Demokrasi, kitlelerin gücüne dayanmak, doğru olarak kitle çizgisini izlemektir. Bundan ötürü, başarılı olmak için, bozukluğa, israf ve bürokrasiye karşı hareket kitlelerin gücüne dayanmalıdır.
Kitlelerle biz bütün askerleri, bütün fabrikalardaki işçileri, kamu hizmetlerindeki bütün memurları ve bütün halkı kastediyoruz. Başka herhangi bir işte de olduğu gibi, yalnız kitleleri seferber etme, demokrasiyi yerine getirme yolu ile kitlelerin bu hareketi anlaması ve ona candan katılan bir toplum haline getirme yolu ile kesin başarı kazanabiliriz. Kitlelerin katkısı ne kadar büyükse başarılar da o kadar tam ve o kadar çabuktur.
Kitlelerin görevi, bozukluğa, israf ve bürokrasiye karşı harekete candan katılmaktır. Düşmanla savaşıp ülkeyi kurtarmak için savaşçılar emekleri ile ve halk da zenginliği ile katılırlar. Bozukluk, israf ve bürokrasi bir "iç düşman" türüdür. Eğer savaşçılar ve halk yalnızca dıştan gelen düşmana karşı savaşırlar ve içerdeki düşmana karşı savaşmayı unuturlarsa görevlerini yerine getirmemiş olurlar. Bundan dolayı, onlar bu harekete candan katılmalıdırlar.
Bu hareketi başarmak için, biz en yüksek düzeyden aşağılara doğru tek bir kişi gibi güçlerimizi birleştirmeliyiz. Bu başarı bizim dayanışmamızı güçlendirmemize yardım edecek ve verimliliği daha da yükseltecektir. Bu, kadrolarımızın öğretilerini değiştirmelerine, bilinçlerini yükseltmelerine, devrimci erdemlerle beslenmelerine ve askerlere, halka şevkle hizmet etmelerine yardım eder. Bu, bizim iktidarımızı arındırmamıza yardım eder, onu savaşçıların ve yurttaşların güvenine, fedakârlığına layık kılar. Bu, üretimi ve tutumu arttırmak için hükümet ve partinin planını yerine getirmemize, genel karşı saldırıya geçmek için tamamen hazırlanmamıza yardım eder.