Batu Baltaoğlu

Batu Baltaoğlu
@sparkelectro
Okuyan kazanır. Yazan türetir. Oynayan sever. İdrak kazanan yaşamayı sevdirir.
Yüzüklerin Efendisi ve Alegori
Puan vermedi·520 syf.··
Beğendi
·
2001 4. kitabı
·
367 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2001 10:57
Daha ortaokuldayken filminden önce alıp okumuştum ama çok fazla betimlemenin olduğu 2 ve 3. kitabı okuyamadım, filmlerle devam ettim. Yine de ilk kitabın en eğlenceli kitap olduğunu söyleyebilirim. Kitapta Tolkien, hiç bir şekilde alegori yapmadığını iddaa ederken (siyasal bağlamda alegori mevcut değil kendisine göre -onun dışında) acaba kendisiyle çelişiyormuydu? O dönem, bu alegori konusu, kitap çıktıktan sonra Tolkien'in açıkladığı şekilde aslında yok. Ama iki türlü, biri cahilce kitaptaki karakter ırklarının milletlerle bağlantılı olduğu düşüncesi, biri de kitap içerisindeki insan ve büyücülerden gelen özelliklerin, ortaçağ insan ediminden devşirildiği gibi bir söylemdi. Bana göre ikisi de yanlış çünkü fantastik edebiyatın her ne kadar insan ürünü olduğunu söylemek yanlış olmasa bile, kitabın hayalgücünün sınırları aşarak iktidara geldiği bu piyasada elflerin zarifliğe, insanların dayanıklılığa, cücelerin inada, entlerin dinginliğe, hobbitlerin huzura ve az sayıda bulunan büyücülerin temkine alegori yapmadığını söyleyebiliriz.
Yüzüklerin Efendisi - Yüzük KardeşliğiJ. R. R. Tolkien · Metis Yayıncılık · 202417bin okunma
Reklam
Tanrısal İmge'nin Reddediliş Aşamaları
Puan vermedi·335 syf.··
Beğendi
·
2009 1. kitabı
·
1462 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2009 10:08
Zerdüşt ve onun öğretisi dünyaya gelmiş en yüksek varoluş biçimini açımlamaktadır; en çelişik konulara açıktır, insan burada bu yolculukta her an aşılmaktadır ve üstinsana yol alacak yordam bu eserindedir. En büyük düşünürler Dante ve Goethe’nin fikirleri bu yükseklikteki varoluş havasını soluyamayacak kadar alçakta kalır. Nietzsche kendinden önceki bütün düşünürlere meydan okumuş, ve eserinin ana konularından bir diğerinin sonsuz dönüş olduğunu ; insanın ruhunun en derinlere inen, kendi içinde gezen, varoluşun rastlantılarına seve seve atılan ve varoluşu sonuna dek kucaklayan ve tamamen kendisi ile bunu yapabilen her şeyden muaf olarak bunu yapabilen olarak görmüştür. Evet denilen her şeye karşı çıkan Zerdüşt , nasıl varlığın bu en dipte karanlık haline,sonsuz dönüşüne karşı durmuyor tam tersine varlığın korkunç olan yanıyla da evrensel bir olumlama halinde? Nietzsche burada gerçeğiyle en katı,korkunç olan varlığın en derininde olanına evet diyor ve bunun gerçek bir amin deyiş olduğunu belirtiyor.; Kötüyü kabullenmeden iyi aşılıp, ondan daha da iyiye varılamaz. Doğamızdaki korkunç olan yanımızı bir kenara itip evrensel olanı yarıya bölüp ilerleyen uygar düşünceler, korkunç yanımızı yadsıyıp bastırdıkça kısır bir uygarlık oluşmakta.Ancak korkunç yanımızı da içinde barındıran evrenin aynasında bu halle birey kendini, insanlarda insanlığı gördüğünde çirkinlik yerini daha üst insanlık uygarlığına bırakacaktır. Vahiye benzeyen bir esinle yazdığını belirttiği ve gerçekten de vahiye benzeyen “Zerdüşt Böyle Buyurdu”nun insanı derinden sarsan bir şeyin birden bire anlatılmaz bir doğruluk ve incelikle dile gelmesi halinde yazıldığını ; eserinin dili için dilin kendi özüne, imgeye dönüşü yanında şimdiye kadar olan bütün simgeciliğin geride kaldığını dile getirir.
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,5bin okunma
Devrimi satın alamazsınız..
Puan vermedi·348 syf.··
Beğendi
·
2007 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2007 10:11
Mülksüzler, yalnızca bilimkurgu türünde yeni bir anarko-komünizm tasarısı olmakla ve “değişmeyen” demokrasilerimizden veya hemen her yerde bitiveren faşist tiranlıklardan dolayı, bu yüzden tüm sorumluluklarımızdan bir kaçış önermekle kalmıyor. Parlak fizikçi Shevek’in ‘İkircikli bir ütopya’ altbaşlıklı bu ruhsal otobiyografisi ve ütopyacı arayışı ile aynı zamanda anarşist-sosyalist ütopya düşüncesinin bazı sorunlarını da masaya yatırıyor. Le Guin’in daha önce yazdığı aldığı bilimkurgu eserleri ve büyücü hikâyeleriyle açıktan açığa bağlantılı olsa da aslında Mülksüzler diğer çağdaş ütopik hikâyelerle beraber okunması lazım olan ahlaki bir alegoridir. Bu bağlamı yazarın Taocu düşünceden devraldığını söyleyebiliriz. Aslında kendi varoluşunda varolmayan ahlak ve bunun Annares'te ki anarko-komünist düzende de kavramın kendine doğal olarak kavramsallaştırılamaması sorunu. Sonuç olarak, Le Guin bize, Odoculuk adı altında ütopyacı sosyalizmin çıkmazlarını da, kapitalist düzenin yıkıcılığını da eleştirerek , akıcı ve etkileyici üslubuyla keyifli bir roman sunuyor, birçok konuda düşünmemizi sağlayarak , bunu da bir görev değil , Taocu düşünmeye uygun olacak şekilde ilgi çekici bir tavsiye halinde veriyor. Bu kitap, bir toplumda bilginin ve ileriyi görenlerin sorumluluğu hakkındaki tartışmaya övgüye değer bir katkıdır. Shevek’in konuşmasından bir alıntı yaparak bitiriyorum. “Vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrimi satın alamazsınız. Devrimi yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak…”
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma
Puan vermedi·343 syf.··
Beğendi
·
2007 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2007 09:56
Türk edebiyatına bilge serseri kavramını katmış, kitap içindeki yaşam manifestolarının tekrar tekrar okunup, gerekirse uygulanması gerektiğini ve her zaman Urumeli Hisarı'ndan çıkan o tozlu kitabın ve bilge serserilerin gerçekten varolduğunu unutmamamız gerektiğini düşündüren, özellikle metamorfoza uğramış Fare-tin karakteri ve düşkırıcılara dikkat etmemizi sağlayan, yazarı dayım olmakla beraber, bana göre Türk edebiyatında gelmiş geçmiş en iyi romanlardan biri.
Serseri Standartları SempozyumuVecdi Çıracıoğlu · İletişim Yayıncılık · 201810 okunma
Insectoid ve Arzuhal
Puan vermedi·74 syf.··
Beğendi
·
2007 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2007 09:54
Metamorfozun garip niteliklerini ve toplumsal yaşamda yaşanan bu insectoid dönüşümün Kafka tarafından irdelenmesi sonucu ortaya çıkan bu kitap, aslında edebiyatla beraber yapılabilen çok büyük bir çabayı ortaya koymakta, izolasyon ve sinirbilimi süreçlerinin metaforlarla çok güzel kavrandığı bir roman niteliği taşır. Kafka "Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var... Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay." derken Ernesto Che Guavara da devrim yolunun sonuna kadar hepimizin bir hilkat garibesi olabileceğini söyler. Kurgusal düzeyde bir böceğin niteliğine sahip insanlara, aynı zamanda pozitif bir yönden bir böcek olmasını diliyorum. Az at, buz at , bizi cennet kapısında gözet! derken, bir uyaran olarak ortaya çıkan metamorfoz sürecinin bizi ilk başta böceklerin dünyasını anlamakla elde edeceğimiz idrak ve bilinç düzeyi olarak allta gördüğümüz bu hayvanların özünü kavramakta yattığını söylüyorum.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,6bin okunma
Reklam