"Patolojik zihinsel süreçlerin psikanalitik araştırmasından beklediğimiz tam da içgüdü kuramıyla bağlantılı sorularda bizi bazı vargılara ulaştırmasıdır. Ne var ki bu çalışmalar, bebeklik aşamasındadır ve yalnızca tek tek araştırmacılarca yürütülmektedir, bu nedenle bunlara bağladığımız umutların gerçekleşmesini henüz bekleyemeyiz. Libido bozukluklarının ben yatırımları üzerine tepki verebileceği olasılığını gözardı edemeyeceğimiz gibi, tersi olasılığı, yani libidinal süreçlerdeki ikincil bir bozukluğun bendeki anormal değişikliklerden kaynaklanabileceğini de yabana atamayız. Gerçekten de, bu türden süreçlerin psikozların ayırt edici özelliği olmaları olasıdır. Tüm bunların ne kadarı paranoyaya uyarlanabilir, henüz bunu söylemek olanaksız. Bununla birlikte, vurgulamak istediğim bir konu var. Bastırmanın en yüksek noktasında bile, diğer bazı varsanılı psikozlarda olduğu gibi (Meynert'in amentia'sı türünden) bir paranoyağın ilgisini dış dünyadan tümüyle çektiği söylenemez. Paranoyak dış dünyayı algılar; burada olabilecek her değişikliği göz önüne alır ve bunun kendisi üzerinde yarattığı etki onu açıklayıcı kuramlar icat etmeye yönlendirir (örneğin Schreber'in 'gelişigüzel yaratılmış insanları'). Bu yüzden paranoyağın dünyayla olan değişmiş ilişkisinin tümüyle ya da esas olarak, libidinal ilgisindeki yitimle açıklanması bana çok daha olası görünüyor."