Ahmet

Ahmet
@sorgula
Balıkesir
21 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Seni seviyorum. Sen de beni sevme. Bir portakal ağacının hayatı boyunca yetiştirdiği 18.000 portakaldan sonuncusu ol ve C vitamini olarak girdiğin vücuttan büyük bir fikir olarak çık; Esatir-i Yunaniye seni de yazsın. Benim için… Bir zeytin fidanı dik, zamanla ‘ölmez ağacı’ olur adı; en az 3.000 yıl yaşar ve yaşadığı zaman boyunca da hiç kimseyi öldürmez. Benim için bir cümleden ibaret olacağına, işçiliğiyle göz kamaştıran bir ana fikir ol. Eski balıkçılardan dinlediğin bir efsaneyi hatırla ve suyun altında burun buruna geldiğin bir orfozun gözlerine bakıp “Neden öyle büyük büyük bakıyor?” derken, suyun altında bir denizkızı gördüğü için öyle bakıyor olabileceğini düşün. Kaz Dağı‘nın eteklerinde sakız reçeli, mor kekik, kuru incir, zeytinyağı, limon kekiği ve ada çayı satarak ailesini geçindiren ve okul masraflarını dahi kendisi çıkartan 12 yaşındaki bir çocuk ol. Bir çocuk ol ve kafiyelere uyma. Sigara tütününden deniz atı yap. Senden daha iri cüsseli bir adamla güreş tut. Adı “Sefil” olan mutlu bir fil çiz. Hava kararsın. Assos antik kentine, “tarihi eser kaçakçısı” şüphesiyle tutuklanabileceğine aldırmadan, kapıları kapandıktan sonra tel örgülerinin altından sürünerek kaçak gir. Tüm Athena Tapınağı senin olsun. Hayatının en güzel manzarasına karşı o gece kırmızı şarap iç; yıldızlar altında Zeus‘a bir dal sigara kurban et. Bir kitapçıya uğra ve daha önce okuduğun ve sevdiğin ve bu yüzden bir arkadaşına da okusun diye ödünç verdiğin bir kitabı, sana geri dönmeyeceğini bildiğin için yeniden satın al. Bu kitabı bir başkası istiyorsa da, onun gözlerine baka baka o kitabı ver ona ki alnında kocaman kocaman harflerle ENAYİ yazsın. Enayi ol çünkü bilgelik enayilikten doğar. Enayiliğinle gurur duy; şark kurnazları için hayatın kontenjanı hiç dolmaz. Gecekondularla onur
Reklam
- “Ölülere acıma, Harry. Yaşayanlara acı, her şeyden çok da sevgisiz yaşayanlara.” - “Bunca zaman sonra, öyle mi?” “Her zaman.” - “Hazinen neredeyse, kalbin de orada olacak.” - “Bedenine ne olursa olsun, ruhun, el değmemiş halde varlığını sürdürür.” - “Albus Severus Potter. İsmini Hogwarts’ın iki müdüründen alıyorsun. Biri Slytherin’dendi ve o tanıdığım en cesur adamdı.” - “Ölürken mi? Hiç yanmıyor,” dedi Sirius. “Uykuya dalmaktan daha çabuk, daha kolay.”
Tüm büyücülük dünyası Voldemort un dönmüş olduğu konusunda senin haklı olduğunu ve gerçekten senin son iki yılda onunla iki kez savaştığını ve herikisinde de kurtulduğunu itiraf etmek zorundaydı. Ve şimdi onlar seni 'Seçilmiş Kişi' diye adlandırıyor— evet, haydi, insanların senden niye büyülendiğini göremiyor musun?" İnsanlar senin “Seçilmiş Kişi” olduğuna inanıyorlar biliyorsun.” dedi Scrimgeour. “Onlar senin tamamen bir kahraman olduğunu düşünüyorlar —“Seçilmiş Kişi” ol ya da olma! Adı Anılmaması Gereken Kişiyle kaç kere yüz yüze geldin şimdi? Şey her neyse” cevap beklemeden devam etti. “Önemli nokta senin pek çok kişi için umudun sembolü olmandır. Adı Anılmaması Gereken Kişinin yok edilmesi için. —şey bu insanlara rahatlık veriyor. Hortkuluk kelimesi, ruhunun bir kısmını saklayan kişilerin, ruhunu saklamak için kullandığı eşya için kullanılır. yani, ruhunu parçalıyorsun,” dedi Slughorn, “ ve ruhundan bir parçayı vücudunun dışındaki bir eşyanın içinde saklıyorsun. Sonra, eğer biri bedenine saldırırsa veya yok ederse, ruhundan kalan maddi ve zarar görmemiş parça sayesinde ölmezsin. Fakat tabii ki, böyle bir biçimde var olursun… Snape bir an için gözünü dikip Dumbledore’a baktı, zalim yüzünün her çizgisine iğrenme ve nefret kazınmıştı. “Severus...lütfen...” Snape asasını kaldırdı ve direk Dumbledore’a doğrulttu. “Avada Kedavra!” Dubmledore’un benden yapmamı istediği şey buydu, onları bana göstermesinin tüm nedeni buydu. Eğer Dumbledore haklıysa – ve haklı olduğundan eminim – dört tanesi hala dışarıda. Onları bulup yok etmek zorundayım, ve sonra Voldemort’un ruhunun yedinci parçasının peşine düşmeliyim, hala onun bedeninin içinde bulunan parçayı, ve onu öldürecek kişi benim. Ve yolumun üstünde Severus Snape’e rastlarsam,” diye ekledi, “benim için ne kadar iyiyse,
Seni kimsenin inanmayacağı birine dönüştürmeye çalışıyorlar. Bunun arkasında Fudge var, neyine istersen bahse girerim. İstiyorlar ki sokaktaki büyücüler sana bir espri konusu, ünlü olmak ve bunu sürdürmek arzusuyla gülünç palavralar atmaya bayılan aptal bir çocuk gözüyle baksınlar. Voldemort’un geri dönmüş olduğunu kabul ederlerse, ortada Bakanlık’ın son on dört yıldır uğraşmak zorunda kalmadığı kadar büyük bir bela var demektir, ” dedi Sirius acı acı. “Fudge bu gerçekle yüz yüze gelmeye kendini razı edemiyor bir türlü. Deliliğin ilk belirtisi, kendi kafanla konuşmaktır. “Sınır tanımayan bir zekâ, en büyük hediyedir insana, dedi Luna Seçmen Şapka, seçim sırasında beni Ravenclaw’a koymayı ciddi ciddi düşünmüştü, dedi Hermione neşeli bir sesle, ama sonunda Gryffindor’da karar kıldı. “Hislerini belli eden budalaların, duygularını kontrol edemeyenlerin, hüzünlü hatıralara dalanların ve kolayca tahrik edilmelerine izin verenlerin -başka bir deyişle, zayıf insanların onun güçleri karşısında hiç şansı yoktur! İşte bize burada bunu öğretmeliler diye düşündü, yan dönerek, kızların beyninin nasıl çalıştığını… en azından Kehanet’ten daha faydalı olurdu… bazı yaraların şifa bulmayacak kadar derin olduğunu unuttum. Kayıtsızlık ve ihmal, düpedüz sevmemekten daha fazla hasar yaratır çoğu kez bu böyle ... Annenin seni korumak için öldüğü gerçeğinden söz ediyorum tabii. Sana, Voldemort’un hiç beklemediği, kalıcı bir koruma sağladı;bugün bile damarlarında akan bir koruma. Onun için ben, annenin kanına güvendim. Seni, onun hayatta kalmış tek akrabasına, kız kardeşine gönderdim.”
Tuhaftır, eğer bir şeyden korkuyorsanız ve zamanı yavaşlatmak için her şeyi vermeye hazırsanız, zaman hızlanmak gibi tatsız bir alışkanlık edinir. Bir adamın nasıl biri olduğunu anlamak istiyorsan, kendisiyle eşit olanlara değil, astlarına nasıl muamele ettiğine bak." Merak günah değildir," dedi. "Ama merak ederken, ihtiyatı elden bırakmamalıyız. Cornelius! Her zaman yaptığın gibi, kanın saflığı denen şeye çok fazla önem veriyorsun! Bir insanın ne olarak doğduğunun değil, nasıl geliştiğinin önemli olduğunu göremiyorsun! Az önce Ruh Emici'n, bilinen en köklü safkan ailelerden birinin son üyesini yok etti - ve o adamın ne yapmayı seçtiğini görüyorsun! Sana şunu söylüyorum benim önerdiğim adımları atarsan, makamında olsan da olmasan da, görüp göreceğimiz en cesur ve en büyük sihir bakanlarımızdan biri olarak hatırlanırsın. Ama harekete geçmezsen - tarih seni, kenara çekilip bizim yeniden kurmak için çaba sarfettiğimiz dünyayı yok etsin diye Voldemort'a ikinci bir fırsat veren adam olarak hatırlar!" Gün gelir de doğru olanla kolay olan arasında seçim yapmanız gerekirse eğer, iyi kalpli, yardımsever ve cesur bir çocuğa, sırf Lord Voldemort'un yoluna çıktığı için neler olduğunu hatırlayın. Cedric Diggory'yi hatırlayın."
Reklam