Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
@sorguletios
Proleterleşmeye çalışan Küçük Burjuva
Sosyoloji 2.Sınıf
Dersim / Ankara
Ankara, 31 Aralık 2002
143 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Balıkçılar
Balıkçılar, Filipinler'in takımada karakteri nedeniyle özellikle geniş bir sosyal gruptur. Deniz balıkçılarının yanı sıra, büyük nehirler ve göller boyunca çalışan iç balıkçılar da vardır. Balıkçılık köylülük için yalnızca bir geçim kaynağı değildir. Tam zamanlı balıkçılar bulunur ve bunlar üç bölüme ayrılabilir: zengin, orta ve yoksul balıkçılar. Zengin balıkçılar kendi motorlu tekneleri, büyük ağları ve av araçlarıyla balıkçılık yapar, yoksul balıkçıların emek gücünü satın alır ve kendi aileleri için yeterli olandan daha fazla para kazanırlar. Orta balıkçılar kendilerine ait motorsuz tekneleri, orta büyüklükteki ağları ve balık avlama tekneleriyle zengin balıkçılara oranla daha yoksul durumdadırlar, yalnızca belediye balıkçılığı yaparlar ve kendi aileleri için yetecek kadarını kazanırlar. Yoksul balıkçılar, ya kendi tekneleri ve av araçlarıyla balık tutarlar veya emek gücünü, zengin balıkçılara ve balıkçı kapitalistlerine satarlar. Daha çok kıyı balıkçılığı yapar ve kendi ailelerine yetecek kadar kazanmazlar, fakat genellikle bir yan meslek olarak ekin eker ve diğer geçim yollarına başvurmak zorunda kalırlar. Balıkçılar; büyük trol gemileri ve filoları bulunan (depolama ve fabrika gemileri dahil) ABD ve Japon kapitalist derin-deniz balıkçıları tarafından doğrudan sömürülmektedir. Ayrıca toprak ağaları çevirdikleri avlanma alanları ile balıkçılık yapılacak yerleri kurutmaktadır. Ayrıca yerli kapitalist balıkçılar ve tüccarlar fiyat dayatması yapmakta, görevini suistimal eden hükümet memurları keyfi vergilendirmelerle balıkçılardan nakit ödeme almaktadır. Balıkçılar, özellikle de yoksul ve orta balıkçılar, anti-emperyalist ve anti-feodal mücadeleyi destekleyebilirler. Balıkçıların, adalar arasındaki bağlantının sağlanması, savunulması ve halk için yiyecek sağlanması
Sayfa 196·Kitabı okudu
Reklam
ÖZEL SOSYAL GRUPLAR
Filipinler'de sınıfsal analizden çıkartılamayacak tek bir sosyal grup yoktur. Parti; balıkçılar, ulusal azınlıklar, yerleşimciler, kadınlar ve gençler gibi sosyal gruplara özel ilgi gösterdiğinde, sınıfsal içeriği belirsizleştirmez veya dikkate almamazlık yapmaz, her bir sosyal grubun kendine özgü ya da sahip olduğu belirli ortak koşullara dikkat çeker.
Sayfa 196·Kitabı okudu
Bununla birlikte, kişilerin sınıflandırılmasında kullanılacak tek kriter ekonomik durum değildir. Özellikle proleter devrimci olma meselesi söz konusu olduğunda, bir kişinin devrimci ya da karşı-devrimci niteliği mücadele sırasında gelişir. Hiç kimse, emekçi insanlar arasından bile olsa kızıl olarak doğmaz. Ezilenler ve sömürülenler arasından gelen ancak karşı-devrimci tavırları olan kişiler düşmanın yanında yer alabilirler. Küçük burjuvaziden gelen ve devrimci mücadelede yer alan deneyimli kişiler de olabilir. Hatta sömürücü sınıfların içinden dahi yoğrulan ve devrimcilerin saflarına katılan istisnai durumlar olabilir. Bu nedenle politik bakış açısına ve ideolojik yoğrulma sürecine önem verilmelidir. Ekonomik taban ve üstyapı arasındaki diyalektik ilişki hakkında kapsamlı bir görüşe sahip olmalıyız. Sınıflar ve tabakalar açısından, yeni maddi koşullara bağlı siyasal değişimleri doğru şekilde ele alabilmek için tekrarlanacak sınıfsal analize ihtiyaç duyarız. Marksizm-Leninizm-Mao Zedong Düşüncesinin ruhu, somut koşulların somut analizidir.
Sayfa 195·Kitabı okudu
Yukarıda sunulan tüm sınıflar ve tabakalar, Filipin toplumunu kapsamlı bir şekilde içermektedir. Filipinler'de herhangi bir kişinin bugün herhangi bir sınıfa veya bir sınıf içindeki herhangi bir tabaka- ya ait olmadığını iddia etmesi imkânsızdır. Her insan belirli bir sınıfa aittir ve bu sınıfın özelliklerini taşır. Filipin toplumunun temel yapısı grafiksel olarak sunulacaksa, büyük burjuvazi ve toprak sahibi sınıfının, en büyük siyasi ajanları -büyük bürokrat kapitalistler- ile birlikte ulusal nüfusun yüzde biri dahi etmeyecek en küçük dilim ile çizilmesi gerekir. Bu kesitin he- men altında ulusal burjuvaziyi temsil eden son derece ince bir di- lim vardır. Bunu, yüzde 7'ye varan miktarlarda temsil eden, nispeten daha kalın bir dilim izler, bu küçük burjuvazinin (orta köylüler ha- riç) nüfustaki payıdır. Burjuva sosyolojisine göre, orta köylüler de dahil olmak üzere, hem ulusal burjuvazi hem de küçük burjuvazi, orta sınıf olarak adlandırılır. Piramidin temeldeki yüzde 90'ından fazlasını, emekçi kitleler -proletarya ve köylüler- temsil eder. 1960 yılında Filipin Ortak Yasama-Yürütme Vergi Komisyo- nu'na göre, Filipinli ailelerin %88,3'ü P2,500'ün altında kazanmış- tır; %8 P2,500'den P4,999'a; %2.6'sı P5,000'den P9,999'a ve %1,l'i P10,000 ve üzerinde kazanmıştır. P100.000 ve üstü kazananların Filipin ailelerin onda birini oluşturduğu tahmin edilmektedir ve bunların milli gelir ve varlıklarda aslan paylarını elinde tuttukla- bilinmektedir. Gerici hükümet, sömüren ve sömürülen sınıflar arasındaki büyük gelir eşitsizliğini kendi rakamları ile gizleyemez. Bu eşitsizlik, gericilerin demokrasi iddialarının boş olduğu anlamına gelir. 1960'dan beri devam eden enflasyon ve iki sert devalüasyon göz önünde bulundurulduğunda, halkın geçimi büyük ölçüde kötüleş- miş durumdadır.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Yukarıda sunulan tüm sınıflar ve tabakalar, Filipin toplumunu kapsamlı bir şekilde içermektedir. Filipinlerde herhangi bir kişinin bugün herhangi bir sınıfa veya bir sınıf içindeki herhangi bir tabakaya ait olmadığını iddia etmesi imkânsızdır. Her insan belirli bir sınıfa aittir ve bu sınıfın özelliklerini taşır.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Reklam