Coсруко

Coсруко
@sosrikua
Neither Caesar nor Jesus.
Dorothy Bloch:
"Kendi kendini analizinin onu nereye götüreceği konusunda Freud'un hiçbir yanılsaması yoktu. 14 Kasım 1897'de şöyle söylüyordu, 'Gerçek anlamda kendi kendini analiz olanaksızdır; aksi halde hiç [nevrotik] hastalık olmazdı' (1985: 281)."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Son olarak, yalnızca büyük bir bütünün bir parçası olan bu eseri, nevrozların ve psikozların libido kuramının kanıtlamak üzere olduğu iki temel teze, yani, nevrozların temel olarak ben ve cinsel içgüdü arasındaki çatışmadan doğdukları ve nevrozların aldığı şeklin libidonun ve benin izlediği gelişim çizgisinin izlerini taşıdığı tezlerine değinmeden bitiremem."
"Bununla birlikte, klinik tablolara ne isimler verdiğimiz o kadar da büyük önem taşımaz. Daha temel görünen, çizdiği tablo şizofrenik özelliklerin varlığıyla sıkça karmaşıklaşsa bile paranoyanın bağımsız bir klinik tip olarak korunması gerektiğidir."
"Patolojik zihinsel süreçlerin psikanalitik araştırmasından beklediğimiz tam da içgüdü kuramıyla bağlantılı sorularda bizi bazı vargılara ulaştırmasıdır. Ne var ki bu çalışmalar, bebeklik aşamasındadır ve yalnızca tek tek araştırmacılarca yürütülmektedir, bu nedenle bunlara bağladığımız umutların gerçekleşmesini henüz bekleyemeyiz. Libido bozukluklarının ben yatırımları üzerine tepki verebileceği olasılığını gözardı edemeyeceğimiz gibi, tersi olasılığı, yani libidinal süreçlerdeki ikincil bir bozukluğun bendeki anormal değişikliklerden kaynaklanabileceğini de yabana atamayız. Gerçekten de, bu türden süreçlerin psikozların ayırt edici özelliği olmaları olasıdır. Tüm bunların ne kadarı paranoyaya uyarlanabilir, henüz bunu söylemek olanaksız. Bununla birlikte, vurgulamak istediğim bir konu var. Bastırmanın en yüksek noktasında bile, diğer bazı varsanılı psikozlarda olduğu gibi (Meynert'in amentia'sı türünden) bir paranoyağın ilgisini dış dünyadan tümüyle çektiği söylenemez. Paranoyak dış dünyayı algılar; burada olabilecek her değişikliği göz önüne alır ve bunun kendisi üzerinde yarattığı etki onu açıklayıcı kuramlar icat etmeye yönlendirir (örneğin Schreber'in 'gelişigüzel yaratılmış insanları'). Bu yüzden paranoyağın dünyayla olan değişmiş ilişkisinin tümüyle ya da esas olarak, libidinal ilgisindeki yitimle açıklanması bana çok daha olası görünüyor."
"Bu klinik kanıtlar temelinde, paranoyakların narsizm evresinde bir saplanmayı beraberlerinde taşıdıklarını düşünebiliriz. Ayrıca, yüceltilmiş eşcinsellikten narsizme doğru geri adımın uzunluğunun, paranoya için karakteristik olan gerileme miktarının bir ölçüsü olduğunu öne sürebiliriz."