Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
@sorguletios
Proleterleşmeye çalışan Küçük Burjuva
Sosyoloji 2.Sınıf
Dersim / Ankara
Ankara, 31 Aralık 2002
143 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
"Üretim araçlarına toplum tarafından el konulması, meta üretimine ve onunla birlikte ürünün üretici üzerindeki egemenliğine son verir. Toplumsal üretime egemen olan anarşinin yerini, plana dayanan bilinçli örgütlenme alır. Bireysel varlık için mücadele sona erer ve bu noktada, bir anlamda insan en sonunda kendini hayvanlar dünyasından kopararak hayvansal varlığın koşullarını ardında bırakır ve gerçekten insanca olan koşullara girer. Çevresini oluşturan ve o güne kadar ona egemen olan varlık koşulları, o günden itibaren onun egemenliği ve denetimi altına girer. Artık ilk kez olarak insan, kendi toplumsal örgütlenmesinin efendisi olduğu için ve olduğu sürece doğanın gerçek, bilinçli efendisi haline gelir. O güne kadar sonsuz, egemen doğa yasaları olarak gördüğü kendi toplumsal faaliyetinin yasaları, artık insan tarafından tam bir kavrayışla uygulanacak ve dolayısıyla insanın egemenliğine girecektir. O güne kadar sanki doğanın ve tarihin bir emri gibi ona karşı duran toplumsal örgütlenmesi, artık onun gönüllü eylemi haline gelecektir. O güne kadar tarihe egemen olan nesnel dış güçler, artık, insanın denetimi altına girecektir. Ancak bu noktadan sonradır ki, insan, tam bir bilinçle kendi tarihini yaratacaktır, ancak bu noktadan sonradır ki, insanın harekete geçirdiği toplumsal güçler, egemen bir biçimde ve sürekli artan bir ölçüde, insanın istediği sonuçları doğuracaktır. Bu, insanın zorunluluklar dünyasından özgürlükler dünyasına sıçramasıdır. " (Engels / Anti-Dühring)
Sayfa 128·Kitabı okudu
Reklam
Sosyalist bir toplum inşa ederken herkesin, sömürücülerin ve aynı zamanda da emekçi halkın yeniden kalıba dökülmeleri gerekir. İşçi sınıfının buna ihtiyacı olmadığını kim iddia edebilir? Elbette, sömürücülerin yeniden kalıba dökülmesi, işçi sınıfınınkinden nitelik bakımından farklıdır ve bu ikisinin karıştırılmaması gerekir. İşçi sınıfı, sınıf mücadelesi içinde ve doğaya karşı mücadele içinde bütün toplumu ve bu arada kendini de yeniden kalıba döker. Çalışma süreci içinde durmadan öğrenmesi, eksiklerini adım adım gidermesi ve bunu yapmayı hiçbir zaman bırakmaması gerekir. " (MAO - halk İçindeki Çelişmelerin Doğru Ele Alınması Üzerine)
Sayfa 126·Kitabı okudu
"Sosyalizmden komünizme geçiş konusunda, sosyalist aşamada durup yerimizde saymamız doğru değildir ama sosyalizm aşamasını bir çırpıda atlayıp komünizm aşamasına geçeceğimiz gibi hayalci bir düşünceye de kapılmamalıyız. Biz, Marksist-Leninist kesintisiz devrim teorisinin savunucularıyız; demokratik devrimle sosyalist devrim arasında ve sosyalizmle komünizm arasında bir Çin Seddi olmadığını ve olamayacağını savunuyoruz. Aynı zamanda Marksist-Leninist aşamalı devrim teorisini savunuyoruz; farklı gelişme aşamalarının, nitelik farlılıklarını yansıttıklarını ve nitelik bakımından farklı olan bu aşamaların birbirleriyle karıştırılmamaları gerektiğini savunuyoruz." (ÇKP)
Sayfa 124·Kitabı okudu
Emperyalizm
İlk birikim döneminde, o sırada şekillenmeye başlayan yeni ulusal devletlerde örgütlenmiş olan Batı Avrupa burjuvazisi, Amerika, Asya ve Afrika'yı yağmalayarak sermaye biriktirmişti. Şimdi ulaştığımız dönemde ise, başta İngiltere olmak üzere aynı devletler sömürgelerin sömürülmesinin yeni bir aşamasına girmişlerdir. Sermayelerini, kâr oranının göreli olarak düşük olduğu kendi ülkelerinde yeniden yatırmak yerine, işgücünün ve hammaddelerin ucuz olduğu sömürgelerde yatırmayı yeğ tutmaya başlarlar: "Kapitalizm var olduğu sürece, sermaye fazlası belli bir ülkedeki kitlelerin hayat yüzeyini yükseltmek amacıyla değil (çünkü bu, kapitalistler için kârlarının azalması demektir), tersine denizaşırı geri ülkelere sermaye ihraç ederek kârları artırmak amacıyla kullanılacaktır. Bu ülkelerde sermaye sıkıntısı olduğu için arazi fiyatları göreli olarak düşük, ücretler düşük ve hammaddeler de ucuz olduğu için kâr oranı genellikle yüksektir. " Bütün dünyanın büyük devletler tarafından sömürgelere ve etki alanlarına bölünmüş olduğu emperyalizm çağında, kapitalist sistem, daha fazla yayılacak alan bulamaz ve kendi içine dönerek kendini yemeye başlar. Artık rekabet öylesine şiddetli ve üretimın çapı da öylesine büyüktür ki, her tekelci grup en fazla kârı sağlamak için mücadele etmek zorundadır: "Tekelci kapitalizmi, sömürgeleri ve diğer geri ülkeleri köleleştirmek ve sistemli bir biçimde yağma etmek, bir dizi bağımsız ülkeyi bağımlı ülke haline getirmek, yeni savaşlar çıkarmak-modern kapitalizmin kodamanları için bu, en fazla kâr elde etmek amacıyla girişilen en iyi 'iştir gibi tehlikeli girişimlere iteň ve dünyada ekonomik üstünlük sağlamaya girişmesine yol açan, hep bu en fazla kâr elde etme zorunluluğudur. " "Ölmekte olan ama henüz ölmemiş" kapitalizm, kendisini parçalamakta olan
Sayfa 72·Kitabı okudu
Enflasyon Nedir?
"16. yüzyılda Amerika'da, daha zengin ve çıkarılması daha kolay altın ve gümüş madenlerinin bulunması sonucunda, Avrupa'daki altın ve gümüş miktarı büyük ölçüde arttı. Bu nedenle, altın ve gümüşün değeri diğer metalara oranla düştü. İşçiler ise, işgüçleri karşılığında aynı miktarda gümüş para almaya devam ediyorlardı. Emeklerinin parasal değeri aynı kalmıştı ama ücretleri düşmüştü; çünkü aynı miktarda gümüş karşılığında diğer metalardan daha az miktarda satın alabiliyorlardı. Bu olgu, 16. yüzyılda sermayenin gelişmesini ve burjuvazinin yükselişini hızlandıran koşullardan birini oluşturmaktaydı."
Sayfa 60·Kitabı okudu
Reklam