Neden Suskunum
"Niye suskunsun?" dediler. "Söylemekten vazgeçtim." dedim. "Neden vazgeçtin?" dediler. "Sözlerimin bir kıymet-i harbiyesi yoktu da ondan." dedim. "Peki sonuç ne oldu yani?" dediler. "Söylenmemiş sözleri biriktirdim yıllardır." dedim. "Nasıl sözlermiş bunlar?" dediler. "Boğazda düğüm olmuş; ne yutulmuş, ne de unutulmuş sözler." dedim. "E sana ne faydası olacak ki bunların?" dediler. "Tohum sadece düşer toprağa, fayda beklemez." dedim. "Ooo... Ölme eşeğim ölme!" dediler. "Kör ölünce badem gözlü oluyormuş ya..." dedim. "Sen kör müsün?" dediler.
Şiir
YKS'YE 24 SAAT KALA
YKS önemli bir sınavdır. Ama bu sınavda elde edeceğimiz sonuç dünyanın sonu ya da dünyanın kurtuluşu değildir. Zihninde bu sınavı çok fazla büyütüp kaygını ve stresini tetiklememen ve kendini sabote etmemen için kazanamazsam "en fazla ne olur?" sorusunu peş peşe sorabilirsin. Bir yıl mezuna kalmış olmak ya da gerekirse bir yıl daha hazırlanmak dünyanın sonu değil. Bu şekilde düşünmen rahatlamana yardımcı olacaktır. Sınav zorsa eğer sevin. Sana zorsa rakiplerine de zor. Yığılma azalır, çalışanla çalışmayan ayırt edilir, sınavın kolay olması iyi bir şey değildir.
Reklam
Aslında iyi niyet hep o öyle düşünmemiştir ibaresiyle var oldu. Çünkü içimizdeki iyilik hep baskın gelmişti bütün düşüncelere. Sonuç mu ? - Hala iyiyi elde etme peşindeyiz.
Trump’ın "Trump Ice" (su), "Trump University" (ki hiç açılmaması gereken ve davalarla kapanan bir yapıydı), "Trump Shuttle" (havayolu) ve tabii ki Atlantic City’deki "Taj Mahal" başta olmak üzere batan kumarhaneleri... İş dünyasında "büyük deha" olarak pazarlanan bir figürün arkasındaki bu devasa başarısızlıklar serisi, aslında agresif bir marka pazarlamasının arkasında nasıl bir yönetim zafiyeti ve plansızlık olabileceğini çok iyi gösteriyor. Kemal Kılıçdaroğlu ile kurduğumuz analoji ise ilk bakışta farklı kulvarlar gibi görünse de sistemik bir "süreç yönetimi ve algı hatası" noktasında oldukça dikkate değer bir paralellik barındırıyor. Bu iki figürün başarısızlık hikayelerini yan yana getirdiğimizde şöyle bir tablo çıkıyor ortaya: 1. "Yenilgi" Döngüsünü Doğru Okuyamamak Trump: Girdiği birçok iş kolunda piyasa dinamiklerini, borç sarmalını ve hukuki sınırları doğru analiz edemedi. Kumarhane gibi "kasanın her zaman kazandığı" bir sektörde bile iflas bayrağını çekti. Ancak her başarısızlığı bir "yenilgi" olarak kabul etmek yerine, suçu sisteme ya da başkalarına atarak kendi mitini korumaya çalıştı. Kılıçdaroğlu: Karşısındaki siyasi mekanizmanın deterministik yapısını, sosyolojik katmanları ve seçmen matematiğini defalarca yanlış hesapladı. Üst üste gelen her seçim yenilgisini, sürecin yapısal hatalarını masaya yatırıp radikal bir strateji değişikliğine gitmek yerine; "aslında oyları artırdık", "şartlar adil değildi" gibi gerekçelerle rasyonalize etmeye çalıştı. Tıpkı Trump’ın batan şirketlerine rağmen "başarılı iş insanı" imajını sürdürme çabası gibi, o da her mağlubiyetin ardından "demokrasi mücadelesinin lideri" mitine sığındı. 2. Israr ve Esneklik Eksikliği İki isimde de ortak olan şey, çalışmayan bir formülde ısrar etme eğilimi. Trump, bir sektörde batınca
Siyaset
dağıstanlı dövüşçülerin editini izleme işini azaltalım inşll. bugün rüyamda hamzayla aynı masada yemek yiyoduk bi kaç kişi daha vardı, ben de içimden diyorum ki acaba islam'la habip gelir mi ne güzel foto çekiniriz wwwhqhayqjqhqjahq sonuç gelmediler::')
Hiç kimseye yazılar (Hiç yazılar)
I- Enerji, meydana geldiği t⁰ anından hemen sonra nesneler arasındaki ilişkileri kendi varlığıyla eşitsizler. Var oluşu, nesnelerin ve nesneler arasındaki farkın ilk defa oluştuğu veya anlamlı hale geldiği t⁰'¹ anını, yani zamanı da meydana getirir. II -Enerji, eşitsiz ilişkileri doğurduğu t⁰'¹ anından itibaren, kendisiyle ilişkiye bulunan fiziksel, kimyasal, biyolojik vb nesneleri, özgün nitelikleriyle (kütle, hacim, yoğunluk vb.) enerji yasalarına bağlar. III- Enerji-madde bağlılığından bütün bir evren ve onun bütün ilişkileri meydana gelir. Farazi t⁰ noktası bir kez "olduğu" zaman, neticedeki görüntü istediği kadar karmaşık olabilir, ama şaşırtıcı değildir. İmkansız olan sonsuz değil, sonsuzun 0'dan doğması. Mutlak sıfır yaratım, mutlağa sonsuz yakınlıkta ama mutlak olmayan sıfır büyük patlamadır. İmkansız nokta üzerinde, idrak edemeyenlerin savaşı burda başlıyor. Temel Fizikle ilgili güdük denebilecek böyle bir "metafizik" girizgah sonrasında, Comte gibi soluğu "sosyal fizikte" yani sosyolojide alacağım. Bu tür tartışmalara rağbet edilmediği için biteviye bir rahatlıkla keyfi eskizler peşindeyim. Üç önermenin Sosyoloji tarafındaki simetrik aksini sanırım en dolaysız olarak Rousseau ifade etmiştir. Eşitsizlik Üzerine'de "Bir çitin etrafını sarıp 'burası benimdir' diyen kişi uygarlığın kurucusu olmuştur, der. Rousseau'nun ifadesi disiplin öncesi olması nedeniyle ve daha genel bir -eksik- olan sosyal bilim jargonunun biçime direngen oluşu nedeniyle belagatli, hikayeci, metaforik ve teknik olmayan bir ifadedir. Şöyle de diyebilirdi: t⁰ anında güç(enerji) bağlamında hareket eden ilk insan(nesne), eşitsizlik ilişkisini de (medeniyet), tarihi de (zamanı) başlatan kişi oldu (t⁰'¹ anı). Netice itibarı ile, Comte ve çağdaşları diyoruz ama fiziksel kozmos / sosyal
Sosyoloji
Reklam
Reklam