayışıyla yüzleşmesini anlatan duygu yüklü bir eser. Yazarın kendine özgü şiirsel dili, karakterlerin yalnızlığını ve iç çatışmalarını derinden hissettiriyor. Hikâye boyunca kaybetmenin sadece bir şeyi ya da birini yitirmek değil, bazen insanın kendinden uzaklaşması anlamına da geldiğini görüyoruz. Kısa ama etkisi uzun süren, hüzünlü ve düşündürücü bir roman arıyorsanız Kaybolan sizi satırları arasında sessizce yakalayabilir. Şiddetle tavsiye ediyorum, okuyun okutturun! Keyifli okumalar
1000Kitap
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,2bin okunma
9/10
·688 syf.··
2026 61. kitabı
Suç ve Ceza üzerine konuşmak biraz zor geliyor bana, çünkü sadece bir roman okumuş gibi değil de, sanki birinin en gizli, en tekinsiz düşüncelerine ortak olmuş gibi hissediyorum. Raskolnikov’un o kasvetli, dar odasında geçirdiği her saniye, o bitmek bilmeyen iç hesaplaşmaları içimi o kadar sıktı ki, okurken bazen kitabı kapatıp derin bir nefes alma ihtiyacı duydum. Cinayet olayının kendisinden çok, o andan sonra başlayan o çaresiz yalnızlık hissi ve suçluluk duygusu dokundu bana. Hani insan bazen büyük bir hata yapar da geri dönüşü olmadığını anladığı o ilk an içi titrer ya, Raskolnikov bunu her sayfada en derinden hissettiriyor. O boğucu, pis sokaklarda onunla beraber yürüdüm, onunla beraber ateşler içinde sayıkladım sanki. Dostoyevski bir katili haklı çıkarmaya çalışmıyor kesinlikle, ama onun insani acısını öyle bir aktarıyor ki, kendinizi bir noktada onun için üzülürken bulabiliyorsunuz. Bu da insanı kendi adalet ve ahlak anlayışıyla baş başa bırakıyor, biraz da ürkütüyor. Sonia karakteri ise benim için bu yoğun karanlığın içindeki tek nefes alanı gibiydi. Onun hayata tutunuşu, fedakarlığı ve Raskolnikov’a karşı duyduğu o sessiz, koşulsuz merhamet olmasaydı, roman galiba taşınmaz bir yük haline gelirdi. Asıl cezanın mahkemeler ya da dört duvar arasında değil, insanın kendi vicdanında başladığını ve insanın ancak bir başkasının sevgisiyle iyileşebileceğini onun sayesinde çok daha net görüyorsunuz. Son sayfayı kapatıp kitabı masaya koyduğumda, elimde sadece bitmiş bir hikaye kalmadı. İnsan doğasına, gurura, vicdana ve affetmeye dair kafamda dönüp duran onlarca soru işaretiyle baş başa kaldım. Ağır bir kitaptı, evet, ama bittikten sonra da uzun süre zihnimden çıkmayacağını hissettiğim o nadir deneyimlerden biri oldu.
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2015194,3bin okunma
6/10
·272 syf.··
2026 2. kitabı
yani çok vaov olmadığım ama sıkılmadan okudum bir kitaptı dili akıcı ama bana çok paikopatça geldi ve sonı daha farklı bitirlebilierdi bence karakterler çok daha farklı yansılabilirdi
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,637 okunma
6/10
·288 syf.··
2026 38. kitabı
İlk yarısını okurken çok eğlendiğim, çoğu karakterin hayatlarını ilginç bulduğum bir kitaptı. Ancak 100. sayfadan sonra bitmesi gereken bir kitabı sırf ana karakterimizin aşık olduğu insanla olabilmesi için uzatmışlar. Diğer erkek karakteri (Eric) pisliğe çevirip üstüne bir de anlamsız bir hikaye yaratmış oldular. Çünkü kızımız hayatını kurtarıp ondan hoşlanan fazlasıyla yakışıklı bir adamı seçeceğine gidip öylesine sıradan ve oldukça sıkıcı diğer karakteri seçti. Ve bunu mantıklı gösterebilmek için de Eric’i anlamsız hareketler yaparken yazdılar. Kitabın başında tamamen kızdan hoşlandığı için yaptığı hareketler sonucunda bu duruma düşen ve kızın aksine bunu kendi faydasına kullanabilecek kadar zeki olduğu için kitabın sonunda sinsi ve manipülatif biri olarak döndürüldü. Kızı temize çıkarmak için televizyona da çıkan bir karakteri neden bir anda pisliğe çevirdiğini anlamadım ve beğenmedim. 100. sayfada bitmeli ve ana karakterimiz kitabın ilk 100 sayfasında yönlendirildiği gibi Eric ile olmalıydı. Gerçekten neden böyle bir son yazdigini anlamadım ve kesinlikle beğenmedim. 
Bu Bir Aşk Hikayesi DeğilSonia Hartl · Ren Kitap · 2022100 okunma
Reklam
Reklam