Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
@sorguletios
Proleterleşmeye çalışan Küçük Burjuva
Sosyoloji 2.Sınıf
Dersim / Ankara
Ankara, 31 Aralık 2002
143 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Yalnızlığım çok büyük. Arkadaşa ihtiyacım yok, ihtiyacım kendimden bahsetmek ama konuşacak kimsem yok. Sadece düşünceler yeterli değil. Ben onları kelimelerle ifade edene kadar onlar tamamen açık, net ve doğru değiller. Onları bir asker ya da telgraf direkleri gibi sıraya dizmeli, bir demiryolu gibi uzatmalı, bu sırada köprüler ve viyadükler inşa etmeli, virajlar ve setler yapılmalı, bilinen yerlere duraklar koyulmalı ancak o zaman her şey netleşir. Bu zorlu mühendislik yolu, mantık ve tutarlılık gibi görünüyor ve akıllı olmak isteyenler için zorunludur; ama başkaları için zorunlu değildir ve onlar istedikleri gibi dolaşabilirler.
Sayfa 5·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Ahmet Yıldız

, bir kitap okudu
Puan vermedi·182 syf.·
Beğendi
·
2024 36. kitabı
Yaşar Kemal
8.6/10 · 6,6bin okunma

Ahmet Yıldız

, bir kitap okudu
Puan vermedi·264 syf.·
Beğendi
·
15 günde okudu
·
2024 35. kitabı
Ernesto Che Guevara
9.1/10 · 73 okunma
Düşmanın en hassas tarafına yüklenmek, sürekli olarak ve var kuvvetimizle vurmak lazımdır. Geriye kaymamak, kararlılıkla ilerlemek ve her saldırıya halk kitlelerinin daha da güçlü bir baskısı ile karşılık vermek gerekir: zaferin başka yolu yoktur.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Devrimciler, kurtuluş programlarını gerçekleştirmek amacıyla giriştikleri mücadele, sırasında ortaya çıkabilecek olan taktik durumlarının hepsini önceden göremezler. Bir devrimcinin gerçek yetenekleri, her değişen duruma göre uygun dvrimci taktikler bulabilmek konusundaki kabiliyeti ile ölçülür. Devrimci bir programın belirli bir seçim sürecinden neler kazanabileceğini küçümsemek affedilmez bir hata olur. Ama sadece seçimleri düşünmek ve diğer mücadele şekillerini ihmal etmek, ve bu arada devrimci programı uygulamanın ve geliştirmenin yegâne aracı olan iktidarı ele geçirmek için silahlı çarpışmayı küçümsemek de aynı derecede affedilmez bir hatadır. Bize seçim süreci ile iktidarı ele geçirmekten bahsettikleri zaman, hep aynı soruyu sormak durumunda kalıyoruz: Bir halk hareketi geniş bir halk oyu sayesinde hükümeti ele geçirir ve programını meydana getiren büyük sosyal dönüşümleri başlatmaya karar verirse, derhal ülkenin gerici sınıfları ile ihtilafa düşmeyecek midir? Ordu her zaman bu sınıfların aracı olmamış mıdır? Eğer bu böyle ise, ordunun kendi sınıfı yanında yer alması ve yeni hükümete karşı girişilecek savaşa katılması normal ve mantıki bir hareket sayılmak gerekir. Kanlı veya kansız, bir hükümet darbesi ile yeni hükümet devrilebilecek ve böylece eski oyun tekrar sahneye konulacak ve kıyamete kadar devam edecek demektir. Şüphesiz zulüm ordusunun, hükümeti savunan silahlı bir halk tepkisi ile yenilgiye uğratılması da mümkündür. Fakat bize ihtimal dışı gibi görünen şey, silahlı kuvvetlerin köklü sosval reformları kabul etmesi ve bir kast olarak sessiz sedasız tasfiye edilmeye razı olmasıdır. Savaşın yönetiminde askeri kast'ın yardımına güvenilebileceğini kabul ettiğimiz takdirde, iki sorunun analizini yapmamız gerekir. İlk önce, ordunun -orduyu özerk bir karar
Sayfa 98·Kitabı okudu