10/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 01:13
Sonunda ters köşe eden bir kitap. Bir solukta okunacak türden. Kitabın sonunda herkes şok. Bir psikiyatrinin bu kadar psikopat çıkması ve gerçekten olayların ortaya çıkacağını düşünmemesi ve ruhunun hasta olması ...
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,9bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 23. kitabı
“Yağmur denizde sefalet oluyor değil mi ?” Bir sarrafın mücevherleri işlediği , bir bestekarın notalarla raks ettiği gibi romanını dahi şiirsel nakışlarla işleyerek yazan Tanpınar , adeta kelimelerle zamanı durdurmayı başarmış bir sanatkardır. XXyy ,coğrafyamızda çalkantılı ve devrimli günlerdi işte bu dönemde yaşamış olan değerli kalem, Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş sürecinde ki siyasi , kültürel değişimler ile doğu batı arasında ki sancılı sürece bizzat şahit olarak , bunları sadece eserlerinde yazmakla kalmayarak adeta kelimelerle, geçmiş ile geleceği cümlelerde buluşturmuştur. Bu kıymete değer eserlerinden bir tanesini de biz şanslı okuyucular Mayıs ayında okuyarak ,analiz tahlil ederek bir nebze de olsa edebiyatımızın hafızasını kendi perspektifimizle görme şansına eriştik. Ben de naçizane kendi paradigmam ve yorumumla bir şeyler söylemek istiyorum. Elbetteki Yaz Yağmuru kitabını tek bir edebiyat çerçevesinde ele alamam çünkü kültürel birikimi ve çok yönlü bir yazar olması nedeniyle ( yazar,şair,denemeyazarı,siyasetçi,akademisyen vs.) kaleminden çıkan şaheser ,bir çok perspektiften açıklanmaya değer. Edebi metin özelliğiyle şiirsel ,estetik açıdan bir cerrahın titizliğiyle kaleme alınmış her bir hikaye hem gözleri hem de ruhu doyurmakta böylelikle onun eserlerinin sadece okunmadığını hissedildiğine de şahit oluruz . Türkçeye kattığı senfoni tadında ki kelimelerin bezenmesi, düşünce dünyamıza bıraktığı izlerle eşine az rastlanan ,dimağlarımızda tat bırakmış Türk edebiyatının en zarif ve en derin sanatkarlarından biridir dersek mübalağ etmiş olmayız değil mi ? ( Burada kendimi Bridgerton’ da ki lady Whistledown gibi hissettim ) Yine tarihi bilgisi ve bilinci bunun yanında kendisinin de yaşanan değişim ve dönüşüme tanık olması neticesinde eserlerine
Yaz YağmuruAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 2023466 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·192 syf.··
2026 13. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:38
Neden bu kadar geç okuduğumu bilemediğim bir kitapken beni çok doğru bir zamanda yakaladığını farkettim, tam seyahat sırasında. Bazı kitaplar vardır hayatınızın akışına uyumlu ve sizi yaşadıklarınızla iç içe sürekleyip götürmesini dilersiniz. Bu kitap da onu yaşadığım bir okuma süreci tattırdı bana. “Kişisel Menkıbe” her geçtiğinde kitapta istemsiz içimden sesli okudum. Hayatlarımız belki öyle büyük sinyaller, hedefler, öngörüler barındırmayabilir ama klişe de gelse o yaşanan, şahit olunan, yanından geçilip gidilen küçük şeyler tat verir insana ve devam edebilmesini sağlar yolunda. Kaybolmuş hissetsende, korksanda en kötüden, düşlesende en güzeli; yaşamadan, o adımı atmadan, bulunduğun yeri (fiziksel ya da zihninin içini) terk etmeden bilemezsin başına gelecekleri. Bunu göze almak yolda sadece en iyiyi umut ederek değil korkuyu endişeyi en kötüyü göğüsleyerek sindirerek, her şeyi iç içe bir bütün olarak yaşamaktan geçer. Çünkü insan, yolun sonunda dışarıda aradığı her şeyin aslında kendi içinde olduğunu anlıyor. Evrenin ruhuna dönmek, kendi özüne dönmektir; ne zaman ki o bütünlüğü yakalarsın, işte o an anlarsın ki sen hem 'bir'sin hem de 'hepimiz'sin.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma
Bilgeden" H'den"
Puan vermedi·479 syf.··
2026 15. kitabı
"Hikmet, beni artık arama. Kendi oyunlarında boğuluyorsun. Bir insan, başka bir insanın dünyasına ancak o dünya ona izin verdiğinde girebilir. Sen kendi dünyanı, kendi duvarlarınla o kadar sağlam ördün ki, içeriye ne sevgi sığdı ne de başka biri. Oyun oynuyorsun Hikmet. Hayatla, insanlarla, kendinle... En kötüsü de, bu oyunların içinde gerçeği arıyorsun. Gerçek, senin kurduğun o sahte krallıklarda değil, cesaretle yüzleştiğin o çıplak yalnızlığında saklı. Seni seviyordum belki; ama seni, senin bana sunduğun hayali bir Bilge olarak seviyordum. Gerçek ben, senin o karmaşık zihninde kendine yer bulamadı. Sen, başkalarının sana biçtiği rolleri reddederken, kendi kendine öyle roller biçtin ki, sonunda kendi yazdığın oyunun kurbanı oldun. Artık uyanmalısın. Oyun bitti Hikmet. Sahne boşaldı, ışıklar söndü. Şimdi, o korktuğun sessizlikle baş başasın. Kim olduğunu, ne istediğini, nereye gittiğini sorma artık. Çünkü sen, sorulardan bir kule yaptın ve o kulenin en tepesinden aşağıya bakmaya korkuyorsun. Hoşça kal Hikmet. Kendi oyununda buluşmak üzere değil, kendi gerçekliğinde kaybolmak üzere hoşça kal.'"
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
10/10
·400 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 13:12
El Kızı’nı okuduğumda beni en çok sarsan şey, bir kadının hayatının "el kızı" denilerek ne kadar kolay harcanabildiğini görmek oldu. Romanın merkezindeki Nazan, severek ve büyük umutlarla Avukat Mazhar ile evlenip o eve adım atıyor ama ilk günden itibaren sırf dışarıdan geldiği için hep bir yabancı muamelesi görüyor. Evdeki o bitmek bilmeyen dedikodular, kıskançlıklar ve çekememezlikler en sonunda büyüyüp korkunç bir sadakatsizlik iftirasına dönüşüyor. Beni asıl sinirlendiren ve üzen kısım ise kocası Mazhar’ın duruşu oldu; eğitimli bir avukat olmasına rağmen annesinin dolduruşuna gelip, toplumsal önyargılara boyun eğerek karısına arkasını dönüyor. Nazan hiçbir suçu yokken evinden, biricik çocuğundan koparılıp yapayalnız ve çaresiz bir hayata itiliyor. Yıllar sonra masumiyeti bir şekilde kanıtlansa ve gerçekler ortaya çıksa da ne yazık ki bu gecikmiş adaletin hiçbir anlamı kalmıyor; çünkü kadının gençliği, hayalleri ve yuvası çoktan yıkılıp gitmiş oluyor.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Tilkinin Gösterdiği Yol
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 112. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:12
Elbis Saren, insanların cadı olarak andığı tuhaf bir şifacı kadınla birlikte yaşamaktadır. Bir gün yine her zamanki gibi Oro Ana için malzeme toplamak üzere ormana girmişken karşısına tam da listesinde bulunan bir tilki çıkar ve oğlan da doğal olarak onun peşine düşer. Tabii tüyleri tıpkı altından iplikler gibi parıldayan bu tilkinin peşindeki tek kişi o değildir. Kısa sürede biri büyücü, diğeriyse avcı olan iki kişiyle karşı karşıya kalan El, oradan kaçmak yerine kendini bile şaşırtarak zavallı hayvanın yardımına koşmaya karar verir. Elbette ki sadece saf amaçlar gütmüyordur ama olsun. Şimdilik elimizdeki en iyi şey bu. Bir noktada Elbis, kapandan kurtarmayı başardığı tilkiyle beraber kaçmaya başlar. Arkasından gelen düşmanlara rağmen ona yol gösteren küçük tilkinin rehberliğini kabul eden Elbis, bir süre sonra kendini bildiği ormanın çok ötesinde bulur. O andan sonra geri dönmek artık bir seçenek olmaktan çıktığı için de mecburen tilkinin peşinden ilerlemeye devam eder. Ve sonunda karşısına, bir dağın içindeki sıradışı gölün üzerinde yükselen devasa bir yapı çıkar. Özel varlıkların gittiği bir okul: Nyxhaven Akademisi. İşin kötü tarafı, Elbis bir insan olmasına ve bunu yapamayacak olmasına karşın akademi sınırları içerisine girmeyi başarır fakat aynı zamanda çıkış yolu da ardından kapanır. Çünkü akademi öğrencilerinin oradan ayrılabilmesinin yegâne yolu, öğretim yılını başarıyla tamamlamaları hâlinde mümkündür. Belki diğerleri için bu oldukça basit bir görevdir fakat Elbis, bu süre zarfında hayatta kalabilmek için hem kendi türüne karşı büyük bir nefret besleyen bu doğaüstü canlıların arasında kimliğini gizlemelidir hem de 1. sınıfı bitirene kadar canlı kalmayı başarmalıdır. Hikâyenin genel şekilde konusu bu şekildeydi. Öncelikle söylemeliyim ki fantastik
1000Kitap
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202615 okunma