Kocaman bir kafası ve gelişmiş bir göğsü olan bir cüce, şu anlamda az gelişmiştir ki, zayıf bacakları ile kısa kolları vücudunun diğer kısımları ile denge halinde değildir; o, gelişmesini tabii seyrinden saptırmış olan bir yapı bozukluğunun yarattığı bir ucubedir. İşte bizler, sömürge veya bağımlı ülkelerin, nazikane «az gelişmiş adı verilen insanları olan bizler de aslında böyleyiz.
Ayırıcı faktörlerin Küba Devrimine özel bazı nitelikler kazandırdığını kabul ediyoruz. Her devrimin bu tür ayırıcı faktörleri içerdiği su götürmez bir gerçektir. Ancak bütün devrimlerin, toplumların uymamazlık edemeyeceği bazı temel kanunlara uydukları da aynı derecede tartışılmaz bir gerçektir.
<İşte döndük. Sözlerimiz Küba ormanlarının taze ıslaklığını taşıyor. Sierra Maestra'lara çıktık ve şafak vaktini gördük, ruhlarımız ve ellerimiz şafağın tohumları ile dolu, ve bu tohumları, meyvelerini vermeleri için, bu yeryüzünün dört bir yanına ekmeye ve korumaya hazırız.>
<İşte döndük. Sözlerimiz Küba ormanlarının taze ıslaklığını taşıyor. Sierra Maestra'lara çıktık ve şafak vaktini gördük, ruhlarımız ve ellerimiz şafağın tohumları ile dolu, ve bu tohumları, meyvelerini vermeleri için, bu yeryüzünün dört bir yanına ekmeye ve korumaya hazırız.>
Ve o zaman bu toprakların, yani Amerika'nın bütün kardeş ülkelerinden, eğer yeryüzüne onlardan hala eser kalmışsa, ulusların sesi bir ağızdan sonsuza kadar şu cevabı verecektir:
<Öyle olsun; Amerika'nın her parçasından özgürlük tohumları fışkırsın!>