Kanuni, ömrü boyunca Hızır'ı aradı. Aslında aradığı Hızır'ın ilmiydi. kendini dünya krallarına taç giydiren Allah'ın yeryüzündeki gölgesi olarak görüyordu. işte böyle bir hükümdar nefsini terbiye etmek ve ölümü hatırlamak için bazı geceler boş mezarda yatıyordu.
Derler ki, Kanuni bu yüzüğü yanından hiç ayırmamış, dünya krallıklarına sahip olacak kudreti bu zümrüt yüzükten, yani yüzüğün verdiği manevi güçten almıştı.
Tıpkı Hz Süleyman'ın mühründen aldığı hikmet gibi.