Bazıları "sola" sapmanın "sağa" sapmaktan daha iyi olduğunu düşünmüşlerdir. Öyle değildir, çünkü ister sol olsun ister sağ, her ikisi de gerçekten uzaktır. Biz politikaları kavramalıyız, kitlelere güvenmeli ve toprak sahipleri arasında ayırım yapmalıyız.
Sağ kanat sapması kendini olumsuz kötümserlikte ve ilkesiz ödünlerde gösteriyor. Sağ kanatçılar halkın gücüne inanmayarak halkın mücadele iradesini zayıflatıyorlar. Istırap çekme alışkanlığı, acılara katlanma yeteneğini unutuyorlar, sadece sakin ve rahat bir hayata göz dikiyorlar.
Karmaşık ve güçlüklerle dolu olan bu durum, tam bir evrim içindedir. Bunu, halkın ve kadroların genel görünüşünde oluşacak değişiklikler izliyor. Eğer, gereken hazırlık ve önderlikte eksikleri olursa, bunu fikir ve eylem düzensizliği izler. Şu hatalar olabilir: Sol sapma; sürekli zaferlerimizle sarhoş halde bulunan halk, neye mal olursa olsun savaşa devam etmek isteyecek ve sonuna kadar savaşacaktır. Ormanı değil sadece ağacı gören bir insan gibi, onlar düşmanın manevralarını değil çekilişini görecekler: onlar Amerikalıları değil Fransızları görecekler; onlar hep askeri hareket lehinde olacaklar ve diplomatik hareketin önemini küçümseyeceklerdir. Onlar silahlı mücadeleye paralel olarak, bizim aynı amaç için uluslararası konferanslarda mücadele uyguladığımızı anlamayacaklardır. Onlar birçok sağ kanat bildirilerinden biri olarak gördükleri yeni sloganlara muhalefet edecekler; anlaşmaları kötüye yorumlayacaklar. Düşman tarafından kabulü mümkün olmayan aşırı koşullar ileri sürüyorlar. Onlar her şeyi birden bire olsun istiyorlar, barış mücadelesinin çetin ve karmaşık olduğunu anlamıyorlar. Eğer biz bu çeşit solculuğa teslimiyet göstersek tecrit edileceğiz, halkımızdan ve dünya halklarından kopacağız, bozguna uğrayacağız.
Sovyetler Birliği, Çin ve Halk Demokrasileri her alanda sürekli bir gelişme, birleşme ve ilerleme süreci içinde olduklarından, dünyadaki barış ve demokrasi hareketleri gittikçe daha güçlenmektedir. Sovyetler Birliği'nin akıllıca ve doğru olarak izlediği dış politikanın bir sonucu olarak, emperyalistler özellikle de Amerikan emperyalistleri - Berlin ve Cenevre konferanslarına katılmak zorunda kaldılar. Halen devam etmekte olan yalnız bu iki konferans olgusu bile, bizim taraf için büyük bir zafer ve emperyalistler için de bir yenilgidir.