Büyük yazarların neden “büyük yazar” olduğunu anlamama neden olan kitaplardan biri. Mutlaka ve mutlaka okunması gereken bir baş yapıt.
Tolstoy’un kitaplarını büyük bir beğeniyle okumuşumdur her zaman. Her kitabında kendisini yansıtan bir karakter oluşu da hep çok hoşuma gitmiştir. Diriliş’te de Prens Nehlüdov üzerinden kendi dirilişini anlatmış bize.
İyi insan olma çabası olan Nehlüdov’un çıktığı bu kararlı yolculukta yaşadıkları, düşünceleri, duyguları, düştüğü çıkmazlar, bazen zorlanması, zayıf hissetmesi, hatta bazen umutsuzluğa düşmesi.. Diriliş mücadelesinin öyle basit olmadığı daha güzel anlatılamazdı. Tek bir insana yardım etmek için verdiği kararla başlayan hikayesinin, gördüğü diğer haksızlıklara ve acılara karşı da bir şeyler yapma çabası ve her adımda gördükleriyle, yanlışları düzeltmenin imkansız gibi gelmesi, ama yine de kendi ruhunu kurtarmak ve diriltmek için mücadele etmesi çok etkileyiciydi. Mücadelesinden vazgeçip vazgeçmediği de kitabın sonlarına kadar bir soru işareti…
Adalet ve cezalandırma sistemi üzerine düşünceleri ve başka türlüsü nasıl olabilirdi diye uzun uzun kafa yorması, bu konudaki kendi düşüncelerimle paralellik gösterdiği için kitabın içine çekti beni.
Doğru olmak, adaletli olmak, iyi insan olmak kolay değil belki ama insanlığın düzelmesi adına hepimiz için şart.
Ölmeden önce ‘dirilebilmemiz’ dileğimle, mutlaka tavsiye ediyorum.